Yargıtay · 11. Ceza Dairesi

Yargıtay 11. Ceza Dairesi 2009/12062 E. 2010/8770 K. – Sahtecilik-Dola

Konu: Sahtecilik-Dolandırıcılık

Mahkeme
Yargıtay
Daire
11. Ceza Dairesi
Esas No
2009/12062
Karar No
2010/8770
Karar Tarihi
Konu
Sahtecilik-Dolandırıcılık

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SUÇ : Sahtecilik-Dolandırıcılık HÜKÜM : 765 sayılı TCK.nun 504/3, 80, 522, 59/2, 40. maddeleri gereğince 2 Yıl 3 Ay 6 Gün Hapis ve 811.632.- YTL Adli Para Cezası ile cezalandırılması, 765 sayılı TCK.nun 504/3, 80, 522, 59/2, 40. maddeleri gereğince 2 Yıl 3 Ay 6 Gün Hapis ve 118.635.- YTL Adli Para Cezası ile cezalandırılması, 5237 sayılı TCK.nun 155/2, 62. maddeleri gereğince 10 Ay Hapis ve 5.000.- YTL Adli Para Cezası ile cezalandırılması, hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar 53/1-a-b-c-d-e maddesindeki hakları kullanmaktan yoksun bırakılmasına, 5237 sayılı TCK.nun 158/1-f, 43, 62. maddeleri gereğince 2 Yıl 1 Ay Hapis ve 62.500.- YTL Adli Para Cezası ile cezalandırılması, hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar 53/1-a-b-c-d-e maddesindeki hakları kullanmaktan yoksun bırakılmasına, 765 sayılı TCK.nun 504/3, 80, 522, 59/2, 40. maddeleri gereğince 2 Yıl 3 Ay 6 Gün Hapis ve 100.830.- YTL Adli Para Cezası ile cezalandırılması, 5237 sayılı TCK.nun 158/1-f, 43, 62. maddeleri gereğince 2 Yıl 1 Ay Hapis ve 62.500.- YTL Adli Para Cezası ile cezalandırılması, hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar 53/1-a-b-c-d-e maddesindeki hakları kullanmaktan yoksun bırakılmasına, 5237 sayılı TCK.nun 158/1-f, 43, 62. maddeleri gereğince 2 Yıl 1 Ay Hapis ve 17.820.- YTL Adli Para Cezası ile cezalandırılması, hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar 53/1-a-b-c-d-e maddesindeki hakları kullanmaktan yoksun bırakılmasına, 765 sayılı TCK.nun 504/3, 80, 522, 59/2, 40. maddeleri gereğince 2 Yıl 3 Ay 6 Gün Hapis ve 11.162.- YTL Adli Para Cezası ile cezalandırılması Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 20.02.2007 gün 5/46-39 sayılı kararında da açıklandığı üzere, mahkemece 5271 sayılı CMUK. nun 232/6 maddesi uyarınca başvurulması olanaklı yasa yolunun, süresinin, başvuru yapılacak merci ile başvuru şeklinin hiçbir kuşkuya yer vermeyecek şekilde açıkça gösterilmesi zorunlu olup; yüze karşı verilen hükümde “başvuru şekli ile süresinin” gösterilmemesi nedeniyle temyiz süresinin işlediğinden söz edilemeyeceği cihetle, sanık müdafiinin hükmü yasal sürede temyiz ettiğinin kabulü gerektiğinden tebliğnamedeki temyiz isteminin reddini isteyen düşünceye iştirak olunmamıştır. I-Katılan Vekili, ... ve ... haklarında 11.5.2004 tarih 2004/20077-1034 sayılı iddianame ile açılan ve sanıkların beraatine ilişkin karara yönelik 18.05.2006 tarihli temyiz isteminden 26.06.2006 hakim havale tarihli dilekçesiyle feragat etmiş olmakla dosyanın bu sanıklar yönünden incelenmeksizin mahalline gönderilmek üzere Yargıtay C. Başsavcılığına TEVDİİNE, II-Katılan vekilinin yüzüne karşı tefhim edilen hükme yönelik 23.5.2006 günlü temyiz dilekçesinde katılan'ın isminin yazılı olmamasına rağmen hükmü katılan adına karar tarihinde yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK. nun 310. maddesinde belirlenen bir haftalık yasal süre geçtikten sonra 06.09.2006 günlü gerekçeli temyiz dilekçesi ile temyiz ettiği anlaşıldığından vaki temyiz isteminin 5320 Sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 Sayılı CMUK.nun 317. maddesi uyarınca REDDİNE, III-Sanığın katılanlar, , , , ..., ve ı’ya yönelik dolandırıcılık eylemi nedeniyle katılanlar ve vekili ile katılan ve sanık müdafiinin temyiz isteminin incelenmesinde; Yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma ve kovuşturma neticelerine uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre, katılanlar ve vekilinin ve sanık müdafiinin katılan 'a yönelik eyleme ilişkin yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine; ancak: 5237 sayılı TCK.'nun 53/3. Maddesi uyarınca 1. Fıkranın (c) bendinde yazılı sanığın alt soyu üzerindeki hak yoksunluğunun şartla tahliye tarihine kadar, uygulanabileceğinin gözetilmemesi, Yasaya aykırı ise de; yeniden duruşma yapılmasını gerektirmeyen bu hususun 5320 sayılı yasanın 8/1. Maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK.nun 322. Maddesi uyarınca düzeltilmesi mümkün bulunduğundan, 5237 sayılı TCK'nın 53. maddesinin uygulamasına ilişkin paragrafların hüküm fıkralarından çıkartılarak yerlerine “sanığın 5237 sayılı TCK’nın 53. maddesinin 3. fıkrası uyarınca; birinci fıkranın (c) bendinde yer alan kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık haklarından koşullu salıverilme, birinci fıkrada yazılı diğer haklardan ise cezasının infazı tamamlanıncaya kadar yoksun bırakılmasına” şeklinde paragraflar yazılmak suretiyle sair yönleri usul ve yasaya uygun bulunan katılanlar , ve 'ye yönelik dolandırıcılık eylemleri nedeniyle kurulan hükümlerin DÜZELTİLEREK, katılanlar , ..., ve ı’ya yönelik dolandırıcılık eylemleri nedeniyle kurulan hükümlerin ise doğrudan ONANMASINA, IV-Katılanlar vekilinin sanığın ve 'ye yönelik “dolandırıcılık” eylemleri nedeniyle verilen beraat kararına yönelik temyizine gelince; 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 7 ve 5252 sayılı Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun 9. maddeleri karşısında; sanıklara yüklenen “dolandırıcılık” suçlarının yasada gerektirdiği cezasının türü ve üst sınırı itibariyle tabi olduğu, suç tarihinde yürürlükte bulunan ve lehe olan 765 sayılı TCK. nun 102/4. maddesinde öngörülen 5 yıllık asli dava zamanaşımının, sanıklar hakkında kesici son işlem olan sorgularının yapıldığı 14.09.2004 tarihinden temyiz inceleme tarihine kadar gerçekleştiği anlaşılmış ve katılanlar vekilinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde görülmüş olduğundan sair yönleri incelenmeyen hükmün 5320 sayılı yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK.nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak bu husus yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden aynı yasanın 322. maddesinde öngörülen yetkiye dayanılarak sanıkla hakkındaki kamu davalarının gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle 765 sayılı TCK.nun 102/4. maddesi uyarınca ORTADAN KALDIRILMASINA, V-Sanık müdafiinin “hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma” eylemi nedeniyle kurulan mahkümiyet hükmüne yönelen temyizinde: Yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma ve kovuşturma neticelerine uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre, sanık müdafiinin yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine; ancak: 5237 sayılı TCK. nun 7/2. maddesi gözetilerek; hükümden sonra 08.02.2008 tarihinde yürürlüğe giren 5728 sayılı Yasanın 562. maddesi ile değişik CMK. nun 231. maddesi uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılmasının takdir ve değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması, Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK.nun 321 nci maddesi uyarınca BOZULMASINA, 15.07.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi

Atıf: Yargıtay 11. Ceza Dairesi, E. 2009/12062, K. 2010/8770, T. 15.07.2010, www.arakarar.com/karar/yargitay-11-ceza-dairesi-2009-12062-e-2010-8770-k-ffd8257c0daa