Yargıtay · 11. Ceza Dairesi
Yargıtay 11. Ceza Dairesi 2011/10259 E. 2011/24186 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 11. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2011/10259
- Karar No
- 2011/24186
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇ : Vergi usul kanununa muhalefet (Sahte belge kullanmak, defter ve belgeleri ibraz etmek) HÜKÜM : SANIK ... İÇİN: 1) Sahte belge kullanmak suçu nedeniyle:765 sayılı TCK.nun 102/4, 104/2 maddeleri ve CMK.nun 223/8 maddesi gereğince sanık hakkındaki kamu davasının düşmesine. I-Şikayetçi vekilinin sanık ... hakkında kurulan hükümlere yönelen temyiz itirazlarının incelenmesinde: Kuyucak Asliye Ceza Mahkemesi’nin 2006/393 esas, 2007/54 karar sayılı dosyasında 07.03.2007 günlü duruşma gününün 01.02.2007 tarihinde ihbarda bulunan Gelir İdaresi Başkanlığı’na bildirildiği, anılan kurumun 10.02.2007 gün ve 373 sayılı yazı içeriğinden duruşma gününden ve davadan haberdar olduğu, dosyanın 07.03.2007 tarihinde aynı mahkemenin 2006/23 esas sayılı dosyası ile birleştirilmesine karar verildiği, Hazine adına Muhakemat Müdürlüğü vekilinin davayı takip etmeyip duruşmalara katılmadığı, sürekli belgesiz ve delilsiz mazeret dilekçesi gönderdiği anlaşılmakla; 5271 sayılı CMK.nun 233. maddesi gereğince çağrı kağıdı ile duruşmaya çağrılmasına rağmen, adı geçen sanık hakkında açılan kamu davasına usulüne uygun şekilde katılma isteminde bulunup bu sıfatı kazanmayan şikayetçi idare vekilinin temyize yetkisi bulunmadığından, vaki temyiz isteminin 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi uyarınca uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK.nun 317.maddesi uyarınca REDDİNE, II-Sanıklar ... ve ... hakkında 2000 takvim yılında sahte fatura kullanmak suçundan kurulan hükme yönelen katılan vekili ile sanık ... hakkında 2005 takvim yılında defter ve belgeleri gizlemek suçundan kurulan mahkumiyet hükmüne yönelen sanık müdafiinin temyiz itirazlarının incelenmesinde: Sanık ...'nun 30.05.2005 günlü imzasını havi tutanakla 2000 yılına ilişkin defter ve belgelerinin istendiği, aracında çıkan yanğında zayi olduğundan bahisle ibraz edilmediği, dosyaya sunulan yangın tutanağının 05.08.2000 tarihli olduğu, en son kullanılan sahte fatura tarihinin ise yangından sonraki tarih olan 20.10.2000 olduğu, defter ve belgelerin yandığından bahisle ibrazından kaçınılması halinde tebligat aranamayacağı gibi Dairemizin yerleşik kararlarına göre şirkete ait ticari defter ve belgelerin araç içinde bulundurulmasının yaşamın olağan akışı ve ticari teamüllere de uygun olmadığı cihetle; CMK’nun 217. maddeleri uyarınca duruşmadan edindiği kanaate göre delilleri değerlendirip vicdani kanıya ulaşan mahkemenin sübut açısından kararında bir isabetsizlik görülmediğinden tebliğnamedeki bozma düşüncesine iştirak olunmamıştır. Sanık ... hakkında 2005 takvim yılında defter ve belgeleri gizlemek suçundan toplanan deliller karar yerinde incelenip, sanığa yüklenen suçun sübutu kabul oluşa ve soruşturma sonuçlarına uygun şekilde vasfı tayin, cezayı azaltıcı sebebin nitelik ve derecesi takdir kılınmış, savunması inandırıcı gerekçelerle reddedilmiş, 01.06.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 7 ve 5349 sayılı Kanunla değişik 5252 sayılı Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun 9. maddeleri uyarınca mahkemece 765 ve 5237 sayılı Yasa hükümleri olaya uygulanarak ortaya çıkan sonuçların denetime imkan verecek şekilde gösterilip birbiriyle karşılaştırılması suretiyle lehe hüküm belirlenerek, sanıklar ... ve ... yönünden ise 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 7 ve 5252 sayılı Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun 9. maddeleri hükmü karşısında; sanıklara yüklenen “sahte fatura kullanmak” suçunun türü ve üst sınırı itibariyle tabi olduğu 765 sayılı TCK.nun 102/4 ve 104/2. maddelerinde öngörülen dava zamanaşımının, suçun işlendiği, 26.11.2000 tarihinden karar tarihine kadar gerçekleştiği gerekçeleri gösterilerek verilen hükümlerde bir isabetsizlik görülmemiş olduğundan; katılan vekilinin zamanaşımının gerçekleşmediğine, sanık müdafiinin suçun unsurlarının oluşmadığına, lehe hükümlerin uygulanmadığına, hükmün açıklanmasının geri bırakılması gerektiğine ilişen ve yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle hükümlerin ONANMASINA, III-Sanık ... hakkında 2005 takvim yılında defter ve belgeleri gizlemek suçundan kurulan beraat hükmüne yönelen katılan vekilinin temyiz itirazlarına gelince; 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 7 ve 5252 sayılı Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun 9. maddeleri hükmü karşısında; sanığa yüklenen “defter ve belgeleri gizlemek” suçunun yasada gerektirdiği cezasının türü ve üst sınırı itibariyle tabi olduğu; olay tarihinde yürürlükte bulunan ve sanık lehine olan 765 Sayılı TCK.nun 102/4. maddesinde öngörülen asli dava zamanaşımının kesici son işlem olan sanığın sorgusunun yapıldığı 05.04.2006 tarihinden inceleme tarihine kadar gerçekleştiği anlaşılmış katılan vekilinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde görülmüş olduğundan sair yönleri incelenmeyen hükmün 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK.nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak bu husus yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, aynı Yasanın 322. maddesindeki yetkiye dayanılarak sanıklar hakkındaki kamu davasının gerçekleşen dava zamanaşımı nedeniyle 765 sayılı TCK.nun 102/4 ve 5271 sayılı CMK.nun 223/8. maddeleri uyarınca DÜŞÜRÜLMESİNE , 28.12.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.