Yargıtay · 11. Ceza Dairesi
Yargıtay 11. Ceza Dairesi 2010/5803 E. 2012/2623 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 11. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2010/5803
- Karar No
- 2012/2623
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SUÇ : Nitelikli dolandırıcılık, nitelikli dolandırıcılığa teşebbüs, nüfus cüzdanı vb. belgelerde sahtecilik HÜKÜM : ... : a) 765 sayılı TCK.nun 350/1-3-son maddesi gereğince 1 yıl hapis cezası, 1- Sanık ... müdafiinin, beraat hükmüne yönelen temyizinde; Sanık müdafiinin, sanık hakkında verilen beraat kararını gerekçesi dışında temyiz etmesinin mümkün bulunmadığı ve süre tutum dilekçesinde gerekçeye yönelik bir itirazı da olmadığı anlaşıldığından, vaki temyiz isteminin 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nun 317. maddesi uyarınca istem gibi REDDİNE, 2- Sanık ...’ın nüfus cüzdanında sahtecilik, nitelikli dolandırıcılık ve nitelikli dolandırıcılığa teşebbüs ve sanık ...’ın nitelikli dolandırıcılık suçlarından mahkûmiyetlerine ilişkin hükümlere yönelen temyizlerin incelenmesinde; Sanık savunması ve bilirkişi raporu ile dosyadaki diğer belgelere göre; sanık ...’ın, kardeşi ...’ın kimlik bilgilerini ancak kendisinin fotoğrafını taşıyan nüfus cüzdanını Tire Nüfus Müdürlüğünden aldığının anlaşılması karşısında, iğfal kabiliyetine haiz olduğu anlaşılan suça konu belge yönünden mahkemenin kabulünde bir isabetsizlik görülmediğinden tebliğnamedeki bu yönden bozma isteyen düşünceye iştirak edilmemiş, ancak suça konu nüfus cüzdanlarının sayısı dikkate alınarak, cezanın alt hadden uzaklaşılarak belirlenmemesi isabetsizliği, sanığa karşı temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır. Toplanıp karar yerinde gösterilen delillere göre sanıklara yüklenen suçların sübutu kabul, oluşa ve soruşturma sonuçlarına uygun şekilde vasfı tayin, cezayı azaltıcı sebebin nitelik ve derecesi takdir kılınmış, savunmaları inandırıcı gerekçelerle reddedilmiş, 01.06.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 7 ve 5349 sayılı Kanunla değişik 5252 sayılı Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun 9. maddeleri uyarınca mahkemece 765 ve 5237 sayılı Yasa hükümleri olaya uygulanarak ortaya çıkan sonuçların denetime imkân verecek şekilde gösterilip birbiriyle karşılaştırılması suretiyle lehe yasa belirlendikten sonra, CMK’nun 231. maddesinin uygulanmama gerekçesi de gösterilerek karar verilmiş ve incelenen dosyaya göre verilen hükümde bir isabetsizlik görülmemiş olduğundan, sanıkların suçun yasal unsurları itibariyle oluşmadığına, etkin pişmanlık ve diğer lehe hükümlerin uygulanması gerektiğine ilişen ve yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle hükmün istem gibi ONANMASINA, 3- Sanık ...’ın Ulusoy Kuyumculukta gerçekleştirilen nitelikli dolandırıcılığa teşebbüs suçu ile ilgili hükme yönelik temyizinin incelenmesine gelince; Sanığın aksi ispatlanamayan savunması, diğer sanık ...’ın suçu işlediğinde yanında ... değil ...’ın olduğuna dair aşamalarda tutarlılık gösteren beyanları ile şikâyetçi ...’un sanığı teşhis edemeyip, ...’ı teşhis ettiğine ilişkin teşhis tutanağı ile hazırlık aşamasındaki 15.03.2005 tarihli beyanı karşısında, sanık ...’ın bu suçtan mahkûmiyetine yeterli, kesin ve inandırıcı delil elde edilemediğinden beraatı yerine isabetsiz gerekçelerle mahkûmiyetine hükmolunması, Yasaya aykırı, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nun 321. maddesi uyarınca istem gibi BOZULMASINA, 01.03.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.