Yargıtay · 11. Ceza Dairesi
Yargıtay 11. Ceza Dairesi 2008/20262 E. 2012/414 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 11. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2008/20262
- Karar No
- 2012/414
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SUÇ : Dolandırıcılık, resmi belgede sahtecilik, özel belgede sahtecilik, memura yalan beyanda bulunmak, mühürde sahtecilik ve hüviyet cüzdanında sahtecilik HÜKÜM : Beraat I- Katılan .... vekilinin "memura yalan beyanda bulunmak", "taklit mühür kullanmak" suçlarından kurulan beraat hükmüne yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde: Sanık ...'ın "memura yalan beyanda bulunmak", "taklit mühür kullanmak" suçlarından beraatına ilişkin mahkemenin 19.03.2003 gün ve 2000/288 Esas 2003/55 Karar sayılı hükmüne yönelik temyiz istemlerinin Yargıtay Yüksek 6. Ceza Dairesinin 13.09.2005 gün 2005/2679 Esas, 2006/5630 Karar sayılı kararıyla reddedilmiş olması nedeniyle kesinleştiği gözetilmeden, adı geçen sanık hakkında anılan suçlar için yeniden kurulan hüküm hukuki değerden yoksun olduğundan, katılan vekilinin bu karara yönelik vaki temyiz isteminin 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nun 317. maddesi uyarınca REDDİNE, II- Katılan .... vekilinin "resmi belgede sahtecilik" suçundan kurulan beraat hükmüne yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde: Bozmaya uyularak yapılan yargılama sonucunda toplanan deliller karar yerinde incelenip, elde edilen delillerin hükümlülüğe yeter nitelik ve derecede bulunmadığı mahkemece dosya içeriğine uygun olarak kabul ve takdir kılınmış olduğundan katılan vekilinin bir sebebe dayanmayan ve yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle usul ve yasaya uygun bulunan hükmün istem gibi ONANMASINA, III- Katılan .... vekilinin "dolandırıcılık", "şahadetnamede sahtecilik", "hüviyet cüzdanında sahtecilik" ve "sahte özel belge kullanmak" suçlarından kurulan beraat hükmüne yönelik temyiz itirazlarına gelince: 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 7 ve 5349 sayılı Kanunla değişik 5252 sayılı Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun 9. maddeleri hükmü karşısında; sanığa yüklenen "dolandırıcılık", "şahadetnamede sahtecilik", "hüviyet cüzdanında sahtecilik" ve "sahte özel belge kullanmak" suçlarının yasada gerektirdiği cezasının türü ve üst sınırı itibariyle tabi olduğu, suç tarihinde yürürlükte bulunan ve sanık lehine olan 765 sayılı TCK'nun 102/4 ve 104/2. maddelerinde öngörülen dava zamanaşımının, yüklenen suçların işlendiği suç tarihi olan 16.04.2000 tarihinden temyiz inceleme tarihine kadar gerçekleştiği anlaşılmış, katılan vekilinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde görülmüş olduğundan sair yönleri incelenmeyen hükmün 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak bu husus yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, aynı Yasanın 322. maddesindeki yetkiye dayanılarak sanık hakkında anılan suçlardan açılan kamu davalarının gerçekleşen dava zamanaşımı nedeniyle 765 sayılı TCK'nun 102/4, 104/2 ve 5271 sayılı CMK'nun 223/8. maddeleri uyarınca DÜŞÜRÜLMESİNE, 17.01.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.