Yargıtay · 11. Ceza Dairesi
Yargıtay 11. Ceza Dairesi 2009/19529 E. 2012/15855 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 11. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2009/19529
- Karar No
- 2012/15855
- Karar Tarihi
Yukarıda açık kimlikleri ve suçları yazılı sanıklar hakkında Nazilli Ağır Ceza Mahkemesi’nin 07.08.2009 gün ve 2009/283 Esas, 2009/233 Karar sayılı son soruşturmanın açılması kararı ile Dairemize açılan kamu davasının yapılan yargılaması sonunda; TÜRK MİLLETİ ADINA Hüküm veren Yargıtay Onbirinci Ceza Dairesince gereği görüşüldü: İDDİA: Nazilli Ağır Ceza Mahkemesi’nin 07.08.2009 gün ve 2009/283 Esas, 2009/233 Karar sayılı son soruşturmanın açılması kararı ile; sanık hakim ... ile zabıt katibi ...'ın Köşk Sulh Ceza Mahkemesinin 2002/142 esas sayılı kamu davasının yargılaması sonunda 10.07.2003 tarihinde kısa ve aynı tarihli gerekçeli kararda sanık ... hakkında saldırgan sarhoşluk suçundan 2 ay hafif hapis cezası verilip 765 sayılı TCK.nun 59. maddesi gereğince 1/6 oranında indirilerek 1 ay 10 gün hafif hapis cezası ile cezalandırılmasına, bu cezanın da paraya çevrilerek 145.400.000 TL hafif para cezası ile cezalandırılmasına şeklinde hüküm tesis edip, bu kararı Aydın Cumhuriyet Başsavcılığına görüldü yapılmak üzere gönderdikleri halde, sonradan yanlış hesaplama yapıldığını fark edip, aynı kararda değişiklik yaparak "TCK.nun 59. maddesi gereğince 1/6 oranında indirim yapıldıktan sonra 1 ay 20 gün hafif hapis cezası ile cezalandırılmasına, bu cezanın da paraya çevrilerek 181.750.000 TL hafif para cezası ile cezalandırılmasına" şeklinde yazdıkları, kısa kararı da buna göre değiştirdikleri belirtilerek TCK.nun 204/2-3, 53. maddeleri gereğince cezalandırılmaları istemiyle Dairemize kamu davası açılmıştır. ESAS HAKKINDAKİ GÖRÜŞ: Cumhuriyet savcısı esas hakkındaki görüşünde; sanıkların savunmaları ve Köşk Sulh Ceza Mahkemesinin 2002/142 esas sayılı dosyasına göre, cezalandırılmalarına yetecek yeterli delil elde edilemediğinden, yüklenen suçun sanıklar tarafından işlendiğinin sabit olmaması nedeniyle beraatlerine karar verilmesini talep etmiştir. SAVUNMA: Sanık ... savunmasında; yüklenen suçlamayı kabul etmediğini, suça konu dosyanın yerel Cumhuriyet savcısının temyizi üzerine Yargıtay’a gönderildiğini, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından düzenlenen tebliğnamede saldırgan sarhoşluk suçundan 1 ay 20 gün yerine 1 ay 10 gün hafif hapis cezası belirlenmesinin bozmayı gerektirdiğinin ancak aleyhe temyiz olmadığından bozma gerekçesi yapılmadığının belirtildiğini, Yargıtay 2. Ceza Dairesi tarafından 28.11.2005 günü incelenen hükmün zamanaşımı nedeniyle bozulup ortadan kaldırılmasına karar verildiğini, Yargıtay karar tarihinden bir yıl önce Köşk adliyesinin kapatıldığını, dolayısıyla Yargıtay dönüşü dosya içinden belge değiştirmesinin fiilen imkansız olduğunu, şayet dosya Yargıtay'a gönderilmeden önce tutanak değiştirilmiş ise bu durumun Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı ve Yargıtay 2.Ceza Dairesi tarafından fark edilmemesinin mümkün olmadığını, dosya içerisinde gerek eski gerekse değiştirildiği iddia edilen her iki kararın halen mevcut olduğunu, dolayısıyla sahtecilik suçunun iğfal kabiliyeti unsurunun bulunmadığını, suça konu değiştirildiği iddia edilen tutanak ve gerekçeli kararın personel tarafından nüshaları eksik diye çoğaltıldığı düşünülerek imzalanmış olabileceğini bunda da sahtecilik kastından söz edilemeyeceğini, suç kastı ile hareket ederek aynı tarihi taşıyan farklı iki karar ve duruşma tutanağını kendisinin düzenlemediğini, iddia edilen eylemi gerçekleştirdiği kabul edilse bile bu durumda hatayı düzeltme amacıyla hareket edildiğinden eylemin olsa olsa görevi kötüye kullanma suçunu oluşturacağını, bu durumda da zamanaşımının gerçekleştiğinin gözetilmesi gerektiğini belirterek beraatine karar verilmesini talep etmiştir. Sanık ... savunmasında; yüklenen suçlamayı kabul etmediğini, suç tarihinde aday memur olduğunu, deneyimsizliği nedeniyle mahkeme hakimi tarafından imza eksiği olduğu bildirilen zabıt ve kararları imzaladığını, bunların daha önceden yazılan zabıtlara uygun olup olmadığı yönünde bir denetim ve kontrol yapmadığını, mahkeme hakimi tarafından imzalaması için önüne konulan zaptı imzalamamak gibi bir seçeneği bulunmadığını, suça konu belgeleri bu şekilde imzalamış olabileceğini, bilerek resmi belgede sahtecilik yapmadığını, suç konusu belgeyi düzenleyenin kendisi olmadığını beyan etmiştir. KANITLARIN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE Aydın 2. Sulh Ceza Mahkemesinin 2006/163 Esas, 2006/89 Karar sayılı dosyası getirtilmiş, incelenmesinde; suçun, etkili eylem, saldırgan sarhoşluk, tehdit ve hakaret, suç tarihinin 23.07.2002, müştekilerinin ... ve ..., sanığının ... olduğu, yapılan yargılama sonunda, etkili eylem suçundan açılan kamu davasının şikayetten vazgeçmenedeniyle TCK 460. maddesi gereğince ortadan kaldırılmasına, sövmesuçundan açılan kamu davasının müştekilerin şikayetlerindenvazgeçmeleri nedeniyle TCK.nun 99. maddesi gereğince düşürülmesine,tehdit suçundanberaate,saldırgansarhoşluksuçundan açılan kamudavası nedeniyle 765 sayılıTCK.nun 572, 59 maddeleri ile 1 ay 10 günhafif hapis cezası ile cezalandırılmasına,647 sayılı Yasanın 4 ve 6.maddeleri uygulanarak cezanın paraya çevrilipertelenmesinekararverildiği, kararın o yer Cumhuriyet savcısınca temyiz edildiği veYargıtay 2. Ceza Dairesinin 28.11.2005 tarih 2004/20645 E-2005/26917 K. sayılı ilamıile;saldırgan sarhoşluk suçundan açılankamu davasının inceleme tarihi itibariyle zamanaşımı dolduğundanhükmün bozulup davanın ortadan kaldırıldığı, diğer yönleri ile hükmün onandığı anlaşılmış, dosya içerisinde her ikisi de 10.07.2003 günlü, saldırgan sarhoşluk suçundan 1 ay 10 gün ve 1 ay 20 gün hapis cezalarına hükmedilen iki gerekçeli kararın bulunduğu görülmüş ise de; sanıkların aksi sabit olmayan savunmaları, incelenen Aydın 2. Sulh Ceza Mahkemesinin 2006/163 Esas, 2006/89 Karar sayılı dosyası ile tüm dosya içeriği birlikte değerlendirildiğinde, her iki kararın da dosya içinde birlikte bulunması nedeniyle yapılan sahteciliğin aldatma yeteneği bulunmadığından yüklenen suçun unsurları itibariyle oluşmadığı gibi, sanıkların yüklenen suçu işlediklerinin sübut bulmadığı anlaşılmakla beraatlerine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki hüküm kurulmuştur. GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ: Ayrıntıları yukarıda açıklandığı üzere; Yüklenen suçun sanıklar tarafından işlendiğinin sabit olmaması nedeniyle CMK’nın 223/2-e maddesi uyarınca sanıkların atılı suçtan ayrı ayrı BERAATLERİNE, Yargılama giderlerinin Hazine üzerinde bırakılmasına, Dair, sanıkların yokluğunda, Cumhuriyet savcısı Enis Luş hazır olduğu halde, isteme uygun ve hükmün tebliğinden itibaren 7 gün içerisinde Dairemize sunulacak dilekçe ya da zabıt kâtibine başvurularak düzenlettirilecek tutanak ile Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nda temyiz yolu açık olmak üzere 30.04.2010 günü oybirliğiyle verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. Sanıkların yokluğunda verilen 07.05.2010 günü usulüne uygun olarak tebliğ edilen iş bu karara karşı yasal süresi içinde yasa yoluna başvurulmadığından 13.07.2010 tarihinde kesinleşmiştir. 14.09.2010