Yargıtay · 4. Ceza Dairesi

Yargıtay 4. Ceza Dairesi 2012/28102 E. 2013/4913 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
4. Ceza Dairesi
Esas No
2012/28102
Karar No
2013/4913
Karar Tarihi

Kavgada korkutmak maksadıyla silah teşhiri suçundan, hükümlü ...’nin, 765 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 466/1 ve 647 sayılı Cezaların İnfazı Hakkında Kanun'un 4. maddeleri gereğince 142.365.600 Türk lirası ağır para cezası ile cezalandırılmasına, cezasının 647 sayılı Kanun’un 6. maddesi uyarınca ertelenmesine dair, Kadıköy 2. Sulh Ceza Mahkemesinin 20/06/2002 tarihli ve 2001/636 esas, 2002/517 sayılı kararının kesinleşmesini müteakip, hükümlünün 04/11/2011 tarihli dilekçesi ile yaptığı arşiv kaydının silinmesi talebi üzerine, talebin yetki yönünden reddine ilişkin, aynı Mahkemenin 06/12/2011 tarihli ve 2011/1336 değişik iş sayılı ek kararının, Adalet Bakanlığınca yasa yararına bozulmasının istenmesi üzerine, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 31.07.2012 gün ve 200677 sayılı tebliğnamesiyle, dava dosyası Dairemize gönderilmekle incelendi: Tebliğnamede: “Dosya kapsamına göre; adlî sicil kaydından çıkarılarak arşiv kaydına alındığı anlaşılan, Kadıköy 2. Sulh Ceza Mahkemesinin 20/06/2002 tarihli ve 2001/636 esas, 2002/517 karar sayılı ilâmı ile verilerek oluşturulan kayıtla ilgili olarak, 5352 sayılı Adlî Sicil Kanununun geçici 2/2 maddesi gereğince hükmü veren mahkemece veya şahsın bulunduğu yer asliye ceza mahkemesince arşiv kaydının silinmesine karar verilebileceği hususu gözönünde bulundurulmak suretiyle, talep hakkında mahkemesince değerlendirme yapılarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmemiştir.” denilmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA I-Olay: Hükümlü ... hakkında, kavgada korkutmak maksadıyla silah teşhiri suçundan açılan kamu davasında, Kadıköy 2. Sulh Ceza Mahkemesinin 20/06/2002 tarihli ve 2001/636 esas, 2002/517 sayılı kararı ile, 765 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 466/1 ve 647 sayılı Cezaların İnfazı Hakkında Kanun'un 4. maddeleri gereğince 142.365.600 Türk lirası ağır para cezası ile cezalandırılmasına, cezasının 647 sayılı Kanun’un 6. maddesi uyarınca ertelenmesine karar verildiği, kararın kesinleşmesinden sonra, hükümlünün 04/11/2011 tarihli dilekçesi ile mahkemesinden arşiv kaydının silinmesini talep etmesi üzerine, aynı mahkemenin 06/12/2011 tarihli ve 2011/1336 değişik iş sayılı ek kararı ile, arşiv kaydını silme görev ve yetkisinin, Adalet Bakanlığı Adli Sicil ve İstatistik Genel Müdürlüğüne ait olduğu gerekçesiyle talebin reddine karar verildiği, kesinleşen bu karar aleyhine Kanun yararına bozma başvurusunda bulunulduğu anlaşılmıştır. II- Kanun Yararına Bozma İstemine İlişkin Uyuşmazlığın Kapsamı: 05/04/2012 tarihli ve 6290 sayılı Kanunla yapılan değişiklik öncesinde, arşiv kaydının silinmesine yönelik talebin, hükmü veren mahkemesince mi yoksa, Adalet Bakanlığı Adli Sicil ve İstatistik Genel Müdürlüğünce mi değerlendirileceğine ilişkindir. III- Hukuksal Değerlendirme: 5352 sayılı Adlî Sicil Kanunu'nun geçici 2. maddesinin, 05/04/2012 tarihli ve 6290 sayılı Kanunla değiştirilmesinden önceki 2. fıkrasında “Birinci fıkra gereğince işlem yapılarak arşive alınan kayıtlar hakkında, 3682 sayılı Kanunun 8 inci Maddesinde öngörülen sürelerin dolduğu veya ertelenmiş olan hükmün esasen vâki olmamış sayıldığı hallerde bu tarih esas alınarak, Anayasanın 76 ncı maddesi ve özel kanunlarda sayılan suç ve mahkûmiyetler dışındaki kayıtlar için ilgilinin, Cumhuriyet Başsavcılığının veya Adlî Sicil ve İstatistik Genel Müdürlüğünün talebi üzerine hükmü veren mahkemece veya talep edenin bulunduğu yer asliye ceza mahkemesince arşiv kaydının silinmesine karar verilir.” Hükmü yer almakta iken, 05/04/2012 tarihli ve 6290 sayılı Kanunla değiştirilen, Adlî Sicil Kanunu'nun geçici 2. maddesinin 2. fıkrasında “Bu Kanunun yayımı tarihinde, Anayasanın 76 ncı maddesi ile bazı özel kanunlarda yer alan ve bir hak yoksunluğuna neden olan mahkûmiyetler bakımından, arşive alınan veya şartları oluştuğu halde ya da henüz şartları oluşmadığı için arşive alınmayan kayıtlar hakkında 12 nci maddenin birinci fıkrası hükmü uygulanır.” Hükmüne yer verilip, aynı kanunla eklenen 3. fıkrasında ise; “İkinci fıkrada sayılanlar dışında, birinci fıkra gereğince işlem yapılarak arşive alınan kayıtlar 3682 sayılı Kanunun 8 inci maddesinde öngörülen sürelerin dolduğu veya ertelenmiş olan mahkûmiyetin esasen vaki olmamış sayıldığı hallerde bu tarih esas alınarak Adli Sicil ve İstatistik Genel Müdürlüğünce silinir.” şeklinde düzenleme yapılmıştır. 5352 sayılı Adlî Sicil Kanunu'nda değişiklik yapan, 6290 sayılı Kanun 11/04/2012 tarihinde Resmi Gazetede yayımlanarak, yürürlüğe girmiştir. 11/04/2012 tarihinden itibaren arşiv kaydının silinmesi işlemleri, 5352 sayılı Adlî Sicil Kanunu’nun geçici 2/3. maddesi uyarınca, Adli Sicil ve İstatistik Genel Müdürlüğünce yerine getirilecektir. Ancak mahkemenin hüküm tarihi olan 06.12.2011 tarihinde, Adli Sicil Kanunu’nda değişiklikler yapan 6290 sayılı Kanun henüz yürürlüğe girmemiş bulunduğundan ve ayrıntıları Yargıtay Ceza Genel Kurulunun, 15.11.2005 gün ve 132/128, 11.10.2005 gün ve 97/111, 20.09.2005 gün ve 99/103 sayılı kararlarında vurgulandığı üzere yasa yararına bozma, kesinleşen hükümde, verildiği zaman yürürlükte bulunan usul ve maddi hukuka ilişkin hukuka aykırılıkların giderilmesi ile sınırlı olduğundan, sonradan gerçekleşen yasa değişikliklerine dayanılarak bu olağanüstü yasayoluna başvurulamayacağı gibi, Yargıtay’ca da, sonraki yasa değişiklikleri yasa yararına bozma gerekçesi yapılamayacağından, inceleme konusu somut olaydaki yasa yararına bozma hususu, 6290 sayılı Kanun ile yapılan değişiklikler nazara alınmaksızın, çözümlenmesi gerekmektedir. İnceleme konusu somut olayda; hükümlü ...’nin 04/11/2011 tarihli dilekçesi ile, hakkında kavgada korkutmak maksadıyla silah teşhiri suçundan, Kadıköy 2. Sulh Ceza Mahkemesinin 20/06/2002 tarihli ve 2001/636 esas, 2002/517 sayılı kararı ile, 765 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 466/1. maddesi ile verilerek ertelenen, 142.365.600 Türk Lirası ağır para cezası ilamı ile ilgili, arşiv kaydının silinmesi talebinde bulunduğu, talep ve hüküm tarihi itibariyle, 5352 sayılı Adli Sicil Kanunu’nun, 05/04/2012 tarihli ve 6290 sayılı Kanun’la yapılan değişiklikten önceki geçici 2/2. maddesi uyarınca, arşiv kaydının silinmesine mahkemesince karar verileceğinin düzenlenmiş olduğu gözetilmeksizin, isteminin yetki yönünden reddine karar verilmesi hukuka uygun bulunmamıştır. IV- Sonuç ve Karar: Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, düzenlediği tebliğnamedeki düşünce yerinde görüldüğünden, 1- KADIKÖY 2. Sulh Ceza Mahkemesinin, 06/12/2011 tarihli ve 2011/1336 değişik iş sayılı ek kararının, CMK’nın 309.maddesi uyarınca Kanun Yararına BOZULMASINA, 2-Arşiv kaydına ilişkin karardaki kimlik bilgileri ile, ceza fişi ve adli sicil kaydındaki kimlik bilgileri arasındaki farklılıkların göz önünde bulundurulup, 11/04/2012 tarihinden itibaren arşiv kaydının silinmesi işlemleri, 5352 sayılı Adlî Sicil Kanunu’nun geçici 2/3. maddesi uyarınca, Adli Sicil ve İstatistik Genel Müdürlüğünce yerine getirileceğinden, yasal değişiklikler de mahkemesince değerlendirilerek, CMK’nın 309.maddesinin 4–a bendi uyarınca gereğinin mahallinde yerine getirilmesine, 21.02.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 4. Ceza Dairesi, E. 2012/28102, K. 2013/4913, T. 21.02.2013, www.arakarar.com/karar/yargitay-4-ceza-dairesi-2012-28102-e-2013-4913-k-742d3c848454