Yargıtay · 11. Ceza Dairesi
Yargıtay 11. Ceza Dairesi 2010/10517 E. 2010/10987 K. – Resmi Evrakta
Konu: Resmi Evrakta Sahtecilik-Dolandırıcılık
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 11. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2010/10517
- Karar No
- 2010/10987
- Karar Tarihi
- Konu
- Resmi Evrakta Sahtecilik-Dolandırıcılık
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SUÇ : Resmi evrakta sahtecilik-Dolandırıcılık HÜKÜM : 5237 sayılı TCK 204/1, 62/1, 53/1. maddelerine göre 1 yıl 8 ay hapis, hak yoksunluğu. 765 sayılı TCK 503/1, 522/1, 523/1, 59/2, 647 sayılı yasanın 4. TCK 72, 95/2. maddelerine göre 240 YTL adli para cezası, erteli cezanın aynen infazı.. I-Sanık hakkında resmi belgede sahtecilik suçundan verilen mahkümiyet hükmüne yönelik müdafiinin temyiz itirazlarının incelenmesinde; Daha önce kasıtlı bir suçtan mahkumiyeti bulunması nedeniyle 5728 Sayılı Yasa ile değişik CMK.nun 231. maddesinin uygulanması olanağı bulunmayan sanık hakkında yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma ve kovuşturma neticelerine uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre verilen hükümde bir isabetsizlik görülmemiş olduğundan, sanık müdafiinin bir sebebe dayanmayan ve yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddine ancak: 1-765 sayılı TCK. nun 342/1 ve 5237 sayılı TCK. nun 204/1. maddeleri uyarınca temel hapis cezalarının asgari hadden uygulanması halinde hükmolunan sonuç cezalar eşit ise de; 5237 sayılı TCK. nu uyarınca hükmolunacak hapis cezasına mahkûmiyetin yasal sonucu olarak anılan yasanın 53. maddesindeki hak yoksunluğunun uygulanması gerektiğinden 5237 sayılı TCK. nun aleyhe olduğu gözetilmeden yazılı şekilde karar verilmesi, 2- Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun 27.01.2009 gün ve 219/6 sayılı kararında da açıklandığı üzere; 765 sayılı Yasanın 95/2. maddesi uyarınca verilen aynen infaz kararlarının, hükmün bir parçası olmayıp, dolaylı bir sonucu olması, aynen infaza ikinci hükmü tesis eden mahkemece karar verilebileceği gibi erteli mahkûmiyete karar veren mahkemece de ikinci hükmün kesinleşmesi üzerine yapılan ihbar sonucu karar verilebileceği, önceki erteli mahkûmiyetler yönünden de, 01.06.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5237 sayılı Yasanın 7 ve 5252 sayılı Yasanın 9. maddeleri ile 5728 sayılı yasayla değişik CMK’nun 231. maddesi uyarınca uyarlama kararı verilmesi zorunluluğunun bulunması karşısında, uyarlanmayan hükümler yönünden aynen infaz kararı verilemeyeceğinin gözetilmemesi, Yasaya aykırı ise de, yeniden duruşma yapılmasını gerektirmeyen bu hususların 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK.nun 322. maddesi uyarınca düzeltilmesi mümkün bulunduğundan, hüküm fıkrasının 2. maddesinde yer alan “5237 sayılı TCK. nun 204/1 ve 62/1 maddeleri” ibareleri ile “53. maddenin uygulanmasına” ve “765 sayılı TCK’nun 95/2 maddesi uyarınca” aynen infazına ilişkin kısımlar çıkartılarak yerine “765 sayılı TCK. nun 342/1 ve 59/2. maddeleri” yazılmak ve hüküm fıkrasının 4. maddesinde yeralan ertelenmiş cezanın aynen infazı yerine “mahkemesine bildirimde bulunulmasına” denilmek suretiyle sair yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, II-Sanık hakkında "dolandırıcılık" suçundan verilen mahkümiyet hükmüne yönelik müdafiinin temyiz itirazlarının incelenmesine gelince; 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 7 ve 5349 sayılı Kanunla değişik 5252 sayılı Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun 9. maddeleri hükümleri karşısında; sanığa yüklenen “dolandırıcılık” suçunun yasada gerektirdiği cezasının türü ve üst sınırı itibariyle tabi olduğu, suç tarihinde yürürlükte bulunan ve sanık lehine olan 765 sayılı TCK.nun 102/4 ve 104/2. maddelerinde öngörülen dava zamanaşımının, suçun işlendiği 01.04.2002 tarihinden temyiz inceleme tarihine kadar gerçekleştiği anlaşılmış, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde görülmüş olduğundan sair yönleri incelenmeyen hükmün 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK.nun 321. maddesi uyarınca istem gibi BOZULMASINA, ancak bu husus yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, aynı Yasanın 322. maddesindeki yetkiye dayanılarak sanık hakkında “dolandırıcılık” suçundan açılan kamu davasının gerçekleşen dava zamanaşımı nedeniyle 765 sayılı TCK.nun 102/4 ve 104/2. maddeleri uyarınca ORTADAN KALDIRILMASINA, 11.10.2010 gününde oybirliği ile karar verildi.