Yargıtay · 11. Ceza Dairesi
Yargıtay 11. Ceza Dairesi 2009/21627 E. 2011/20301 K. – Resmi Belgede
Konu: Resmi Belgede Sahtecilik
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 11. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2009/21627
- Karar No
- 2011/20301
- Karar Tarihi
- Konu
- Resmi Belgede Sahtecilik
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇ : Resmi belgede sahtecilik HÜKÜM : 765 sayılı TCK.nun 350/1, 59/2, 647 sayılı Yasanın 4, 5. maddeleri uyarınca 3.300 lira adli para cezasıyla cezalandırılmasına ve taksitlendirilmesine dair Dosyadaki belgelerden 07.04.2006-04.10.2007 tarihleri arasında bir başka suçtan İstanbul H Tipi kapalı Ceza İnfaz kurumunda tutuklu olan sanığın daha önceden usulüne uygun olarak tebligat yapılmayan “..... Derebeyi Caddesi Mecidiyeköy/İstanbul” adresine 22.02.2007 tarihinde Tebligat Kanunu’nun 35. maddesine göre yapılan tebliğ işleminin geçersiz olduğu, bu nedenle sanık müdafiinin öğrenme üzerine 29.11.2006 günlü hükme yönelik temyizinin süresinde kabul edilmesi gerektiği cihetle, dosya incelenerek gereği görüşüldü; Ayrıntıları Ceza Genel Kurulunun 14.07.2009 gün ve 2009/163 esas, 2009/202 sayılı kararında açıklandığı üzere; sanık hakkında kurulan mahkûmiyet hükmünün hukuki bir sonuç doğurmamasını ifade eden ve doğurduğu sonuçlar itibariyle karma bir özelliğe sahip bulunan “hükmün açıklanmasının geri bırakılması” kurumu, denetim süresi içinde kasten bir suçun işlenmemesi ve yükümlülüklere uygun davranılması halinde, geri bırakılan hükmün ortadan kaldırılarak kamu davasının 5271 sayılı CMK’nun 223. maddesi uyarınca düşürülmesi sonucunu doğurduğundan, bu niteliğiyle sanık ile devlet arasındaki cezai nitelikteki ilişkiyi sona erdiren düşme nedenlerinden birisini oluşturmaktadır. Koşullu bir düşme nedeni olan “hükmün açıklanmasının geri bırakılması” müessesesi, objektif koşulların varlığı halinde mahkemece, diğer kişiselleştirme hükümlerinden önce ve re’sen değerlendirilerek, uygulanması yönünde kanaate ulaşıldığı takdirde, hiçbir isteme bağlı olmaksızın öncelikle uygulanmak zorunda olup sanığın kayden sabıkasız olduğu, objektif koşul yönünden bir engel bulunmadığı ve hükmün henüz kesinleşmemiş olması nedeniyle mahkemenin 12.03.2008 gün, 2004/448 esas ve 2006/950 sayılı ek kararı da yok hükmünde olduğu cihetle; tebliğnamedeki düşünceye iştirak edilmemiştir. Yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma neticelerine uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre sanık müdafiinin yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine; ancak: Hükümden sonra, 8.2.2008 günlü Resmi Gazetede yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren 5728 sayılı Yasanın 562. maddesiyle değişik CMK.nun 231 ve TCK.nun 7/2. maddeleri uyarınca "hükmün açıklanmasının geri bırakılmasının" takdir ve değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması, Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 28.09.2011 gününde oybirliği ile karar verildi.