Yargıtay · 11. Ceza Dairesi
Yargıtay 11. Ceza Dairesi 2011/12261 E. 2012/17687 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 11. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2011/12261
- Karar No
- 2012/17687
- Karar Tarihi
Yalan beyanda bulunmak suçundan sanık ...'nun 765 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 355, 72 ve 647 sayılı Cezaların infazı Hakkında Kanun'un 4. maddeleri uyarınca 720.000 Türk lirası ağır para cezası ile cezalandırılmasına dair, Trabzon 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 01/05/1997 tarihli, 1997/64-177 sayılı kararının infazını müteakip, sanığın 5352 sayılı Adli Sicil Kanunu'nun geçici 2/2. maddesi uyarınca arşiv kaydının silinmesi talebinin kabulüne ilişkin, Trabzon 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 11/01/2011 tarihli ve 2011/23 değişik iş sayılı kararın tüm dosya kapsamına göre. 5352 sayılı Adlî Sicil Kanunu'nun geçici 2. maddesinin birinci fıkrasındaki, "Bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarihte, Adalet Bakanlığı Adli Sicil ve İstatistik Genel Müdürlüğünce toplanmış olsun veya olmasın, suç tarihi itibarı ile bu Kanunun yürürlük tarihinden önceki kayıtlar hakkında, 3682 sayılı Kanuna göre silinme yönünden koşulları oluşanlar silinir; diğer durumlar için bu Kanun hükümlerine göre işlem yapılır. Anayasanın 76. maddesi ile özel kanun hükümleri saklıdır." ve ikinci fıkrasındaki, '"Birinci fıkra gereğince işlem yapılarak arşive alınan kayıtlar hakkında, 3682 sayılı Kanunun 8 inci maddesinde öngörülen sürelerin dolduğu veya ertelenmiş olan hükmün esasen vaki olmamış sayıldığı hallerde bu tarih esas alınarak, Anayasanın 76 ncı maddesi ve özel kanunlarda sayılan suç ve mahkûmiyetler dışındaki kayıtlar için ilgilinin, Cumhuriyet Başsavcılığının veya Adlî Sicil ve İstatistik Genel Müdürlüğünün talebi üzerine hükmü veren mahkemece veya talep edenin bulunduğu yer asliye ceza mahkemesince arşiv kaydının silinmesine karar verilir." şeklindeki düzenleme nazara alındığında, sanığın mahkumiyetinin yalan beyanda bulunmak suçuna ilişkin olduğu anlaşıldığından, 5352 sayılı Kanunun geçici 2. maddesinin ikinci fıkrası uyarınca mahkûmiyet hükmünün arşiv kaydından çıkarılmasının mümkün olmadığı gözetilmeden, yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmediğinden bahisle 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 309. maddesi uyarınca, anılan kararın bozulması lüzumu Adalet Bakanlığı Ceza İşleri Genel Müdürlüğünün 26/06/2011 gün ve 2011/8561/36209 sayılı kanun yararına bozmaya atfen Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 15.08.2011 gün ve KYB. 2011/241829 sayılı ihbarnamesiyle daireye ihbar ve dava evrakı tevdii kılınmakla incelenip gereği görüşüldü: Hükümlünün adli sicil kaydına konu “sahtecilik” suçunun Anayasa’nın 76. maddesinde sayılan suçlardan olup karar tarihinde yürürlükte bulunan 5352 sayılı Adli Sicil Kanunu uyarınca arşiv kaydından silinmesine yasal olanak bulunmadığı gözetilmeden talebin reddi yerine yazılı şekilde kabulüne karar verilmesi yasaya aykırı, kanun yararına bozma istemine atfen düzenlenen ihbarnamedeki düşünce bu itibarla yerinde görüldüğünden, Trabzon 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 11.01.2011 gün ve 2011/23 D. İş sayılı kararının CMK’nun 309. maddesi uyarınca BOZULMASINA, kanun yararına bozmanın aleyhe sonuç doğurmasının mümkün olduğu ve karar tarihinden sonra 11.04.2012 gün ve 28261 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 6290 sayılı “Adli sicil kanunu ile sporda şiddet ve düzensizliğin önlenmesine dair kanunda değişiklik yapılması hakkında” kanun hükümleri de gözetilerek gereğinin mahallinde takdir ve ifasına, dosyanın Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına İADESİNE, 18.10.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.