Yargıtay · 11. Ceza Dairesi

Yargıtay 11. Ceza Dairesi 2011/13515 E. 2013/7277 K. – Resmi Belgede

Konu: Resmi Belgede Sahtecilik Ve Dolandırıcılık

Mahkeme
Yargıtay
Daire
11. Ceza Dairesi
Esas No
2011/13515
Karar No
2013/7277
Karar Tarihi
Konu
Resmi Belgede Sahtecilik Ve Dolandırıcılık

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇ : Resmi belgede sahtecilik ve dolandırıcılık HÜKÜM : Mahkumiyet Yargıtay 5. Ceza Dairesinin 15.02.2010 gün ve 2009/13103-2010/971 Esas- Karar sayılı kararı ile görev uyuşmazlığının sonuca bağlanıp görevli mahkemenin belirlendiği anlaşılmakla 10.06.1942 gün ve 26-16 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararında açıklandığı üzere yargı yerleri arasında çıkan görev uyuşmazlığı sonucunda yargılama yeri belirtilmesi yoluyla yetkili kılınan mahkemenin verdiği karar Yargıtay'da incelenirken görev hususunun tekrar bahis konusu edilmeyeceği cihetle teblignamedeki görevsizlik kararı verilmesi gerektiğine ilişen bozma düşüncesine iştirak olunmamış, gerekçeli karar başlığında hatalı yazılan suç tarihinin dolandırıcılık suçu yönünden 11.12.2004, resmi belgede sahtecilik suçu yönünden ise 15.12.2004 olarak mahallinde düzeltilmesi mümkün görülmüştür. 1- Toplanan deliller karar yerinde incelenip yüklenen resmi belgede sahtecilik suçunun sübutu kabul, soruşturma ve kovuşturma sonuçlarına uygun şekilde vasfı tayin, cezayı artırıcı sebebin niteliği takdir kılınmış, savunması inandırıcı gerekçelerle reddedilmiş, 01.06.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 7 ve 5349 sayılı Kanunla değişik 5252 sayılı Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun 9. maddeleri uyarınca 765 ve 5237 sayılı Yasa hükümleri olaya uygulanarak ortaya çıkan sonuçların denetime imkân verecek şekilde gösterilip birbiriyle karşılaştırılması suretiyle lehe yasa belirlenerek sonucuna göre karar verilmiş ve incelenen dosyaya göre verilen hükümde bir isabetsizlik görülmemiş olduğundan, Cumhuriyet savcıları ile sanık müdafiinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle hükmün ONANMASINA, 2- Üst Cumhuriyet savcısı ile sanık müdafiinin dolandırıcılık suçundan kurulan mahkumiyet hükmüne yönelik temyizlerine gelince: 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 7 ve 5252 sayılı Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun 9. maddeleri hükmü karşısında; sanığa yüklenen "dolandırıcılık" suçunun yasada gerektirdiği cezasının türü ve üst sınırı itibariyle tabi olduğu, suç tarihinde yürürlükte bulunan ve lehe olan 765 sayılı TCK'nun 102/4 ve 104/2. maddelerinde öngörülen dava zamanaşımının, yüklenen suçun işlendiği tarihten temyiz inceleme tarihine kadar gerçekleştiği anlaşılmış, Cumhuriyet savcısı ve katılan vekilinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde görülmüş olduğundan sair yönleri incelenmeyen hükmün 2 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK.nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak yeniden yargılama yapılmasını gerektirmeyen bu hususta aynı Kanunun 322. maddesinde öngörülen yetkiye dayanılarak karar verilmesi mümkün olduğundan, sanık hakkında dolandırıcılık suçundan açılan kamu davasının 765 sayılı TCK'nun 102/4, 104/2 ve 5271 sayılı CMK'nun 223/8. maddeleri uyarınca DÜŞÜRÜLMESİNE, 06.05.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi. S.T.

Atıf: Yargıtay 11. Ceza Dairesi, E. 2011/13515, K. 2013/7277, T. 06.05.2013, www.arakarar.com/karar/yargitay-11-ceza-dairesi-2011-13515-e-2013-7277-k-994b54cb9765