Yargıtay · 11. Ceza Dairesi

Yargıtay 11. Ceza Dairesi 2011/10054 E. 2012/13885 K. – Resmi Belgede

Konu: Resmi Belgede Sahtecilik, Dolandırıcılık

Mahkeme
Yargıtay
Daire
11. Ceza Dairesi
Esas No
2011/10054
Karar No
2012/13885
Karar Tarihi
Konu
Resmi Belgede Sahtecilik, Dolandırıcılık

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SUÇ : Resmi belgede sahtecilik, dolandırıcılık HÜKÜM : Beraat Resmi evrakta sahtecilik ve dolandırıcılık suçundan sanık ...'ın yapılan yargılaması sonunda: Sanığın beraatine dair Adana 3. Ağır Ceza Mahkemesinden verilen 03.03.2009 gün ve 2004/224 esas, 2009/85 karar sayılı hükmün süresi içinde Yargıtay’ca incelenmesi katılan vekili ve o yer Cumhuriyet savcısı tarafından istenilmiş olduğundan dava evrakı Cumhuriyet Başsavcılığının ortadan kaldırma ve bozma isteyen 03.07.2011 tarihli tebliğnamesi ile daireye gönderilmekle, incelenerek gereği görüşüldü: I-Resmi belgede sahtecilik suçundan kurulan beraat hükmüne yönelik katılan vekilinin ve o yer Cumhuriyet savcısının temyiz itirazlarının incelenmesinde ; CMK'nun 217. maddesi uyarınca duruşmadan edindiği kanaate göre delilleri değerlendirip suçun sübutu yönünden vicdani kanıya ulaşamayan mahkemenin takdir ve kabulünde bir isabetsizlik görülmediğinden tebliğnamedeki bozma düşüncesine iştirak edilmemiştir. Elde edilen delillerin hükümlülüğe yeter nitelik ve derecede bulunmadığı, mahkemece dosya içeriğine uygun şekilde gerekçeleri gösterilerek kabul ve takdir kılınmış olduğundan, Cumhuriyet savcısının ve katılan vekilinin suçun sübuta erdiğine ilişen temyizinin reddiyle hükmün ONANMASINA, II-Dolandırıcılık suçundan kurulan beraat hükmüne yönelik katılan vekilinin ve o yer Cumhuriyet savcısının temyiz itirazlarının incelenmesine gelince; 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 7 ve 5349 sayılı Kanunla değişik 5252 sayılı Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun 9. maddeleri hükmü karşısında; sanığa yüklenen “dolandırıcılık” suçunun yasada gerektirdiği cezasının türü ve üst sınırı itibariyle tabi olduğu, suç tarihinde yürürlükte bulunan ve sanık lehine olan 765 sayılı TCK’nun 102/4 ve 104/2. maddelerinde öngörülen dava zamanaşımının, suçun işlendiği 30.07.2003 tarihinden temyiz inceleme tarihine kadar gerçekleştiği anlaşılmış ve katılan vekilinin ile o yer Cumhuriyet savcısının temyiz itirazları bu nedenle yerinde görülmüş olduğundan sair yönleri incelenmeyen hükmün 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken, 1412 sayılı CMUK’nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak bu husus yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden aynı Yasanın 322. maddesinde öngörülen yetkiye dayanılarak sanık hakkındaki kamu davasının gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle 765 sayılı TCK’nun 102/4, 104/2 ve 5271 sayılı CMK’nun 223/8. maddeleri gereğince DÜŞÜRÜLMESİNE, 13.07.2012 tarihinde oybirliği ile karar verildi.

Atıf: Yargıtay 11. Ceza Dairesi, E. 2011/10054, K. 2012/13885, T. 13.07.2012, www.arakarar.com/karar/yargitay-11-ceza-dairesi-2011-10054-e-2012-13885-k-f8dbc195b898