Yargıtay · 11. Ceza Dairesi
Yargıtay 11. Ceza Dairesi 2011/2142 E. 2011/1840 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 11. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2011/2142
- Karar No
- 2011/1840
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SUÇ : Kamu kurum ve kuruluşlarının zararına dolandırıcılık, resmi evrakta sahtecilik HÜKÜM : 765 SK 339/1, 80, 59/2, 504/7, 80, 59/2, 71, 72.mad.uyarınca 2 yıl 18 ay 15 gün hp ve 215.00 YTL apc I-“Memurun resmi belgede sahteciliği” suçundan kurulan mahkumiyet hükmüne yönelen sanık müdafiinin temyiz itirazlarının incelenmesinde: Çağan köyü muhtarı olan sanığın sahte ortaklık sözleşmeleri düzenleyerek köy ihtiyar azalarına da imzalatıp 2002 ve 2003 takvim yıllarında kendi adına DGD başvurusu yaparak resmi belgede sahtecilik suçunu işlediğinin iddia ve kabul olunması karşısında;suça konu belgelerin suç tarihinde yürürlükte bulunan 765 sayılı TCK.nun 355.maddesinde özel olarak yaptırıma bağlanan belgelerden olduğu gözetilmeden suç vasfının tayininde yanılgıya düşülerek yazılı şekilde memurun resmi belgede sahteciliği suçundan mahkumiyetine karar verilmesi yasaya aykırı ise de: 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 7 ve 5252 Sayılı Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun 9. maddeleri hükümleri karşısında;sanığa yüklenen “şehadetnamede şahtecilik” suçunun yasada gerektirdiği cezasının türü ve üst sınırı itibariyle tabi olduğu; olay tarihlerinde yürürlükte bulunan ve sanık lehine olan 765 Sayılı TCK.nun 102/4 ve 104/2. maddelerinde öngörülen dava zamanaşımının suçların işlendiği 16.08.2002 ve 12.06.2003 tarihlerinden temyiz inceleme tarihine kadar gerçekleştiği anlaşılmış,sanık müdafiinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde görülmüş olduğundan sair yönleri incelenmeyen hükmün 5320 Sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 Sayılı CMUK.nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak bu husus yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, aynı Yasanın 322. maddesindeki yetkiye dayanılarak sanık hakkındaki kamu davasının gerçekleşen dava zamanaşımı nedeniyle 765 Sayılı TCK.nun 102/4 ve 104/2. maddeleri uyarınca ORTADAN KALDIRILMASINA, II-“Dolandırıcılık” suçundan kurulan hükme yönelen temyiz itirazlarına gelince; 1- Sanığın sahte belgeler ile başvurarak 2002 ve 2003 yıllarında DGD ödemesi alarak “nitelikli dolandırıcılık” suçunu işlediğinin iddia olunması ve dosya kapsamından anılan yıllar ile ilgili ödemelerin hangi tarihlerde yapıldığı anlaşılamayan sanığa yüklenen suçlardan zamanaşımı süreleri de nazara alınarak; suç kastı yenilenerek işlenen iki ayrı dolandırıcılık suçundan hüküm kurulması gerektiği gözetilmeden teselsül eden tek suç kabulü suretiyle yazılı şekilde karar verilmesi yasaya aykırı, 2-Kabul ve uygulamaya göre de; Hükümden sonra 08.02.2008 günlü 26781 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak aynı gün yürürlüğe giren 5728 sayılı Yasanın 562. maddesi ile değişik 5271 sayılı CMK'nun 231. maddesi gereğince, "hükmün açıklanmasının geri bırakılması'na karar verilip verilmeyeceğinin değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması, Bozmayı gerektirmiş,sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan sair yönleri incelenmeyen hükmün bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK. nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA,ceza miktarı yönünden kazanılmış hakkının saklı tutulmasına, 05.04.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.