Yargıtay · 11. Ceza Dairesi

Yargıtay 11. Ceza Dairesi 2011/4018 E. 2012/11029 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
11. Ceza Dairesi
Esas No
2011/4018
Karar No
2012/11029
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇ : Kişi hüviyet veya sıfatına ilişkin yalan beyanda bulunmak HÜKÜM : Mahkumiyet Gerekçeli kararda yanlış gösterilen suç tarihinin 18.07.2001 olarak mahallinde düzeltilmesi mümkün görülmüştür. I- Şikayetçinin hükme yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde: Şikayetçinin 21.11.2008 tarihli katılma istemi hakkında herhangi bir karar verilmediği belirlenmiş ise de; katılan sıfatını alabilecek olan şikayetçinin 5271 sayılı CMK.nun 260/1. maddesi gereğince kurulan hükme yönelik yasa yoluna başvurma hakkı bulunduğu anlaşılmakla tebliğnamedeki şikayetçinin temyiz isteminin reddine dair düşünceye iştirak edilmemiştir. Şikayetçinin temyiz isteminin Bursa 7. Asliye Ceza Mahkemesince hakkında hırsızlık suçundan verilen 2001/1257 Esas ve 2001/1992 Karar sayılı mahkumiyet hükmünün kaldırılarak kendisinin bu suçtan beraatine karar verilmesi gerektiğine ilişkin olduğu, mahkemece bu konuda ilgili mahkemeye yargılamanın yenilenmesi açısından bildirimde bulunulmasına karar verildiği, talebin temyiz kabiliyeti bulunmadığı cihetle, şikayetçinin temyiz isteminin 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK nun 317 maddesi uyarınca istem gibi REDDİNE, II- Sanığın mahkumiyetine dair karara yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde ise; Sanığın 28.01.2009 hakim havale tarihli dilekçesi üzerinde ceza infaz kurumu idaresinin havale yazısı bulunmamakta ise de; yokluğunda verilen kararın sanığa başka suçtan hükümlü olarak bulunduğu ceza infaz kurumunda 08.01.2009 tarihinde tebliğ edildiği, sanığın 08.01.2009 tarihli dilekçesi ile kararı temyiz ettiği Bingöl Cumhuriyet Başsavcılığının 28.05.2012 tarih ve 2012/2448 sayılı yazısı ve ekindeki belgelerden anlaşılmakla, temyiz isteminin süresinde olduğunun kabulü ile yapılan incelemede gereği görüşüldü; 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 7 ve 5349 sayılı Kanunla değişik 5252 sayılı Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun 9. maddeleri uyarınca sanığa yüklenen “kişi hüviyet veya sıfatına ilişkin yalan beyanda bulunmak” suçunun yasada gerektirdiği cezasının türü ve üst sınırı itibariyle tabi olduğu, suç tarihinde yürürlükte bulunan ve lehe olan 765 sayılı TCK'nun 102/4, 104/2 maddelerinde öngörülen dava zamanaşımının, suçun işlendiği 18.07.2001 tarihinden temyiz inceleme tarihine kadar gerçekleştiği anlaşılmış, sanığın temyiz itirazları bu nedenle yerinde görülmüş olduğundan sair yönleri incelenmeyen hükmün, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak bu husus yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden aynı Yasanın 322. maddesindeki yetkiye dayanılarak sanık hakkındaki kamu davasının gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle 765 sayılı TCK'nun 102/4, 104/2 ve 5271 sayılı CMK'nun 223/8. maddeleri uyarınca istem gibi DÜŞÜRÜLMESİNE, 07.06.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 11. Ceza Dairesi, E. 2011/4018, K. 2012/11029, T. 07.06.2012, www.arakarar.com/karar/yargitay-11-ceza-dairesi-2011-4018-e-2012-11029-k-c9ce0dc23a3a