Yargıtay · 11. Ceza Dairesi

Yargıtay 11. Ceza Dairesi 2011/13435 E. 2013/11874 K. – Resmi Belgede

Konu: Resmi Belgede Sahtecilik

Mahkeme
Yargıtay
Daire
11. Ceza Dairesi
Esas No
2011/13435
Karar No
2013/11874
Karar Tarihi
Konu
Resmi Belgede Sahtecilik

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SUÇ : Resmi belgede sahtecilik HÜKÜM : 1-Bakırköy 4. Ağır Ceza Mahkemesine sunmuş olduğu Bakırköy Araştırma ve Eğitim Hastanesine ait sahte rapor düzenleme suçundan; TCK'nun 204/1, 53/1-2-3. maddeleri uyarınca 2 yıl hapis cezası, 2-Sahte vekaletname düzenletmek suçundan; TCK'nun 204/2, 53/1-2-3. maddeleri uyarınca 3 yıl hapis cezası 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK.nun 311. maddesi hükmüne göre, eski hale getirme istemiyle birlikte temyiz talebinde de bulunulması halinde inceleme mercii Yargıtay'ın ilgili dairesi olup, sanığın yokluğunda verilen 27.02.2009 günlü kararın sorgusunda bildirdiği adresi dışındaki başka bir adrese çıkartılan tebligatın bila tebliğ dönmesi üzerine bu kez sorguda bildirdiği Sahilyolu Cad. Sadabat Bir Apartmanı .....Kamiloba Silivri adresine yapılan ve yasal olarak zorunlu olan hiçbir şerhi içermeyen tebligatın usulsüz ve hukuken geçersiz olduğu anlaşılmakla, sanığın 22.04.2009 tarihli dilekçe ile yaptığı temyiz isteminin süresinde olduğu kabul edilerek yapılan incelemede; Sanığın duruşmalı inceleme isteminin hükmolunan cezasının süresine göre koşulları bulunmadığından 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nun 318. maddesi uyarınca reddine oybirliğiyle karar verildikten sonra, incelenerek gereği görüşüldü; 1-Sanık hakkında sahte noter vekaletnamesi düzenlemek suçundan verilen hükme yönelen temyiz itirazlarının incelenmesinde; 1136 sayılı Avukatlık Kanunu'nun 63. maddesine göre; baro levhasında yazılı bulunmayanlar ve işten yasaklanmış olan avukatların, şahıslarına ait olmayan dava evrakını düzenleyemeyecekleri, icra işlemlerini takip edemeyecekleri ve avukatlara ait diğer yetkileri kullanamayacakları, baro levhasında yazılı bulunmayanların ayrıca avukatlık unvanını da taşıyamayacaklarının hüküm altına alındığı, aynı maddenin ikinci fıkrasında ise bu kurallara uyulmamasının yaptırımının açıklandığı, buna göre, birinci fıkra hükmüne aykırı eylemde bulunanlara Cumhuriyet savcısı tarafından idarî para cezası verileceğinin hüküm altına alındığı, aynı Yasanın 35. maddesine göre; avukatın görevleri arasında; kanun işlerinde ve hukuki meselelerde mütalaa vermek, mahkeme, hakem veya yargı yetkisini haiz bulunan diğer organlar huzurunda gerçek ve tüzel kişilere ait hakları dava etmek ve savunmak, adli işlemleri takip etmek, bu işlere ait bütün evrakı düzenlemek olarak sayıldığı, bunların yanında yapılan işin mahiyeti gereği avukatın vekaletname düzenleme görevinin de bulunduğu, Sanık avukatın baro levhasından aynı Yasanın 72/c maddesine göre isminin silindiği, bu şekilde baro levhasında adı bulunmayan avukatın, avukatlık görevi kapsamında vekaletname düzenlemesi halinde, bu eylemin yaptırımının Yasanın 63/2. maddesinde idari para cezası olarak düzenlendiği bu nedenle, suça konu vekaletname içeriğinin gerçek olduğu nazara alındığında, TCK'nun 204/2. maddesinde düzenlenen suçun yasal unsurlarının oluşmayacağı, eylemin 1136 sayılı Yasanın 63/2. maddesi kapsamında kaldığı ve sahtecilik suçundan beraatine karar verilmesi gerektiği gözetilmeden yazılı şekilde mahkumiyetine karar verilmesi, 2-Sanık hakkında sahte sağlık kurulu raporu düzenlemek suçundan verilen hükme yönelen temyiz itirazlarının incelenmesinde; Belgede sahtecilik suçlarında aldatma yeteneğinin bulunup bulunmadığının takdirinin mahkemeye ait olduğu göz önüne alınıp, gerçek bir sağlık kurulu raporu temin edilerek duruşmada suça konu rapor aslı ile karşılaştırılıp incelenmek suretiyle, özellikleri tutanağa geçirilerek iğfal kabiliyetinin bulunup bulunmadığı yöntemince araştırılıp tartışılmadan ve denetime olanak verecek şekilde dosya içinde bulundurulması gerektiği gözetilmeden yazılı şekilde uygulama yapılması, 3-Kabule göre de; a)Sanık resmi evrakta sahtecilik suçundan ağır ceza mahkemesinde yargılandığı halde savunmasının alınabilmesi için çıkarılan yakalama emri üzerine sorgusunun alt dereceli Konya 1. Sulh Ceza Mahkemesince yapılması suretiyle savunma hakkının kısıtlanması, b)5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 7 ve 5349 sayılı Kanunla değişik 5252 sayılı Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun 9. maddeleri uyarınca 765 ve 5237 sayılı Yasaların ilgili bütün hükümleri somut olaya ayrı ayrı uygulanarak ortaya çıkan sonuçların denetime imkân verecek şekilde birbiriyle karşılaştırılması suretiyle lehe hüküm belirlenerek sonucuna göre karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi, c)Suça konu sahte noter vekaletnamesinin suç tarihinde yürürlükte bulunan 765 sayılı TCK.nun 342/2. (5237 sayılı TCK.nun 204/3.) madde ve fıkrası kapsamında kanun hükmü gereği sahteliği sabit oluncaya kadar geçerli belgelerden olduğu gözetilmeden, olayda uygulama yeri bulunmayan 5237 sayılı TCK'nun 204/2. maddesi uyarınca ceza tayini, d)Suça konu belgelerin akıbeti hakkında bir karar verilmemesi, Yasaya aykırı, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nun 321 nci maddesi uyarınca isteme aykırı olarak BOZULMASINA, sonuç ceza miktarı itibariyle kazanılmış hakkın saklı tutulmasına, 11.07.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 11. Ceza Dairesi, E. 2011/13435, K. 2013/11874, T. 11.07.2013, www.arakarar.com/karar/yargitay-11-ceza-dairesi-2011-13435-e-2013-11874-k-a47e3ff08b30