Yargıtay · 11. Ceza Dairesi
Yargıtay 11. Ceza Dairesi 2009/18483 E. 2011/24259 K.
Konu: Sahtecilik, Güveni Kötüye Kullanmak
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 11. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2009/18483
- Karar No
- 2011/24259
- Karar Tarihi
- Konu
- Sahtecilik, Güveni Kötüye Kullanmak
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇ : Sahtecilik, güveni kötüye kullanmak HÜKÜM : Sanık ...: 765 sayılı Yasanın 508, 522, 647 sayılı Yasanın 4. maddelerine göre 990 YTL APC ile cezalandırılmasına. 765 sayılı Yasanın 345, 647 sayılı Yasanın 4. maddelerine göre 4015 YTL APC ile cezalandırılmasına ve verilen cezalar toplanarak, sanığın 5005 YTL APC ile cezalandırılmasına Sanık ...: 765 sayılı Yasanın 345, 647 sayılı Yasanın 4. maddelerine göre 4015 YTL APC ile cezalandırılmasına Katılan ... vekilinin, 24.01.2006 tarihli oturumda usulüne uygun olarak katılma isteminde bulunup mahkemece katılanlığına karar verdiğinden tebliğnamedeki bu yöne ilişen bozma düşüncesine iştirak edilmemiş, katılan vekilinin temyiz isteminin her iki sanık hakkında kurulan hükümlere yönelik olduğu kabul edilmiştir. 1- Sanık ...'ın temyizi ile ilgili yapılan incelemede; Yokluğunda verilip usulüne uygun olarak sanığa 24.01.2007 tarihinde tebliğ edilen hükmü karar tarihinde yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK.nun 310. maddesinde belirlenen bir haftalık yasal süre geçtikten sonra 21.02.2007 tarihli dilekçesiyle temyiz eden sanığın vaki temyiz isteminin 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK.nun 317. maddesi uyarınca istem gibi REDDİNE, 2- Katılan vekilinin her iki sanık hakkında kurulan mahkumiyet hükümlerine yönelik temyiz itirazlarına gelince; 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 7 ve 5252 sayılı Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun 9. maddeleri hükmü karşısında; sanık ...'e yüklenen "Özel belgede sahtecilik ve güveni kötüye kullanmak" ile sanık ...'a yüklenen "özel belgede sahtecilik" suçlarının yasada gerektirdiği cezasının türü ve üst sınırı itibariyle tabi olduğu, suç tarihinde yürürlükte bulunan ve sanıklar lehine olan 765 sayılı TCK’nun 102/4 ve 104/2. maddelerinde öngörülen 7 yıl 6 aylık olağanüstü dava zamanaşımının, suç tarihinden temyiz inceleme tarihine kadar dolduğu anlaşılmış ve katılan vekilinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde görülmüş olduğundan sair yönleri incelenmeyen hükmün 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken, 1412 sayılı CMUK’nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak bu husus yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden aynı Yasanın 322. maddesindeki yetkiye dayanılarak sanıklar hakkındaki kamu davalarının gerçekleşen olağanüstü dava zamanaşımı nedeniyle 765 sayılı TCK’nun 102/4, 104/2 ve 5271 sayılı CMK’nun 223/8. maddeleri gereğince DÜŞÜRÜLMESİNE, 29.12.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.