Yargıtay · 11. Ceza Dairesi
Yargıtay 11. Ceza Dairesi 2008/9225 E. 2010/11723 K.
Konu: Sahtecilik, Dolandırıcılık
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 11. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2008/9225
- Karar No
- 2010/11723
- Karar Tarihi
- Konu
- Sahtecilik, Dolandırıcılık
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SUÇ : Sahtecilik, dolandırıcılık HÜKÜM : Sanığın sahtecilik suçundan 5237 s. TCK. nun 204/1-3, 43, 62, 53. maddeleri gereği 3 yıl 1 ay 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına ve belli hakları kullanmaktan yasaklanmasına ve dolandırıcılık suçundan 765 s. TCK. nun 504/7, 61, 522. maddeleri gereği 2 ay 20 gün hapis ve 15,00 YTL adli para cezası ile cezalandırılmasına dair. Gerekçeli karar başlığında yanlış gösterilen suç tarihinin “21.09.2001” olarak mahallinde düzeltilmesi mümkün görülmüştür. I)Sanığın “nitelikli dolandırıcılık” suçundan mahkumiyetine dair hükme yönelik müdafiinin temyiz itirazlarının incelenmesinde; 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 7. ve 5349 sayılı Kanunla değişik 5252 sayılı Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun 9. maddeleri hükümleri karşısında; sanığa yüklenen “nitelikli dolandırıcılık” suçunun yasada gerektirdiği cezasının türü ve üst sınırı itibariyle tabii olduğu, suçun işlendiği tarihte yürürlükte bulunan ve lehe olan 765 sayılı TCK’nun 102/4 ve 104/2. maddelerinde öngörülen dava zamanaşımının, suçun işlendiği 21.09.2001 tarihinden temyiz inceleme tarihine kadar gerçekleştiği anlaşılmış ve sanık müdafiinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde görülmüş olduğundan sair yönleri incelenmeyen hükmün 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken, 1412 sayılı CMUK’nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak bu husus yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden aynı Yasanın 322. maddesinde öngörülen yetkiye dayanılarak sanık hakkındaki kamu davasının gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle 765 sayılı TCK’nun 102/4 ve 104/2. maddeleri gereğince ORTADAN KALDIRILMASINA, I)Sanığın “resmi belgede sahtecilik” suçundan mahkumiyetine dair hükme yönelik müdafiinin temyiz itirazlarına gelince; Hapis cezasının süresi nedeniyle, 08.02.2008 tarihinde yürürlüğe giren 5278 sayılı Kanunun 562. maddesinin 1. fıkrası ile değişik CMK. nun 231/5 maddesinden yararlanamayacağı anlaşılan sanık hakkında yapılan yargılama sonunda toplanan deliller karar yerinde incelenip, yüklenen suçun sübutu kabul, soruşturma ve kovuşturma sonuçlarına uygun şekilde vasfı tayin, cezayı artırıcı ve azaltıcı sebeplerin nitelik ile derecesi takdir kılınmış, 01.06.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5237 Sayılı Türk Ceza Kanununun 7 ve 5349 Sayılı Kanunla değişik 5252 Sayılı Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun 9. maddeleri uyarınca 765 ve 5237 Sayılı Yasa hükümleri olaya uygulanarak ortaya çıkan sonuçların denetime imkan verecek şekilde gösterilip birbiriyle karşılaştırılması suretiyle lehe yasa belirlenerek sonucuna göre karar verilmiş ve incelenen dosyaya göre verilen hükümde bir isabetsizlik görülmemiş olduğundan sanık müdafiinin, bir nedene dayanmayan ve yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine, ancak; 5237 sayılı Yasanın 53. maddesinin 1. fıkrasının c bendinde yer alan sanığın kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkilerine ilişkin hak yoksunluklarının koşullu salıverilmeye kadar uygulanabileceği gözetilmeden yazılı şekilde hüküm kurulması, yasaya aykırı ise de, yeniden yargılama yapılmasını gerektirmeyen bu hususun 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK. nun 322. maddesi uyarınca düzeltilmesi mümkün bulunduğundan, hüküm fıkrasında yer alan 53/1. maddesindeki hakların infazın tamamlanmasına kadar kullanılamayacağına ilişkin kısım çıkartılarak yerine “5237 Sayılı TCK.nun 53. maddenin 1. fıkrasının (c) bendinde yer alan kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkilerine ilişkin haklardan koşullu salıverilme tarihine, diğer bentlerde yazılı haklardan cezanın infazı tamamlanıncaya kadar yoksun bırakılmasına“ denilmek suretiyle sair yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 25.10.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.