Yargıtay · 11. Ceza Dairesi

Yargıtay 11. Ceza Dairesi 2010/15961 E. 2011/24179 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
11. Ceza Dairesi
Esas No
2010/15961
Karar No
2011/24179
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SUÇ : Kamu kurum ve kuruluşlarının zararına dolandırıcılık, resmi evrakta sahtecilik, plakada sahtecilik HÜKÜM : Sanık ... için: 1-765 sayılı TCY 333/2, 80, 59 md.leri uyarınca 2 yıl 1 ay hapis ve 426 YTL adli para cezası 2-765 sayılı TCY 350/1-3, 80, 59 md.leri uyarınca 2 yıl 1 ay hapis cezası 3-5237 sayılı TCY 158/1-d, 62/1, 52 md.leri uyarınca 1 yıl 8 ay hapis ve 20.000 YTL adli para cezası Gerekçeli karar başlığındaki suç tarihlerinin 29.01.2004, Nisan 2004, 28.09.2004, 19.09.2004 olarak mahkemesince düzeltilmesi mümkün görülmüş, plakada sahtecilik suçu yönünden lehe yasa karşılaştırmasının 5237 sayılı TCK.nun 204/1. maddesi yerine yazılı şekilde aynı yasanın 202/2. maddesi ile yapılması sonuca etkili görülmemiş kamu kurumu olan trafik idarelerinin maddi varlıkları kullanılarak ... sahte plakalı aracın sahte sürüsü belgesi ve sahte tescil belgeleri ile satılması nedeniyle kamu kurumu olmayan noterliğin vasıta kılınarak dolandırıcılık suçunun işlendiğinin iddia ve kabul olunmasına karşın olayda kamu kurumu olan trafik idaresi vasıta kılındığı cihetle, 5237 sayılı TCK.nun 158/1-d madde ve fıkrası uygulanarak hüküm kurulması sonucu itibariyle doğru bulunmuştur. Aynı aracın sahte ... sürücü belgesi kullanılarak düzenlenen noter araç kati satış sözleşmesi ile satılması karşısında satış işlemindeki sahtecilik suçu yönünden sanık ... hakkında teselsül hükümleri uygulanmayarak eksik ceza tayini, Plakada sahtecilik suçlarından hapis cezaları teşdiden 2 yıl belirlendiği halde para cezalarının bununla orantılı olarak daha fazla alt sınırdan ayrılarak tayin olunmaması ve uygulamaya göre de, teselsül hükümleri uyarınca adli para cezalarının 562 TL yerine yazılı şekilde 512 TL olarak, sanık ...’ın katılan ... ...’a karşı işlediği dolandırıcılık suçundan sağlanan menfaat miktarı gözetilerek adli para cezası alt sınırdan ayrılarak hükmolunduğu halde hapis cezasının alt sınırdan tayini suretiyle eksik cezaya hükmolunması karşı temyiz olmadığından. Sanık ...’ın sahte ... sürücü belgesi ve bu isme göre düzenlenmiş tescil belgeleri ile suça konu çalıntı... plakalı araca sahte ... plakasını düzenleyip bu plakaya uygun sahte motorlu araç trafik ve tescil belgeleriyle fikir ve eylem birliği içerisinde hareket ettiği diğer sanık ... ile birlikte Bayındır Noterliğinde müşteki ...'a satıp dolandırması, adı geçen mağdurun aşamalardaki beyanı, temyiz hakkından feragat eden motor tamircisi sanık ...’ın ve diğer sanıkların soruşturma aşamasında suça konu araçların sözü edilen sanıklar tarafından kendilerine getirildiği yönündeki beyanları, diğer mağdur anlatımları ve tüm dosya kapsamı nazara alındığında sanık ...’ın tüm sahtecilik suçlarına fikir ve eylem birliği içerisinde katılıp yüklenen suçları işlediğini kabul eden ve CMK’nun 217. maddesi uyarınca duruşmadan edindiği kanaate göre delilleri değerlendirerek vicdani kanıya ulaşan mahkemenin sübut açısından kararında bir isabetsizlik görülmediğinden, sanık ... yönünden tebliğnamedeki B bendindeki bozma düşüncesine, Suça konu 35 UU 120 ve... nolu sahte plaka ve tescil belgelerinin düzenlenip kullanıldığı tarihler itibariyle zamanaşımının da gerçekleşmemesi nazara alındığında her bir araç için değişik yer ve zamanda düzenlenip kullanılan sahte plakalar ve tescil belgeleri yönünden ayrı ayrı mahkumiyet hükmü kurulması gerekirken teselsül hükümleri uygulanarak eksik ceza tayini karşı temyiz olmadığından tebliğnamedeki sanık ... hakkında B fıkrasındaki bozma düşüncesine iştirak edilmemiştir. I-Sanık ... hakkında plakalarda ve ruhsatnamelerde sahtecilik, sanık ... hakkında plakalarda ve ruhsatnamelerde ve noter satış sözleşmesinde sahtecilik ve mağdur ... ...’ın dolandırılması suçlarından kurulan mahkumiyet hükümlerine yönelen sanık ... ile sanık ... müdafiinin temyiz itirazlarının incelenmesinde: Toplanan deliller karar yerinde incelenip, sanıklara yüklenen suçların sübutu kabul, oluşa ve soruşturma sonuçlarına uygun şekilde vasıfları tayin, cezaları artırıcı ve azaltıcı sebeplerin nitelik ve dereceleri taktir kılınmış, savunmaları inandırıcı gerekçelerle reddedilmiş, 01.06.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 7 ve 5349 sayılı Kanunla değişik 5252 sayılı Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun 9. maddeleri uyarınca mahkemece 765 ve 5237 sayılı Yasa hükümleri olaya uygulanarak ortaya çıkan sonuçların denetime imkan verecek şekilde gösterilip birbiriyle karşılaştırılması suretiyle lehe yasa belirlenerek sonucuna göre hükümler kurulmuş, CMK.nun 231. maddesinin uygulanmama nedenleri gösterilmiş ve incelenen dosyaya göre verilen hükümlerde eleştiriler dışında bir isabetsizlik görülmediğinden sanık ...’in suçları işlemediğine, sanık ... müdafiinin sübutun bulunmadığına, bilirkişi raporlarının yetersiz olduğuna ilişen ve yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle usul ve yasaya uygun bulunan mahkumiyet hükümlerinin ONANMASINA, II-Sanık ...'nun katılan ...’yü dolandırmaktan kurulan hükme yönelen temyiz itirazlarına gelince; 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 7 ve 5252 sayılı Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun 9. maddeleri hükmü karşısında; sanığa yüklenen “dolandırıcılık” suçunun yasada gerektirdiği cezasının türü ve üst sınırı itibariyle tabi olduğu; olay tarihinde yürürlükte bulunan ve sanık lehine olan 765 sayılı TCK.nun 102/4 ve 104/2. maddelerinde öngörülen dava zamanaşımının suçun işlendiği 29.01.2004 tarihinden temyiz inceleme tarihine kadar gerçekleştiği anlaşılmış, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde görülmüş olduğundan sair yönleri incelenmeyen hükmün 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK.nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak bu husus yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, aynı Yasanın 322. maddesindeki yetkiye dayanılarak sanık hakkındaki kamu davasının gerçekleşen dava zamanaşımı nedeniyle 765 sayılı TCK.nun 102/4, 104/2 ve 5271 sayılı CMK.nun 223/8. maddeleri uyarınca DÜŞÜRÜLMESİNE, 28.12.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 11. Ceza Dairesi, E. 2010/15961, K. 2011/24179, T. 28.12.2011, www.arakarar.com/karar/yargitay-11-ceza-dairesi-2010-15961-e-2011-24179-k-86457ff545c2