Yargıtay · 11. Ceza Dairesi
Yargıtay 11. Ceza Dairesi 2008/16220 E. 2012/359 K. – Resmi Belgede
Konu: Resmi Belgede Sahtecilik,. İftira
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 11. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2008/16220
- Karar No
- 2012/359
- Karar Tarihi
- Konu
- Resmi Belgede Sahtecilik,. İftira
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇ : Resmi Belgede Sahtecilik,. iftira HÜKÜM : 1-5237 sayılı TCY'nun 268, 269/2, 62 md.leri uyarınca 2 ay 15 gün hapis cezası 2-5237 sayılı TCY'nun 204/1, 62 md.leri uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası 1-Sanık hakkında “resmi belgede sahtecilik” suçundan kurulan mahkumiyet hükmüne yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde; Suç tarihinden önce kasıtlı suçlardan mahkumiyetine karar verilen sanık hakkında 5728 sayılı Yasanın 562. maddesiyle değişik 5271 sayılı CMK’nun 231. maddesinde düzenlenen “hükmün açıklanmasının geri bırakılması” kararı verilemeyeceği kabul edilerek yapılan incelemede; Toplanan deliller karar yerinde incelenip, yüklenen suçun sübutu kabul, oluşa ve soruşturma sonuçlarına uygun şekilde vasfı tayin, cezayı azaltıcı sebebin nitelik ve derecesi takdir kılınmış, savunması inandırıcı gerekçelerle reddedilmiş ve incelenen dosyaya göre verilen hükümde bir isabetsizlik görülmemiş olduğundan sanığın, kendisine haksız yere ceza verildiğine ilişen ve yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine, ancak; 5237 sayılı Yasanın 53. maddesinin 1. fıkrasının (c) bendinde yer alan haklardan sanığın sadece kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri yönünden koşullu salıverilme tarihine, maddede sayılan diğer haklardan cezanın infazı tamamlanıncaya kadar yoksun bırakılmasına karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması, Yasaya aykırı ise de, yeniden yargılama yapılmasını gerektirmeyen bu hususun 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nun 322. maddesi uyarınca düzeltilmesi mümkün bulunduğundan, hüküm fıkrasında TCK’nun 53/1. maddesinin uygulanmasına ilişkin kısmın çıkartılarak yerine ''5237 sayılı TCK’nun 53. maddesinin 3. fıkrası uyarınca 1. fıkranın (c) bendinde yer alan kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkilerine ilişkin haklardan koşullu salıverilme tarihine, 1. fıkrada yazılı diğer haklardan cezanın infazı tamamlanıncaya kadar yoksun bırakılmasına'' denilmek suretiyle sair yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 2-Sanık hakkında ‘iftira’ suçundan kurulan mahkumiyet hükmüne yönelen temyiz itirazlarına gelince; Olay günü sokakta yürüdüğü sırada, görevli polis memurlarınca durumundan şüphelenilen ve kimliğini ibraz etmesi istenilen sanığın, polis memurlarına Nadir Kaba adına düzenlenmiş suça konu nüfus cüzdanını ibraz ettiği, nüfus cüzdanının gerçek olmadığının polis memurları tarafından sanığa söylenmesi üzerine sanığın bu kez gerçek ismini beyan ettiği olayda, sanığın, işlediği suç nedeniyle kendisi hakkında soruşturma ve kovuşturma yapılmasını engellemediği, başkasının kimliğini ya da kimlik bilgilerini kullanarak kendisini suçsuz, kimliğini ya da kimlik bilgilerini kullandığı gerçek kişiyi ise işlemediği bir suçun faili olarak göstermediği cihetle, 5237 sayılı TCK'nun 268. maddesinde düzenlenen iftira suçunun unsurlarının oluşmadığı gözetilmeden beraati yerine yazılı şekilde mahkumiyetine karar verilmesi, Yasaya aykırı, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 16.01.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.