Yargıtay · 11. Ceza Dairesi
Yargıtay 11. Ceza Dairesi 2009/17849 E. 2012/1438 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 11. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2009/17849
- Karar No
- 2012/1438
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇ : Kaybolmuş veya hata sonucu ele geçmiş eşya üzerinde tasarruf, resmi belgenin düzenlenmesinde yalan beyan HÜKÜM : Sanık ... hakkında 5237 sayılı TCK.nun 160, 52, 53. maddeleri gereğince 1.200 YTL adli para cezası Sanık ... hakkında TCK.nun 160, 53. maddelerine göre 2 ay hapis. TCK.nun 206, 53. maddeleri gereğince 6 ay hapis cezasına ilişkin I-Sanık ... hakkında verilen mahkumiyet hükmüne yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde; 5219 sayılı Kanunun 3. maddesi ile değişik 1412 sayılı CMUK.nun 305. maddesindeki temyiz kesinlik sınırının 21.07.2004 tarihinden itibaren 2.000. TL’ye çıkartılmış olması nedeniyle sanık hakkında hükmolunan ve kesinlik sınırının altında kaldığı anlaşılan 1.200 TL doğrudan adli para cezasına, mahkûmiyet hükmüne yönelik sanığın temyiz isteminin 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK.nun 317. maddesi uyarınca istem gibi REDDİNE, II- Sanık ...’ın hakkında “kaybolmuş veya hata sonucu ele geçmiş eşya üzerinde tasarruf” suçundan verilen mahkûmiyet hükmüne yönelik temyiz itirazlarının incelenmesine gelince; Yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma neticelerine uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre sanığın yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine; ancak: 5237 sayılı Yasanın 53. maddesinin 1. fıkrasının c bendinde yer alan hak yoksunluğunun, aynı maddenin 3. fıkrasına göre koşullu salıverilen hükümlünün kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet kayyımlık yetkileri açısından koşullu salıverilmeye, 1. fıkranın diğer bentlerinde yazılı haklardan cezanın infazı tamamlanıncaya kadar yoksun bırakılmasına kadar uygulanabileceği gözetilmeden yazılı şekilde hüküm kurulması, Yasaya aykırı ise de; yeniden yargılama yapılmasını gerektirmeyen bu hususun 5320 sayılı Yasanın 8. maddesi uyarınca uygulanması gereken 1412 sayılı Yasanın 322. maddesi gereğince düzeltilmesi mümkün bulunduğundan; hüküm fıkrasından 5237 sayılı Yasanın 53. maddesinin uygulanmasına ilişkin bölümün çıkartılarak, yerine “53. maddenin 3. fıkrası uyarınca 1. fıkranın c bendinde yer alan kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık haklarından koşullu salıverilme tarihine, 1. fıkranın diğer bentlerinde yazılı haklardan cezanın infazı tamamlanıncaya kadar yoksun bırakılmasına” denilmek suretiyle sair yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, III-Sanık ... hakkında “resmi belgenin düzenlenmesinde yalan beyan” suçundan verilen mahkumiyet hükmüne yönelik temyiz itirazlarına gelince; 1-5237 sayılı TCK.nun 206. maddesinde düzenlenen "resmi belgenin düzenlenmesinde yalan beyan” suçunun oluşumu için madde gerekçesinde de açıklandığı üzere, kişinin açıklamaları üzerine düzenlenen resmi belgenin bu beyanın doğruluğunu ispat edici bir güce sahip olması gerekli olup, beyanı alan memurun bu beyanın doğruluğunu araştırıp, bu beyanın doğruluğuna tam olarak kanaat getirdikten sonra bu belgeyi düzenlemek durumunda ise, diğer bir deyişle belge sadece beyan esas alınarak değil yapacağı/yapması gerektiği inceleme ve araştırmalar sonucunda meydana getirilmekte ise bu suç oluşmayacaktır. Somut olayımızda ise; sanığın suç tarihinde bölge trafik görevlilerinin yaptıkları denetleme sırasında suça konu şikayetçi ...’a ait ve üzerinde şikayetçinin resmi bulunan gerçek sürücü belgesini ibraz ettiği sırada yakalanması şeklinde gerçekleşen eyleminde, trafik görevlilerinin ibraz edilen sürücü belgesinin ibraz eden şahsa ait olup olmadığını denetleme görev ve yetkilerinin bulunması zaten bu denetleme neticesinde belgenin sanığa ait olmadığını anlamaları karşısında; atılı suçun unsurları itibariyle oluşmadığı sanığın yüklenen “resmi belgenin düzenlenmesinde yalan beyan” suçundan beraati yerine yazılı şekilde mahkumiyetine karar verilmesi 2-Adli emanetin 2006/136 sırasında kayıtlı ...’a ait sürücü belgesinin adı geçene iadesi yerine dosyada saklanmasına karar verilmesi, Yasaya aykırı, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nun 321. maddesi uyarınca istem gibi BOZULMASINA, 13.02.2012 gününde oybirliği ile karar verildi.