Yargıtay · 11. Ceza Dairesi

Yargıtay 11. Ceza Dairesi 2010/16649 E. 2013/7167 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
11. Ceza Dairesi
Esas No
2010/16649
Karar No
2013/7167
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Ağır ceza Mahkemesi SUÇ : Görevi kötüye kullanmak, kamu görevlisinin resmi evrakta sahteciliği HÜKÜM : 16/08/2007 tarihli iddianamedeki eylemlerden dolayı; 5237 sayılı TCK 'nun 257/1, 43/1, 53/1, 53/5. maddeleri gereğince 2 yıl 11 ay hapis, hak yoksunluğu, cezanın infazından sonra 2 yıl 11 ay süre ile kamu görevinin üstlenilmesi hakkından yoksun bırakılmasına Sanığın duruşmalı inceleme isteminin hükmolunan cezanın süresine göre koşulları bulunmadığından 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nun 318. maddesi uyarınca reddine oybirliğiyle karar verildikten sonra, incelenerek gereği görüşüldü; Dosya kapsamına göre sanık hakkında takdiri indirim nedenlerinin uygulanmaması yönündeki mahkemenin kabulünde bir isabetsizlik bulunmadığından tebliğnamedeki bu yönden bozma isteyen düşünceye iştirak edilmemiştir. I- Cumhuriyet savcısı, katılan vekili ve sanığın "16.08.2007 tarihli iddianame ile açılan dava ile ilgili olarak "görevi kötüye kullanmak" suçundan kurulan hükme yönelen temyiz itirazlarının incelenmesinde; Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre Cumhuriyet savcısı, katılan vekili ve sanığın yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine; ancak: Hükümden sonra 19.12.2010 tarihinde yürürlüğe giren 6086 sayılı Yasanın 1. maddesi ile 5237 sayılı TCK.nun 257/1-2. maddesinde yer alan "kazanç" sözcüğünün "menfaat" olarak değiştirilmesi ve bu fıkralarda öngörülen cezaların alt ve üst sınırlarının da indirilmesi karşısında, TCK.nun 7/2. maddesindeki "suçun işlendiği zaman yürürlükte bulunan kanun ile sonradan yürürlüğe giren kanunların hükümleri farklı ise, failin lehine olan kanun uygulanır ve infaz olunur" hükmü gözetilerek, sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması, Il- Cumhuriyet savcısı, katılan vekili ve sanığın "14.03.2008 tarihli iddianame ile açılan dava ile ilgili olarak "görevi kötüye kullanmak" suçundan kurulan hükme yönelen temyiz itirazlarının incelenmesine gelince; A-Her ne kadar Dağıtım/Teslim listesindeki bazı isim ve imzalar gerçek dışı ise de, gönderilerin bir kısmının yerlerine ulaştığı, bir kısmının ise ulaşıp ulaşmadıklarının tespit edilemediği, sahiplerine teslim edilmeyip sanığa ait cihet ayrım kasasında bulunduğu tespit edilen üç adet gönderinin ise 09/01/2008 tarihinde sahiplerine teslim edilmiş olması, gönderi sahipleri arasında tebliğ evrakını almadığını, mağdur olduğunu iddia ile şikayetçi olan herhangi birinin bulunmaması ve mahkeme kabulünün de bu yönde olması karşısında, gerçeğin kuşkuya yer bırakmayacak şekilde belirlenmesi ve suç unsurlarının tespiti bakımından, 5237 sayılı TCK.nın 257/1. madde ve fıkrasındaki kişilerin mağduriyetine veya kamunun zararına neden olma ya da kişilere haksız bir kazanç sağlama biçimindeki suçun yasal öğelerinin ne şekilde oluştuğu tartışılıp açıklanmadan eksik inceleme ve yetersiz gerekçe ile yazılı şekilde hüküm kurulması, B-Kabule göre; 1-PTT Genel Müdürlüğünün katılan olarak duruşmalara kabul edilmesine karşın, "benzer olaylara karşı önleyici ve caydırıcı disiplin cezası vermeyerek suça zemin hazırladığı" gibi yasal olmayan gerekçelerle katılan lehine vekâlet ücretine hükmedilmemesi, 2-Sanığa, dosyada mevcut nüfus ve adli sicil kaydı duruşmada okunup diyeceklerinin sorulmaması suretiyle 5271 sayılı CMK.nun 209/1. maddesine aykırı davranılması, Yasaya aykırı, 3-Hükümden sonra 19.12.2010 tarihinde yürürlüğe giren 6086 sayılı Yasanın 1.maddesi ile 5237 sayılı TCK. nun 257/1-2. maddesinde yer alan "kazanç" sözcüğünün "menfaat" olarak değiştirilmesi ve bu fıkralarda öngörülen cezaların alt ve üst sınırlarının da indirilmesi karşısında, TCK. nun 7/2. maddesindeki "suçun işlendiği zaman yürürlükte bulunan kanun ile sonradan yürürlüğe giren kanunların hükümleri farklı ise, failin lehine olan kanun uygulanır ve infaz olunur" hükmü gözetilerek, sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması, Bozmayı gerektirmiş, Cumhuriyet savcısı, katılan vekili ve sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK.nun 321 nci maddesi uyarınca istem gibi BOZULMASINA, 03.05.2013 gününde oybirliği ile karar verildi.

Atıf: Yargıtay 11. Ceza Dairesi, E. 2010/16649, K. 2013/7167, T. 03.05.2013, www.arakarar.com/karar/yargitay-11-ceza-dairesi-2010-16649-e-2013-7167-k-1d78bc6ae9f7