Yargıtay · 11. Ceza Dairesi

Yargıtay 11. Ceza Dairesi 2008/18760 E. 2011/22550 K.

Konu: Sahtecilik, Dolandırıcılık

Mahkeme
Yargıtay
Daire
11. Ceza Dairesi
Esas No
2008/18760
Karar No
2011/22550
Karar Tarihi
Konu
Sahtecilik, Dolandırıcılık

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SUÇ : Sahtecilik, dolandırıcılık HÜKÜM : Sanığın sahtecilik suçundan 5237 s. TCK.nun 204/1-3, 43, 62, 53. maddeleri gereği 3 yıl 9 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve belli hakları kullanmaktan yoksun bırakılmasına, Dolandırıcılık suçundan 5237 s. TCK.nun 158/1-d, 62, CMUK.nun 326/son maddeleri gereği (üç kez) ve içtimaen 8.254,00 ytl apc ile cezalandırılmasına dair. 1-Hükmolunan ceza süresi nedeniyle koşulları bulunmadığından, 08.02.2008 tarihinde yürürlüğe giren 5278 sayılı Kanunun 562. maddesinin 1. fıkrası ile değişik CMK.nun 231/5 maddesinden yararlanamayacağı anlaşılan sanık hakkında yapılan yargılama sonunda toplanan deliller karar yerinde incelenip, yüklenen resmi belgede sahtecilik suçunun sübutu kabul, soruşturma ve kovuşturma sonuçlarına uygun şekilde vasfı tayin, cezayı artırıcı ve azaltıcı sebeplerin nitelik ve dereceleri takdir kılınmış 01.06.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 7 ve 5349 sayılı Kanunla değişik 5252 sayılı Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama şekli Hakkında Kanunun 9. maddeleri uyarınca 5237 sayılı Yasa hükümlerinin açıkça sanık lehine olduğu anlaşılmış ve incelenen dosyaya göre hükümde bir isabetsizlik görülmemiş olduğundan sanık müdafiinin bir sebebe dayanmayan ve yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddine ancak: 5237 sayılı Yasanın 53. maddesinin 1.fıkrasının c bendinde yer alan sanığın kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyumluk yetkilerine ilişkin hak yoksunluklarının koşullu salıverilmeye kadar uygulanabileceği gözetilmeden yazılı şekilde hüküm kurulması, yasaya aykırı ise de, yeniden duruşma yapılmasını gerektirmeyen bu hususun 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK.nun 322. maddesi uyarınca düzeltilmesi mümkün bulunduğundan, hüküm fıkrasında yer alan 53/1. maddesindeki hakların infazın tamamlanmasına kadar kullanılamayacağına ilişkin kısım çıkartılarak yerine "5237 sayılı TCK.nun 53.maddenin 1. fıkrasının (c) bendinde yer alan kendi alt soyu üzerindeki velayet vesayet ve kayyımlık yetkilerine ilişkin haklardan koşullu salıverilme tarihine, 1. fıkrada yazılı diğer haklardan cezanın infazı tamamlanıncaya kadar yoksun bırakılmasına" denilmek suretiyle sair yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 2-Sanık müdafiinin dolandırıclık suçundan kurulan hükme yönelik temyizine gelince: 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 7. ve 5252 sayılı Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun 9. maddeleri hükmü karşısında; sanığa yüklenen "dolandırıcılık" suçunun yasada gerektirdiği cezasının türü ve üst sınırı itibariyle tabi olduğu, suç tarihinde yürürlükte bulunan ve lehe olan 765 sayılı TCK.nun 102/4 ve 104/2 maddelerinde öngörülen dava zamanaşımının, suçun işlendiği 04.06.1999 tarihinden temyiz inceleme tarihine kadar gerçekleştiği anlaşılmış, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan sair yönleri incelenmeyen hükmün, 5320 Sayılı Kanunun 8/1 maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK.nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak yeniden yargılama yapılmasını gerektirmeyen bu hususta aynı kanunun 322. maddesinde öngörülen yetkiye dayanılarak karar verilmesi mümkün olduğundan, sanık hakkındaki kamu davasının, gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle 765 Sayılı TCK.nun 102/4, 104/2 ve CMK.nun 223/8. maddeleri gözetilerek DÜŞÜRÜLMESİNE, 30.11.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 11. Ceza Dairesi, E. 2008/18760, K. 2011/22550, T. 30.11.2011, www.arakarar.com/karar/yargitay-11-ceza-dairesi-2008-18760-e-2011-22550-k-d458a44b731d