Yargıtay · 11. Ceza Dairesi

Yargıtay 11. Ceza Dairesi 2009/7833 E. 2010/547 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
11. Ceza Dairesi
Esas No
2009/7833
Karar No
2010/547
Karar Tarihi

Emniyeti suiistimal suçundan sanık ...'ın, 765 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 508, 81/2. maddeleri gereğince 2 ay 10 gün hapis ve 570 yeni Türk lirası adlî para cezası ile cezalandırılmasına dair Aydın 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 03/03/2008 tarihli ve 2005/564 esas, 2008/147 sayılı kararını tüm dosya kapsamına göre; Sanığın emniyeti suiistimal suçu olarak belirlenen eylemi sebebiyle tayin olunan 2 ay hapis ve 489 yeni Türk lirası adlî para cezasının, anılan Kanun'un 81/2. maddesi uyarınca 1/6 oranında artırıldığında, tekerrüre esas alınan Aydın 1. Sulh Ceza Mahkemesinin 10/02/2005 tarihli ve 2004/436 esas, 2005/104 sayılı karar ile verilen, 237,60 yeni Türk lirası ağır para cezasının bir günü 100 yeni Türk lirasından hapse dönüştürülmesi sonucu 2 gün olarak belirlenip, aynı Kanun'un 81/3. maddesi hükmüne göre cezanın 2 gün artırılması suretiyle, 2 ay 2 gün hapis cezası yerine, yazılı şekilde 2 ay 10 gün hapis cezasına hükmedilerek sanığa fazla ceza verilmesinde isabet görülmediğinden bahisle 5271 Sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 309. maddesi uyarınca, anılan kararın bozulması lüzumu Yüksek Adalet Bakanlığı Ceza İşleri Genel Müdürlüğü ifadeli 17.03.2009 gün ve 2009/1496-7381 sayılı kanun yararına bozmaya atfen Yargıtay C. Başsavcılığının 14.04.2009 gün ve KYB.2009/79170 sayılı ihbarnamesiyle daireye ihbar ve dava evrakı tevdii kılınmakla incelenip gereği görüşüldü: Kanun yararına bozma, kesin olan ya da temyiz edilmeden kesinleşen hükümlere karşı başvuruları olağan üstü bir yasa yoludur. Henüz kesinleşmeyen kararın yasa yararına incelenmesi olanaksızdır. 5271 sayılı CMK’nun 234. maddesinin (1) numaralı fıkrasının (b-2) bendinde, mağdur ile şikayetçinin kovuşturma evresindeki hakları arasında, kamu davasına katılma, (b-6) bendinde de davaya katılmış olma koşuluyla davayı sonuçlandıran kararlara karşı kanun yollarına başvurma, haklarının olduğu belirlenmiş, aynı maddenin (3) numaralı fıkrası uyarınca da; bu hakların, suçun mağdurları ile şikâyetçiye anlatılıp açıklanacağı ve bu hususun tutanağa yazılacağı hüküm altına alınmıştır. Mağdur, suçtan zarar gören gerçek ve tüzel kişiler ile malen sorumlu olanların, ilk derece mahkemesindeki kovuşturma evresinin her aşamasında hüküm verilinceye kadar şikâyetçi olduklarını bildirerek kamu davasına katılabilecekleri, hususu 237. maddenin (1) numaralı fıkrasında yer almış, kamu davasına katılma usulünü düzenleyen 238. maddenin (2) numaralı fıkrasında da “Duruşma sırasında şikâyeti belirten ifade üzerine, suçtan zarar görenden davaya katılmak isteyip istemediği sorulur” hükmü getirilmiştir. Bu hükümler karşısında kovuşturma esnasında şikâyetçi olduğunu bildiren kişiye, suçtan zarar gören olması halinde davaya katılmak isteyip istemediği sorulmalıdır. Şikâyetçi davaya katılmak istiyorsa, bu konuda olumlu veya olumsuz bir karar verilmeli ve hüküm her şart altında katılan veya bu yöndeki talebi reddedilene tebliğ edilmelidir. Duruşmada şikâyetini ifade edene, kamu davasına katılma hakkını engelleyici biçimde davaya katılmak isteyip istemediğinin sorulmadan karar verilmesi halinde de hüküm yine şikâyetçiye tebliğ edilmeli ve temyiz edilmemesi veya temyiz taleplerinin reddi halinde kesinleşebileceği göz önünde tutulmalıdır. Dosyanın incelenmesinde, yokluğunda verilen hükmün, 05.10.2005 günlü oturumda sanıktan şikâyetçi olduğunu bildiren şikâyetçi ...'a tebliğ edilmediği, bu nedenle hükmün kesinleşmediğinin anlaşılması karşısında, CMK'nın 309. maddesi uyarınca kanun yararına bozma istemine atfen düzenlenen ihbarnamedeki düşünce yerinde görülmediğinden REDDİNE, anılan hükmün şikâyetçi ...'a usulüne uygun şekilde tebliği hususunun mahallinde takdir ve ifasına, dosyanın Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına İADESİNE, 05.02.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 11. Ceza Dairesi, E. 2009/7833, K. 2010/547, T. 05.02.2010, www.arakarar.com/karar/yargitay-11-ceza-dairesi-2009-7833-e-2010-547-k-80a646e1c88f