Yargıtay · 11. Ceza Dairesi

Yargıtay 11. Ceza Dairesi 2010/9509 E. 2010/9220 K. – Dolandırıcılık

Konu: Dolandırıcılık, Başkasına Ait Kimlik Bilgilerini Kullanmak

Mahkeme
Yargıtay
Daire
11. Ceza Dairesi
Esas No
2010/9509
Karar No
2010/9220
Karar Tarihi
Konu
Dolandırıcılık, Başkasına Ait Kimlik Bilgilerini Kullanmak

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇ : Dolandırıcılık, başkasına ait kimlik bilgilerini kullanmak HÜKÜM : 1- Sanık ... yönünden; a- 5237 Syl. Yasa Md. 157/1, 52/2, 53/1 gereğince 2 yıl hapis, 2000 YTL adli para cezası, güvenlik tedbiri b- 5237 Syl. Yasa Md. 268 yollaması ile 267/1, 53/1 gereğince 1 yıl 6 ay hapis cezası, güvenlik tedbiri 2- Sanık ... yönünden; 5237 Syl. Yasa Md. 157/1, 52/2, 53/1 gereğince 2 yıl hapis, 2000 ytl adli para cezası, güvenlik tedbiri Adli ara verme nedeniyle CMK'nun 331. maddesi gereğince tutuklu ve acele işlere bakmakla görevli nöbetçi ceza heyetince incelenerek gereği görüşüldü. Yokluğunda verilen hükmün, sanığa yüklenen iftira suçundan doğrudan doğruya zarar gören, meşruhatlı davetiye ile duruşmaya çağrılmayan ve 5271 sayılı CMK.nun 234. maddesindeki hakları hatırlatılmayan mağdur ...’ye, aynı Yasanın 232/6 ve 34/2. maddeleri uyarınca, başvurulabilecek kanun yolu, süresi, süre başlangıcı, mercii ve şekilleri gösterilmek suretiyle tebliğ olunduğuna dair dosyada belgeye rastlanmadığından, tebligat yapılmışsa belgesinin dosyaya konulması, aksi halde anılan şekilde usulünce tebligat yapılması ve buna dair belgeler ile verilmesi halinde adı geçen mağdurun temyiz dilekçesinin eklenerek iadesi için dosyanın mahalline gönderilmek ve bu dilekçe ile ilgili olarak ek tebliğname düzenlenmek üzere Yargıtay C.Başsavcılığına TEVDİİNE, Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun 20.02.2007 gün, 46/39 ve 29.05.2007 gün, 114/113 sayılı kararlarında da açıklandığı üzere, 5271 sayılı CMK.nun 232. maddesinin 6. fıkrası uyarınca, hüküm fıkrasında kanun yollarına başvurma olanağı bulunup bulunmadığı, başvuru olanağı varsa süresi ve merciinin tereddüte yer vermeyecek şekilde açıkça gösterilmesinin gerektiği, aynı Kanunun 34. maddesinin 2. fıkrasında da, kararlarda başvurulabilecek kanun yolu, süresi, mercii ve şekillerinin gösterilmesinin zorunlu olduğu, yerel mahkeme kararında ise, başvuru süresinin ne zaman işlemeye başlayacağı hususunun gösterilmediği anlaşıldığından,sanık ...’ın, 18.03.2010 havale tarihli dilekçesi ile yaptığı eski hale getirme istemi ile temyizinin süresinde olduğu kabul edilmekle, hakkındaki hüküm kesinleşmediğinden infazı mümkün bulunmadığı cihetle sanık ... hakkındaki infazın durdurulması için Yargıtay C.Başsavcılığına yazı yazılmasına, 19.08.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 11. Ceza Dairesi, E. 2010/9509, K. 2010/9220, T. 19.08.2010, www.arakarar.com/karar/yargitay-11-ceza-dairesi-2010-9509-e-2010-9220-k-ce9f2e86af44