Yargıtay · 11. Ceza Dairesi
Yargıtay 11. Ceza Dairesi 2011/1345 E. 2011/1776 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 11. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2011/1345
- Karar No
- 2011/1776
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SUÇ : Sahte banka veya kredi kartı kullanmak suretiyle yarar sağlama, resmi belgede sahtecilik, dolandırıcılık HÜKÜM : 1-Sahte ... kimliği nedeniyle: 765 s. TCK'nın 350/1-3,80,59 maddeleri gereğince 11 ay 20 gün hapis cezası, 2-Sahte ... kimliği nedeniyle: 765 s. TCK'nın 350/1-3,59 maddeleri gereğince 10 ay hapis cezası, 3-Avea'ya karşı eylemi nedeniyle: 5237 s. TCK'nın 157/1,52/1,62/1,52/2,53/1-2-3 maddeleri gereğince 10 ay hapis ve 2000 TL adli para cezası, Sanığın kimliği meçhul şüphelilerle iştirak halinde, katılan ... adına düzenlenen sahte nüfus cüzdanı talep belgesiyle nüfus idaresinden temin ettiği nüfus cüzdanını kullanarak elde ettiği ...’in vekili olduğunu gösteren belgeyi gösterip yeniden hesap cüzdanı çıkartarak hesaptaki parayı çekmesinden ibaret eyleminde, aynı kişi adına düzenlenmiş, sahte belgelerin farklı tarihlerde kullanılmış olması nedeniyle ... adına oluşturulan sahte kimlik yönünden verilen cezanın zincirleme suç hükümleri uyarınca artırılması ve katılan ...’e ait kimlik bilgileriyle oluşturulmuş sahte kimliğin ilk kullanımından sonra yeni bir suç işleme kararıyla farklı zamanlarda farklı Mağdurlara karşı kullanılması suretiyle içeriği itibariyle sahte sözleşmeler oluşturulması karşısında kullanıma muhatap mağdur sayısınca her biri kendi içinde zincirleme şekilde nüfus cüzdanında sahtecilik suçunun oluşacağı, GSM operatörlerine karşı dolandırıcılık suçu yönünden ise; nüfus müdürlüğünün maddi varlığı olan nüfus cüzdanını kullanarak telefon hattı almaktan ibaret eyleminin kamu kurumu niteliğindeki nüfus müdürlüğü vasıta kılındığından 765 sayılı TCK’nun 504/3(5237 sayılı TCK’nun 158/1-d) maddesinde tanımlanan "nitelikli dolandırıcılık" suçuna uyduğu gözetilmeden eksik ceza tayini karşı temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır. Yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma ve kovuşturma neticelerine uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre sanık ve müdafiinin suçun sabit olmadığına, eksik incelemeye, lehe hükümlerin uygulanması gerektiğine ilişen ve yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine, ancak; 1)Suç tarihinde yürürlükte olan 765 sayılı TCK’nun 504/3 madde ve fıkrası uyarınca sağlanan menfeatin iki misli olarak hükmedilen "nisbi adli para" cezasının, sağlanan menfaat toplamının nisbi adli para cezasının belirlenmesi sırasında dikkate alınması nedeniyle aynı yasanın 80. maddesinde düzenlenen teselsül suç hükümleri uyarınca artırılamayacağı gözetilmeden 2680 TL yerine 3127TL olarak fazla adli para cezası tayini, 2)Suça konu adli emanette kayıtlı sözleşme ve belgelerin dosyada delil olarak saklanması yerine yazılı şekilde ilgili firmalara iadesine hükmedilmesi, Yasaya aykırı ise de, yeniden duruşma yapılmasını gerektirmeyen bu hususların 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK. nun 322. maddesi uyarınca düzeltilmesi mümkün bulunduğundan, sanığın “katılan ... kimliğiyle bankadan aldığı sahte kredi kartını kullanmak suretiyle nitelikli dolandırıcılık” suçu nedeniyle kurulan mahkumiyetine dair hüküm fıkralarındaki, adli para cezasının “2680TL”ye indirilmesi ve suça konu adli emanette kayıtlı sözleşme ve belgelerin “firmalara iadesine” ilişkin kısmının çıkartılıp, “delil olarak dosyada saklanması” ibaresinin eklenmesi suretiyle sair yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükümlerin anılan nitelikli dolandırıcılık suçu yönünden kurulan mahkumiyet hükmünün DÜZELTİLEREK, diğer “Sahtecilik, GSM operatörlerine karşı dolandırıcılık ve katılan ...’in banka hesabındaki parayı çekmek suretiyle nitelikli dolandırıcılık” suçlarından kurulan hükümlerin ise, istem gibi DOĞRUDAN ONANMASINA, 31.03.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.