Yargıtay · 11. Ceza Dairesi
Yargıtay 11. Ceza Dairesi 2009/8245 E. 2011/1313 K.
Konu: Sahtecilik, Dolandırıcılık
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 11. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2009/8245
- Karar No
- 2011/1313
- Karar Tarihi
- Konu
- Sahtecilik, Dolandırıcılık
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SUÇ : Sahtecilik, Dolandırıcılık HÜKÜM : Dolandırıcılık suçundan beraat 5237 sayılı TCK 204/1, 43/1, 62/1, 53/1 maddelerine göre 3 yıl 9 ay hapis cezası, hak yoksunluğu 5237 sayılı TCK 204/1, 62/1, 53/1 maddelerinin 4 kez uygulanması suretiyle 4 kez 1 yıl 8 ay hapis cezası, hak yoksunluğu ve 51.maddeye göre bu hapis cezalarının ertelenmesine I-Sanığın “dolandırıcılık” suçundan beraatine ilişkin Mahkemenin 14.07.2003 gün ve 2001/247 Esas, 2003/221 karar sayılı hükmünün temyiz edilmeksizin kesinleştiği, “resmi belgede sahtecilik” suçundan kurulan mahkumiyet hükmünün ise sanık müdafii tarafından temyizi sonucu yapılan bozma üzerine sanık hakkında “dolandırıcılık” suçundan yeniden verilen beraat kararı hukuki değerden yoksun olduğundan, temyiz hakkı kazandırmayacağı cihetle; katılan vekilinin bu karara yönelik vaki temyiz isteminin 5820 sayılı yasanın 8/1.maddesi uyarınca uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK nun 317. maddesi gereğince istem gibi REDDİNE, II-Katılan vekilinin ve sanık müdafiinin “resmi belgede sahtecilik” suçundan kurulan mahkumiyet hükümlerine yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde; a) Sanık hakkında, hayali kişiler adına sahte olarak düzenlediği iddia olunan -23- adet senede ilişkin “resmi belgede sahtecilik” suçundan kurulan mahkumiyet hükmüne yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde; Yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere,mahkemenin soruşturma neticelerine uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine,incelenen dosya içeriğine göre yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine;ancak: 5237 sayılı TCK.nun 43/1. maddesinde, 765 sayılı Yasanın 80. maddesinden farklı olarak “değişik zamanlarda” denilmek suretiyle aynı anda işlenen eylemlerde zincirleme suça ilişkin hükümlerin uygulanma olanağının bulunmaması karşısında; Sanığın, hayali kişiler adına sahte olarak düzenlediği suça konu -23- adet senedi bankadan aldığı kredinin teminatı olarak ciro ederek katılan bankaya verdiğinden bahisle açılan kamu davasında katılan bankanın 27.06.2001 tarihli cevabi müzekkeresinde suça konu senetlerin teminat senedi olması nedeniyle teslim tutanağı düzenlenmediğinin belirtildiği ve senetlerin işleme alınış tarihi olarak belirtilen tarihlerin Mahkemece senetlerin sanık tarafından bankaya ibraz tarihi olarak kabul edildiği anlaşılmakla, işlem tarihinden kastedilenin ne olduğu hususu açıklığa kavuşturularak; sanığın, sahte olarak düzenlediği anılan senetleri aynı anda katılan bankaya verip vermediği araştırılarak aynı anda verdiğinin tespiti halinde eyleminde 765 sayılı Yasanın aksine, 5237 sayılı Yasanın zincirleme suça ilişkin hükmünün uygulanamayacağının gözetilmemesi,yasaya aykırı, b)Sanık hakkında, gerçek kişiler ..., ..., ... ve ... adına sahte olarak düzenlendiği iddia olunan -4- adet senede ilişkin “resmi belgede sahtecilik” suçundan kurulan mahkumiyet hükümlerine yönelik temyiz itirazlarına gelince; Yapılan duruşmaya,toplanıp karar yerinde gösterilen delillere,mahkemenin soruşturma neticelerine uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine,incelenen dosya içeriğine göre yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine;ancak: 5237 sayılı TCK.nun 7/2. maddesi gözetilerek; 08.02.2008 tarihinde yürürlüğe giren 5728 sayılı Yasanın 562. maddesi ile değişik CMK.nun 231. maddesi uyarınca "hükmün açıklanmasının geri bırakılmasının" takdir ve değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması, Bozmayı gerektirmiş, katılan vekili ile sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı yasanın 8/1.maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayıl CMUK. nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 25.02.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.