Yargıtay · 11. Ceza Dairesi

Yargıtay 11. Ceza Dairesi 2010/13741 E. 2011/2036 K.

Konu: Nitelikli Dolandırıcılık

Mahkeme
Yargıtay
Daire
11. Ceza Dairesi
Esas No
2010/13741
Karar No
2011/2036
Karar Tarihi
Konu
Nitelikli Dolandırıcılık

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SUÇ : Nitelikli dolandırıcılık HÜKÜM : 1- 765 syl.TCK.md.504/3-4 son, 522, 81/1 gereğince 1 yıl 1 ay 6 gün hapis, 165 YTL adli para cezası ile ayrı ayrı üç defa cezalandırma 2- 5237 syl.Yasa md.158/1-g, 35/2, 52, 58, 53/1 gereğince 6 ay hapis, 240 YTL adli para cezası ile ayrı ayrı üç defa cezalandırma, güvenlik tedbiri, mükerrirlere özgü infaz rejimi 1- Sanığın yurt dışına işçi olarak göndermek vaadiyle gazeteye verdiği ilanlar üzerine kendisini arayan şikayetçiler ile telefon irtibatı kurup masraf olarak bildirdiği paraları Ziraat Bankası Hamamönü ve Yapı Kredi Bankası Ulus Şubelerine açtığı hesaplara havale yapılmasını sağlayarak veya elden alarak menfaat temin etmek suretiyle mağdur sayısınca (27 defa) dolandırıcılık suçundan cezalandırılması talebiyle açılan kamu davasında;şikayetçilerden ..., ... ve ... ...’e yönelik suçlarda anılan şikayetçilerin beyanına göre gazetede ilanı görmeleri üzerine her üçü adına ...’nun sanıkla telefonda görüşüp tek seferde 390,00 TL parayı sanığın Ziraat Bankasındaki hesabına havale ettiği, yine ... dışında kalan 23 şikayetçinin hazırlıktaki beyanlarında ilan üzerine topluca Ankara’ya giderek sanıkla görüştüklerini ve burada kendisine para verdiklerini,mahkeme aşamasında ise bir kısım şikayetçiler parayı şikayetçilerden ... ve ...’e verdiklerini,şikayetçi ...’de mahkemedeki beyanında kendisi ve arkadaşları adına sanığa 4700 TL ödemede bulunduğunu beyan etmesi,sanığın ise şikayetçileri tanımadığını savunması karşısında; gerçeğin kuşkuya yer vermeyecek biçimde belirlenebilmesi bakımından; öncelikle ..., ..., ... ... ve ... dışında kalan 23 şikayetçiye yönelik suçlarda sanığın suç faili olup olmadığının tespiti bakımından teşhise yarar fotoğrafları temin edilip olay tarihinde 23 şikayetçi ile görüşen ve kendilerinden parayı alan kişinin sanık olup olmadığı,sanığın mağdurlardan hangileri ile müstakilen, hangileri ile topluca görüşüp paraları ne şekilde aldığı kesin surette saptandıktan sonra; aynı yer ve zamanda topluca para alınanlara karşı işlenen dolandırıcılık suçu yönünden tek ceza tayin olunup, kendi içinde zincirleme suç hükümlerinin uygulanması, ayrı yer ve zamanda gerçekleşen dolandırıcılık suçu/suçları yönünden ise, mağdur sayısınca suç oluşacağı gözetilmeden eksik soruşturma ile yazılı şekilde mağdur sayısınca suç oluştuğunun kabulüyle ayrı ceza tayini, Kabule göre: 2- Sanığın yurt dışına işçi olarak göndermek vaadiyle gazeteye ilan vererek kendisini telefonla arayan şikayetçilerden banka hesabına havale yaptırmak suretiyle para almaktan ibaret eylemlerinin bankanın münhasıran ödeme aracı olduğu, gazete ilanlarının da hileli hareketlerin gerçekleştirilmesi,şikayetçilerin aldatılmasında etkisi bulunmadığı cihetle niteliksiz dolandırıcılık suçlarını oluşturduğu gözetilmeden şikayetçiler ...,... ve ... ...’e yönelik suçda lehe yasa karşılaştırmasının 5237 sayılı TCK’nın 157/1 maddesi yerine 158/1-f maddesi ile yapılması ve 01.06.2005 tarihinden sonra işlenen suçlarla ilgili diğer şikayetçiler yönünden ise anılan yasanın 158/1-g maddesi uygulanarak hüküm kurulması, Yasaya aykırı, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükümlerin bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK.nun 321 nci maddesi uyarınca BOZULMASINA, 14.04.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 11. Ceza Dairesi, E. 2010/13741, K. 2011/2036, T. 14.04.2011, www.arakarar.com/karar/yargitay-11-ceza-dairesi-2010-13741-e-2011-2036-k-89afc5a81cbb