Yargıtay · 11. Ceza Dairesi

Yargıtay 11. Ceza Dairesi 2009/12720 E. 2010/8552 K. – Resmi Belgede

Konu: Resmi Belgede Sahtecilik, Dolandırıcılık

Mahkeme
Yargıtay
Daire
11. Ceza Dairesi
Esas No
2009/12720
Karar No
2010/8552
Karar Tarihi
Konu
Resmi Belgede Sahtecilik, Dolandırıcılık

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SUÇ : Resmi belgede sahtecilik, dolandırıcılık HÜKÜM : a) TCK.nun 204/13, 43, 53/1-2.maddelerince 5 yıl 7 ay 15 gün hapis. B) TCK.nun 158/1-d-son, 43, 52/2, 53/1-2.maddeleri uyarınca 3 yıl 9 ay hapis ve 1500 YTL.apc. I-Sanık müdafiinin “resmi belgede sahtecilik” suçundan kurulan mahkûmiyet hükmüne yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde: Hükmolunan ceza miktarı nedeniyle 08.02.2008 günü yürürlüğe giren 5728 Sayılı Yasa ile değişik 5271 sayılı CMK.nun 231. maddesinin uygulanması olanağı bulunmayan sanık hakkında yapılan yargılama sonunda; toplanan deliller karar yerinde incelenip suçun sübutu kabul, oluş, soruşturma ve kovuşturma sonuçlarına uygun şekilde vasfı tayin, cezayı artırıcı sebebin nitelik ve derecesi, azaltıcı bir sebebin ise bulunmadığı takdir kılınmış, 01.06.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 7 ve 5349 sayılı Kanunla değişik 5252 sayılı Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun 9. maddeleri uyarınca mahkemece 765 ve 5237 sayılı Yasa hükümleri olaya uygulanarak ortaya çıkan sonuçların denetime imkan verecek şekilde gösterilip birbiriyle karşılaştırılması suretiyle lehe hüküm belirlenerek sonucuna göre karar verilmiş ve incelenen dosyaya göre verilen hükümde bir isabetsizlik görülmemiş olduğundan sanık müdafiinin zincirleme suç hükümlerinin koşullarının oluşmadığı ve fazla ceza verildiğine ilişen ve yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle hükmün istem gibi ONANMASINA, I-Sanık müdafiinin “nitelikli dolandırıcılık” suçundan kurulan mahkûmiyet hükmüne yönelik temyiz itirazlarına gelince: Sanığın kendisini adı ile stajyer avukat olarak tanıtıp yanında çalıştığını söylediği olaydan habersiz Av. adına vekâletname düzenlettirerek katılanlardan tahsil için bir kısım kıymetli evrak, icra masrafları ve vekâlet ücreti adı altında nakit para alması ve kısa bir süre sonra da katılanların başkasından olan 37.500 TL tutarındaki alacağını kendisine temlik ettirmesinden ibaret eyleminde Noterlik bir kamu hizmeti olmasına rağmen gerek 765 sayılı TCK.nun 504/3 gerekse de 5237 Sayılı TCK’nun 158/1-d. maddesinde belirtilen kamu kurumu niteliğinde olmadığı ve suçun mağdurunun senet alacaklıları olup aldatıcı hareketlerle onlardan çıkar sağlanması için icra dairesinin vasıta olarak kullanılmayıp, senetleri kendi adına ciro ederek borçlularına yönelik icra takibinde bulunulması nedeniyle basit dolandırıcılık suçunun oluştuğu, suç tarihinde yürürlükte bulunan 765 sayılı Türk Ceza Kanununun 503/1, 80 ile 5237 sayılı TCK.nun 157/1, 43/1 ve 53. maddelerinin karşılaştırılması suretiyle hüküm kurulması gerektiği gözetilmeden yazılı şekilde hüküm kurulması, Yasaya aykırı, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden dolayı 5320 Sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 Sayılı CMUK. nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 13.07.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 11. Ceza Dairesi, E. 2009/12720, K. 2010/8552, T. 13.07.2010, www.arakarar.com/karar/yargitay-11-ceza-dairesi-2009-12720-e-2010-8552-k-f85067fa22bc