Yargıtay · 11. Ceza Dairesi

Yargıtay 11. Ceza Dairesi 2011/4502 E. 2013/3475 K. – Resmi Belgede

Konu: Resmi Belgede Sahtecilik

Mahkeme
Yargıtay
Daire
11. Ceza Dairesi
Esas No
2011/4502
Karar No
2013/3475
Karar Tarihi
Konu
Resmi Belgede Sahtecilik

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇ : Resmi belgede sahtecilik HÜKÜM : 765 sayılı TCK'nun 342/1. maddesi gereğince 2 yıl hapis cezası

Sanığa yüklenen 765 sayılı TCK.nun 342/1 (5237 sayılı TCK.nun 204/1.) maddesinde düzenlenen resmi belgede sahtecilik suçuna bakma ve delilleri takdir görevinin davanın açıldığı tarih olan 07.04.2008 itibariyle Asliye Ceza Mahkemesine ait olduğu anlaşılmakla, tebliğnamedeki davaya bakma görevinin üst dereceli ağır ceza mahkemesine ait olduğuna ilişkin bozma düşüncesine iştirak edilmemiştir. 1- Sanığın aşamalı olarak alınan savunmalarında, beraat eden sanık ...'in eski eşi olduğunu, olay tarihi itibariyle birlikte ayakkabı dükkanı işlettiklerini, bu ilişkiye istinaden müştekiye daha önce yaptıkları alışveriş karşılığında suça konu çeki sanık ...'nun rızası ile vekaleten kendisinin imzalayıp verdiklerini, müştekinin bu durumu bildiğini, daha sonra işyerini eski eşine devrettiğini, ancak eski eşi ...'nun iflas etmesi nedeniyle çeki ödeyemeyince müştekinin icra takibi başlattığını ve kendisini aradığını, bunun üzerine kendisinin imzayı ve borcu kabul ederek müşteki ile anlaştığını, ancak başka suçtan cezaevine girmesi nedeni ile borcu ödeyemediğini beyan etmesi, beraat eden diğer sanık ...'in savunmasında, müştekiyi tanımadığını, sanık ... ile birlikte kendi üzerine kayıtlı ayakkabı mağazasını işlettiklerini, boşandıktan sonra da sanık ... ile ticari ilişkilerinin devam ettiğinin, evli olduğu dönemde Finansbank'dan çek karnesi aldığını, ancak sanık ...'in kendisinden habersiz yeniden çek karnesi aldığını, 10 yapraklı çek karnesini kendisinin imzasını atmak suretiyle piyasaya sürdüğünü, suça konu çekteki imzanın kendisine ait olmadığını, müştekiden uzun zaman önce ayakkabı aldıklarını ifade etmesi, müştekinin ise şikayetinde, toptan ayakkabı satışı ile uğraştığını, sanık ...'in 5-6 yıl önce kendisinden ayakkabı aldığını ve bunun karşılığında çek verildiğini, anılan çekin ödenmemesi üzerine sanıkların birlikte geldiklerini, sanık ...'nun çantasından hazır olan çeki çıkartıp verdiğini ve diğer sanığın da ciro ettiğini, bu şekilde iki adet çek verildiğini, birisinin ödendiğini, suça konu diğer çekin ise ödenmediğini belirtmesi karşısında, Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun 30.03.1992 gün ve 80-98 sayılı ve 19.04.2005 gün ve 221-38 sayılı kararlarında ayrıntılı biçimde açıklandığı üzere, belgede sahtecilik suçlarında mağdurun rızası hukuka uygunluk nedeni sayılmaz ise de failde belgede sahtecilik bulunmak kastına etki yapabileceği cihetle, gerçeğin kuşkuya yer vermeyecek biçimde belirlenmesi bakımından, sanık ...'nun Finansbank ve sanık ... aleyhine açtığı Şişli 3. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2005/378 esas sayılı dava dosyasında alınan adli tıp raporuna göre her ne kadar dosyada mevcut "çek karnesinin ...'a verilmesine" dair dilekçedeki imzanın sanık ...'nun eli mahsulü olmadığı tespit edilmiş ise de, aynı raporda 300470 ve 300472 seri numaralı çeklerdeki keşideci imzasının iddiasının aksine sanık ...'nun eli ürünü olduğunun tespit edilmesi karşısında, anılan bankadan suça konu çekin de içinde bulunduğu çek karnesinden başkaca çek keşide edilip edilmediği, var olması halinde çekin/çeklerin akıbetleri araştırılarak, özellikle müştekinin beyanında geçen ve ödendiği belirtilen 2. çekin gerçekten keşide edilip edilmediği belirlendikten sonra sanıkların ve müştekinin bu hususlarda ayrıntılı bir şekilde beyanları alınıp, sanık ...'in bu şekilde başka şahıslara da çek keşide edip etmediği belirlendikten sonra toplanan deliller birlikte değerlendirilip sonucuna göre sanığın hukuki durumunun takdir ve tayini gerekirken eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması, yasaya aykırı, 2)Kabule göre de; Sanığın sabıkasına esas teşkil eden 3167 sayılı Yasanın 13/1, 16/1 ve 16/3. maddeleri uyarınca mahkûmiyetlerine ilişkin kararların hükümden sonra 20.12.2009 tarih ve 27438 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak aynı gün yürürlüğe giren 5941 sayılı “Çek Kanunu” ile 3167 sayılı “Çekle Ödemelerin Düzenlenmesi ve Çek Hamillerinin Korunması Hakkında Kanun”un yürürlükten kaldırılmış olduğu, yine 03.02.2012 tarihinde Resmi Gazete'de yayınlanıp aynı tarihte yürürlüğe giren 6273 sayılı Çek Kanunu’nda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun ve değişiklik hükümleri de gözetilerek infaz ve silinme koşullarının oluşup oluşmadığı araştırılmak suretiyle sonucuna göre, 5237 sayılı TCK'nun 7/2. maddesi gözetilerek; 08.02.2008 tarihinde yürürlüğe giren 5728 sayılı Yasanın 562. maddesi ile değişik CMK'nun 231. maddesi uyarınca sanık hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasının takdir ve değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması, Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden dolayı, 5320 sayılı yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK. nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 04.03.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 11. Ceza Dairesi, E. 2011/4502, K. 2013/3475, T. 04.03.2013, www.arakarar.com/karar/yargitay-11-ceza-dairesi-2011-4502-e-2013-3475-k-34ce3a791c89