Yargıtay · 11. Ceza Dairesi
Yargıtay 11. Ceza Dairesi 2009/23399 E. 2010/7090 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 11. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2009/23399
- Karar No
- 2010/7090
- Karar Tarihi
Dolandırıcılık ve evrakta sahtecilik suçundan şüpheliler, ... ve haklarında yapılan soruşturma evresi sonucunda Karşıyaka Cumhuriyet Başsavcılığınca düzenlenen 30.03.2007 tarihli ve 2006/1485 esas, 2007/1477 sayılı ek kovuşturmaya yer olmadığına dair karara yönelik itirazın reddine ilişkin mercii İZMİR 11. Ağır Ceza Mahkemesi Başkanlığının 29.06.2007 tarihli ve 2007/442 değişik iş sayılı kararın, dosya kapsamına göre, şüphelilerden ’nun gerçekte kendi evi olan arkadaşı şüpheli’ın üzerine kayıtlı Menemen 5201 ada, 5 nolu parselde bulunan evi arkadaşı olan diğer şüpheli’a satılmış gibi gösterilip bankadan kredi almak hususunda anlaştıkları, amaçlarının ise bankadan konut kredisi alıp ticari işlerde kullanmak olduğu, şüpheli’ın boşanma aşamasında olduğu, eşi müşteki ’ın nüfus cüzdanı ve sigorta kartının fotokopilerini çıkarttığı, Menemen’de işyeri bulunan ’ın da müştekinin kendi yanında çalıştığını belirtir maaş yazısını hazırladığı, ın, üzerine kayıtlı söz konusu evi satın almak istediğini, krediye ihtiyacı olduğunu bildirerek Karşıyaka Oyakbank Şubesine başvurduğu, şüpheliler ve ’nun diğer şüpheli ’dan alacakları krediye kefil olmasını istedikleri, adı geçenin de bunu kabul ettiği ve Karşıyaka Oyakbank Şubesine giderek sözleşmeyi imzaladığı, ve ’ın müşteki’ın daha önceden hazırladıkları evraklarıyla birlikte bir başka şahsı müşteki yerine bankaya götürerek adı geçeni kefil gösterip, getirdikleri şahsa onun adına sözleşmeye imza attırdıkları, bu şekilde şüpheliler, , ve ın suç tarihinde 48.000 Yeni Türk lirası konut kredisini Bankadan çektikleri,ın da söz konusu gayrimenkulu ’a devrettiği, çekilen kredinin taksitlerinin ödenmemesi nedeniyle Banka Şubesince, Karşıyaka 1. Noterliği aracılığı ile müştekiye kefil olması nedeniyle ihtarname gönderildiği, ayrıca telefonla borcunu ödemesi hususunda uyarılması üzerine şikayetçinin gerçekte hiç Oyakbank Şubesine gitmediği halde’ın aldığı krediye kendisinin kefil olarak gösterildiğini öğrendiği; 30.03.2007 tarihli iddianame ile şüpheliler , , , ve haklarında dolandırıcılık ve evrakta sahtecilik suçlarından kamu davası açıldığı, Müştek’ın yerine bankaya giderek, kredi sözleşmesine imza attığı iddia edilen şüpheli ile söz konusu kredinin işlemlerini yapan banka görevlileri olan diğer şüpheliler ... ve haklarında ise ek kovuşturmaya yer olmadığına dair karar tüm dosya kapsamına göre; Şüpheliler ve ’ın ifadelerinde müştekinin kredi sözleşmesini imzalamaya gitmediğini ikrar etmeleri ve 10.05.2006 tarihli bilirkişi raporunda, kredi sözleşmesinde müşteki adına atılmış imzaların, müştekinin eli ürünü olmadığının belirtilmesi karşısında, banka görevlileri olan şüpheliler ... ve ’ın haklarında kamu davası açılan şüpheliler ile fikir birliği içersinde hareket ettikleri yönündeki iddianın diğer tüm delillerle birlikte mahkemesince değerlendirilmesi gerektiği cihetle, bu sanıklar hakkında da kamu davası açılması gerektiği gözetilmeden itirazın kabulü yerine reddine karar verilmesinde isabet görülmediğinden bahisle 5271 Sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 309. maddesi uyarınca, anılan kararın bozulması lüzumu Yüksek Adalet Bakanlığı Ceza İşleri Genel Müdürlüğü ifadeli 16.12.2009 gün ve 50080 sayılı kanun yararına bozmaya atfen Yargıtay C. Başsavcılığının 31.07.2006 gün ve KYB.2007/219651 sayılı ihbarnamesiyle daireye ihbar ve dava evrakı tevdii kılınmakla incelenip gereği görüşüldü: Karşıyaka Cumhuriyet Başsavcılığınca düzenlenen 30.03.2007 tarihli ve 2006/1485 esas, 2007/1477 sayılı ek kovuşturmaya yer olmadığına dair karara yönelik itirazın reddine ilişkin mercii İZMİR 11. Ağır Ceza Mahkemesi Başkanlığının 29.06.2007 tarihli ve 2007/442 değişik iş sayılı kararının CMK’nun 309. maddesi uyarınca kanun yararına bozulması istemli Yüksek Adalet Bakanlığı Ceza İşleri Genel Müdürlüğünün 03.10.2007 gün ve 50080 sayılı kanun yararına bozma istemine atfen Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 31.10.2007 gün ve KYB.2007219651 sayılı ihbarnamesiyle Dairemize gönderilmiş ve Dairemizin 12.03.2008 gün ve 2007/8466 Esas, 2008/1468 sayılı kararı ile anılan ek kovuşturmaya yer olmadığına ilişkin kararın şikayetçi vekiline tebliğine dair belge aslı veya onaylı örneğinin eklenerek, kanun yararına bozma istemine esas olmak üzere incelemesi yapılmak amacıyla dosyanın iadesi için Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına tevdiine karar verilmiştir. Dosya eksikliğin ikmali ile Adalet Bakanlığı Ceza İşleri Genel Müdürlüğünün 25.06.2008 gün ve 36338 sayılı yazısı ekinde gönderildiği Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 07.07.2008 havale tarihli derkenar yazısı ile Dairemize sunulmuş olup; yapılan incelemede, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının yukarıda anılan 31.10.2007 gün ve KYB.2007219651 sayılı ihbarnamesinin dosya içerisinde mevcut bulunmadığı, Adalet Bakanlığı Ceza İşleri Genel Müdürlüğünün 03.10.2007 gün ve 50080 sayılı kanun yararına bozma isteminin de aslının dosya içerisinde olmayıp, onaysız fotokopisinin mevcut olduğu, dosyanın bu haliyle CMK’nun 309. maddesi uyarınca kanun yararına bozma istemini incelemeye elverişli bulunmadığı anlaşılmakla, Dairemizin 05.06.2009 gün ve 2008/11824 esas, 2009/6942 sayılı kararı ile anılan eksikliklerin giderilip, dosyanın kanun yararına bozma istemine esas olmak üzere incelenmesi yapılmak amacıyla iadesi için Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına tevdiine karar verilmiştir, Dosya, Adalet Bakanlığı Ceza İşleri Genel Müdürlüğünün 16.12.2009 gün ve 71179 sayılı yazısı ekinde gönderildiği Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 22.12.2009 havale tarihli derkenar yazısı ile Dairemize gönderilmiş olup; Adalet Bakanlığı Ceza İşleri Genel Müdürlüğünün 16.12.2009 gün ve 71179 sayılı yazısında; yukarıda bahsi geçen ve önceki iade kararımızın gerekçesini oluşturan, Adalet Bakanlığı Ceza İşleri Genel Müdürlüğünün 03.10.2007 gün ve 50080 sayılı kanun yararına bozma isteminin onaylı bir örneğinin dosya içerisine konulduğu, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 31.10.2007 gün ve KYB.2007219651 sayılı ihbarnamesinin Genel Müdürlüklerinde bulunmadığı bildirilmekle, yapılan incelemede, dosya içerisinde Adalet Bakanlığı Ceza İşleri Genel Müdürlüğünün anılan kanun yararına bozma isteminin onaysız fotokopisinin gönderildiği, yine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 31.10.2007 gün ve KYB.2007219651 ihbarnamesinin de ilgili merciinden temin edilmeden evrakın iade olunduğu, dosyanın bu haliyle CMK’nın 309. maddesi uyarınca kanun yararına bozma istemini incelemeye elverişli bulunmadığı anlaşılmakla, anılan eksikliklerin giderilip, dosyanın kanun yararına bozma istemine esas olmak üzere incelenmesi yapılmak amacıyla iadesi için Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 22.06.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.