Yargıtay · 11. Ceza Dairesi

Yargıtay 11. Ceza Dairesi 2011/170 E. 2013/3081 K. – Resmi Belgede

Konu: Resmi Belgede Sahtecilik

Mahkeme
Yargıtay
Daire
11. Ceza Dairesi
Esas No
2011/170
Karar No
2013/3081
Karar Tarihi
Konu
Resmi Belgede Sahtecilik

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇ : Resmi belgede sahtecilik HÜKÜM : TCK.nun 204/1, 43, 62, 53/1-b maddeleri uyarınca 2 yıl 1 ay hapis cezası Sanık müdafiinin yasal şartları oluşmayan duruşmalı inceleme isteminin 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK.nun 318. maddesi uyarınca reddine karar verilip incelenerek gereği görüşüldü: 1- Resmi belgede sahtecilik suçunun, seçimlik hareketli suçlardan olduğu, bu itibarla bir resmi belgenin sahte olarak düzenlenmesi, gerçek bir resmi belgenin başkalarını aldatacak şekilde değiştirilmesi veya sahte resmi belgenin kullanılması durumlarında suçun oluşacağı cihetle, suça konu 3 adet uluslararası transit geçiş belgesinin, tahsis edildikleri firma dışında başka bir firma tarafından kullanılmasını sağlamak amacıyla, belgelerde bulunan firma kaşesi üzerine Edirne Ticaret ve Sanayi Odasına ait olmayan sahte mührün basıldığı iddiasıyla açılan kamu davasında, ETSO Muhasebe Memuru ... ve ETSO Tır Büroları Sorumlusu Ahmet Koşun tarafından imzalanan ve İl Merkez Jandarma Komutanlığına hitaben yazılmış 22.08.2007 tarihli yazıda; suça konu belgelerin gerçek ve üzerlerindeki mührün de Ticaret ve Sanayi Odasına ait olduğunun belirtilmiş olması karşısında, gerçeğin kuşkuya yer bırakmayacak şekilde tespiti bakımından, belgelere sonradan sahte olarak tatbik olunan mührün, belgenin hukuki vasfını değiştirip değiştirmediği, bu mühürleme işleminin tek başına hukuki bir sonuç doğurmaya elverişli olup olmadığı, belge hamiline transit geçiş hakkı verip vermediği, ibrazı halinde yurtdışı gümrük makamlarınca mutad olarak teyidinin istenip istenmediği araştırılarak, sonucuna göre sanığın hukuki durumunun takdir ve tayini gerekirken belgede sahtecilik suçunun ne şekilde oluştuğu açıklanıp tartışılmadan eksik soruşturma ile yazılı şekilde hüküm kurulması, 2- Kabule göre de; a- 5237 sayılı TCK.nun 43. maddesinde, "değişik zamanlarda" denildiğinden, aynı anda işlenen eylemlerde zincirleme suça ilişkin hükümlerin uygulanma olanağı bulunmadığı cihetle, suça konu belgelerin sanığa ait işyerinde yapılan aramada aynı anda ele geçirilmesi ve değişik tarihlerde düzenlendiğine dair delil bulunmaması karşısında, 5237 sayılı TCK.nun 43. maddesi kapsamında zincirleme suç koşullarının oluşmadığı, ancak belge sayısı dikkate alınarak temel cezanın alt sınırdan ayrılarak belirlenmesi gerektiği gözetilmeden yazılı şekilde zincirleme suç hükümlerinin uygulanması, b- 5237 sayılı Yasanın 53. maddesinin 1. fıkrasının (c) bendinde yer alan sanığın kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkilerine ilişkin haklardan koşullu salıverilme tarihine, anılan fıkrada sayılan diğer haklardan cezanın infazı tamamlanıncaya kadar yoksun bırakılmasına karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde uygulama yapılması, Yasaya aykırı, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK.nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, kazanılmış hakkın saklı tutulmasına, 25.02.2013 gününde oybirliği ile karar verildi.

Atıf: Yargıtay 11. Ceza Dairesi, E. 2011/170, K. 2013/3081, T. 25.02.2013, www.arakarar.com/karar/yargitay-11-ceza-dairesi-2011-170-e-2013-3081-k-56eacb836806