Yargıtay · 11. Ceza Dairesi
Yargıtay 11. Ceza Dairesi 2008/16718 E. 2010/12712 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 11. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2008/16718
- Karar No
- 2010/12712
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SUÇ : Görevi İhmal, Banka ve kredi kurumlarını dolandırmaya teşebbüs HÜKÜM : ...: 765 sayılı TCK.nun 504/1, 61, 522, 59/2 maddeleri ve 647 s. K.nun 4. maddeleri gereğince 625,00 YTL adli para cezası,...: 765 sayılı TCK.nun 504/1, 61, 522, 59/2 maddeleri ve 647 s. K.nun 4. maddeleri gereğince 625,00 YTL adli para cezası, ...: 765 sayılı TCK.nun 504/1, 61, 522, 59/2 maddeleri ve 647 s. K.nun 4. maddeleri gereğince 625,00 YTL adli para cezası,...: Beraat, ...: 765 sayılı TCK.nun 504/1, 61, 522, 59/2 maddeleri ve 647 s. K.nun 4. maddeleri gereğince 625,00 YTL adli para cezası,...: Beraat,...: Beraat,...: Beraat,...: Beraat, ...: Beraat,...: Beraat,...: Beraat I-Sanık ...’nin dolandırıcılık suçundan mahkümiyetine dair hükme yönelik müdafiinin temyiz itirazlarının incelenmesinde; C. Savcısının esas hakkındaki mütalaasına uygun olarak hüküm verildiği anlaşıldığından tebliğnamedeki bozma isteyen 1 nolu düşünceye iştirak edilmemiştir. Suçtan önce kasıtlı bir başka suçtan mahkümiyeti bulunması nedeniyle 5728 sayılı Yasayla değişik CMK.nun 231. maddesinin uygulanması olanağı bulunmayan sanık hakkında yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin tahkikat neticelerine uygun olarak tecelli eden kanaat ve takdirine, tetkik olunan dosya içeriğine göre sanık müdafiinin bir sebebe dayanmayan temyiz itirazlarının reddine; ancak: 1-Sanığın oluşa uygun olarak sübutu kabul edilen eyleminin 765 Sayılı Yasanın 504. maddesinin 7. fıkrasına uygun bulunduğu gözetilmeden 1. fıkra ile hüküm kurulması lehe olduğu kabul edilip, 2-765 Sayılı Yasa uygulanarak mahkümiyetine karar verilen sanık hakkında, 5237 Sayılı Yasanın 50/1-a maddesi dışındaki seçenek yaptırımların uygulanmasına yer olmadığına karar verilmek suretiyle karma uygulama yapılması, Yasaya aykırı ise de; yeniden yargılama yapılmasını gerektirmeyen bu hususun 5320 Sayılı Yasanın 8. maddesi uyarınca uygulanması gereken 1412 Sayılı Yasanın 322. maddesi gereğince düzeltilmesi mümkün bulunduğundan; dolandırıcılık suçundan uygulama maddesinin 504/7 olarak değiştirilerek, hüküm fıkrasından “sanığın kişiliğine, sosyal ve ekonomik durumuna ve tüm dodya kapsamına göre, sanık hakkında 5237 sayılı Yasanın 50/1-a maddesi dışındaki seçenek yaptırımların sanık hakkında uygulanmasına takdiren yer olmadığına” ibaresinin çıkartılmak suretiyle sair yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, II-Sanıklar ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... ve ...’nın “görevi ihmal” suçlarından beraatlerine dair hükümlere yönelik katılan vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesinde; 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 7. ve 5252 sayılı Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun 9. maddeleri hükümleri karşısında; yüklenen suçun tabi olduğu suç tarihinde yürürlükte bulunan ve sanıklar lehine olan 765 sayılı TCK.nun 102/4. maddesinde öngörülen asli dava zamanaşımının, kesici son işlem olan sanıkların sorgularının yapıldığı 03.02.2005 tarihinden temyiz inceleme tarihine kadar gerçekleştiği anlaşılmış ve katılan vekilinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde görülmüş olduğundan sair yönleri incelenmeksizin hükmün 5320 sayılı yasanın 8/1 yollamasıyla 1412 sayılı CMUK.nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak bu husus yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden aynı yasanın 322. maddesinde öngörülen yetkiye dayanılarak sanıklar hakkında açılan kamu davasının gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle 765 sayılı yasanın 102/4. maddesi uyarınca ORTADAN KALDIRILMASINA, III-Sanıklar ..., ... ve ...’in “dolandırıcılık” suçundan mahkümiyetlerine dair hükme yönelik sanıklar müdafiinin temyiz itirazlarına gelince; C. Savcısının esas hakkındaki mütalaasına uygun olarak hüküm verildiği anlaşıldığından tebliğnamedeki bozma isteyen 1 nolu düşünceye iştirak edilmemiştir Yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin tahkikat neticelerine uygun olarak tecelli eden kanaat ve takdirine, tetkik olunan dosya içeriğine göre sanık müdafiinin bir sebebe dayanmayan temyiz itirazlarının reddine; ancak: 1-Sanıların oluşa uygun olarak sübutu kabul edilen eyleminin 765 Sayılı Yasanın 504. maddesinin 7. fıkrasına uygun bulunduğu gözetilmeden 1. fıkra ile hüküm kurulması, 2-Lehe olduğu kabul edilip 765 Sayılı Yasa uygulanarak mahkümiyetine karar verilen sanıklar hakkında, 5237 Sayılı Yasanın 50/1-a maddesi dışındaki seçenek yaptırımların uygulanmasına yer olmadığına karar verilmek suretiyle karma uygulama yapılması, Yasaya aykırı, 3-Hükümden sonra, 08.02.2008 günlü 26781 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak aynı gün yürürlüğe giren 5728 sayılı Yasanın 562. maddesi ile değişik 5271 sayılı CMK.nun 231. maddesi gereğince, “hükmün açıklanmasının geri bırakılması”na karar verilip verilmeyeceğinin değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması, Bozmayı gerektirmiş, sanıklar müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK.nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 10.11.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.