Yargıtay · 11. Ceza Dairesi

Yargıtay 11. Ceza Dairesi 2010/16607 E. 2010/14930 K. – Dolandırıcılık

Konu: Dolandırıcılık

Mahkeme
Yargıtay
Daire
11. Ceza Dairesi
Esas No
2010/16607
Karar No
2010/14930
Karar Tarihi
Konu
Dolandırıcılık

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇ : Dolandırıcılık HÜKÜM : Lehe olduğu değerlendirilerek 3 müştekiye karşı eylemlerinden ayrı ayrı 3 kez olmak üzere 5237 sayılı TCK.nun 157/1, 62/1, 53.mad.göre 10 ar ay hp., 820'şer YTL.apc.ile cezalandırılmasına, kısıtlama uygulanmasına Mağdurlar ... ve ... ye yönelik eylemlerinden dolayı temel hapis cezası belirlenirken; kesinleşen hükümde 765 sayılı TCK. nun 522. maddesi gereğince cezanın artırılmasına esas olan "sağlanan haksız menfaatin değeri"nin, 5237 Sayılı TCK. nun 61. maddesi uyarınca dikkate alınarak alt sınırdan uzaklaşılarak tayini gerektiğinin gözetilmemesi karşı temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır. Yapılan duruşmaya, mahkemenin soruşturma ve kovuşturma neticelerine uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre hükümlü müdafiinin bir sebebe dayanmayan ve yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine, ancak: 1-Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun 07.02.2006 gün ve 11/12 sayılı kararında da açıklandığı üzere; kesinleşmiş hükümden farklı bir hüküm kurulması halinde, infaza esas alınacak olan bu kararda infazda kuşkulara neden olunmaması yönünden Ceza Muhakemesi Kanununa göre hüküm fıkrasında bulunması zorunlu unsurları taşıması, kararın gerekçesinde 5271 sayılı CMK.nun 230. maddesi uyarınca suç oluşturduğu kabul edilen eylemin gösterilmesi, nitelendirilmesi, cezanın ve/veya güvenlik önlemlerinin belirlenmesi, yeni hükmün kesinleşmesi üzerine önceki kararın infaza esas alınacak hüküm bölümü ortadan kalkıp geçerliliği sona ereceği için, önceki hükümdeki vekâlet ücreti, müsadere, yargılama giderleri ve benzeri hususların infazda doğabilecek kuşku ve duraksamaları gidermek üzere uyarlama kararında da aynen gösterilmesi gerektiği gözetilmeden gerekçeden yoksun olarak hüküm kurulması, 2-Tüm mağdurlara yönelik fiillerinde hükümler kurulurken“takdiren” denilmek suretiyle hapis cezaları alt sınırdan tayin olunduğu halde adli para cezalarına esas alınan birim gün sayısının ise alt sınırdan uzaklaşılarak tayini suretiyle çelişkiye neden olunması ve 5237 sayılı Yasanın 53.maddesinin 1.fıkrasının "c" bendinde yeralan sanıkların kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkilerine ilişkin haklardan koşullu salıverme diğer bentlerde sayılı haklardan cezanın infazı tamamlanıncaya kadar yoksun bırakılmalarına karar verilmesi gerekirken tüm haklardan cezaların infazı tamamlanıncaya kadar yoksun bırakılmalarına karar verilmesi, 3-Mağdur ...’ya yönelik fiilinden dolayı kesinleşen hükümde sağlanan haksız menfaat miktarı hafif kabul edilerek 765 sayılı TCK.nun 503/1,522,59/2.maddeleri uyarıca neticeten 5 ay hapis ve 127.500.000.TL adli para cezası tayin olunduğu halde 5237 sayılı yasa hükümleri uygulanarak tayin olunan 10 ay hapis ve 820TL adli para cezasının lehe olduğu kabul edilerek lehe hükmün hatalı belirlenmesi, 4-Uyarlama yargılamasında yapılan giderlerden yargılamaya neden olmayan hükümlünün sorumlu tutulamayacağı gözetilmeden uyarlama yargılaması için yapılan giderlerinin hükümlüye yüklenmesi, kesinleşen hükümdeki yargılama giderlerinin de uyarlama hükmünde gösterilmemesi yasaya aykırı, 5-5237 sayılı TCK.nın 7/2. maddesi gözetilerek;hükümden sonra 08.02.2008 tarihinde yürürlüğe giren 5728 sayılı Yasanın 562. maddesi ile değişik CMK.nın 231. maddesi uyarınca "hükmün açıklanmasının geri bırakılmasının" takdir ve değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması, Bozmayı gerektirmiş,hükümlü müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden dolayı 5320 Sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 Sayılı CMUK. nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA,23.12.2010 gününde oybirliği ile karar verildi.

Atıf: Yargıtay 11. Ceza Dairesi, E. 2010/16607, K. 2010/14930, T. 23.12.2010, www.arakarar.com/karar/yargitay-11-ceza-dairesi-2010-16607-e-2010-14930-k-25e67d3dc7bd