Yargıtay · 10. Hukuk Dairesi
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi 2026/7736 E. 2026/6347 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 10. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2026/7736
- Karar No
- 2026/6347
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : Konya Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesi SAYISI : 2026/556 E., 2026/396 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Afyonkarahisar 2. İş Mahkemesi SAYISI : 2025/30 E., 2025/311 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkil yurt dışında geçen süreleri, prim esas kazanç üzerinden 3201 sayılı kanuna göre borçlanmak için Sosyal Güvenlik Kurumu Afyonkarahisar İl Müdürlüğüne 31.07.2019 tarihinde müracaat ettiğini, borçlanma dilekçesinde belirtilen 10.4.19 99... .04.2009 tarihleri arasındaki süreyi borçlanmak istediğini, yaptığı müracaatta, yurt dışında bulunan adresini yazmış ise de bu adrese talebi ile ilgili bilgi, davalı kurum tarafından gönderilmediğini, bunun üzerine davacı Kuruma müracaat ettiğini, kendisine bilgi verildiği ve taahhütlü olarak mektup gönderildiği söylense de, davacının vermiş olduğu adresine böyle bir evrak gelmediğini, aradan uzun zaman geçtikten sonra kayın validesi ...'ın yapmış olduğu müracaata iadeli taahhütlü cevap verildiğini gören davacı, kendisine bu tebligatın neden yapılmadığını öğrenmek için 2021 yılı Eylül ayında Afyon İl Müdürlüğüne gittiğini, Kurum davacıya cevap verdiklerini iddia ettiğini, hatta gönderildiğini iddia ettikleri 12.2.2020 tarihli belge suretini davacıya gösterdiklerini, ancak yazıda yer alan üç ay süre geçtikten sonra, 2021 yılı içinde Eylül ayında davacı, davalı Kuruma gittiğinde bu yazı kendisine gösterilmiş ise de bununla ilgili posta alındı belgesi davacıya gösterilemediğini, burada davalı kurumun cevap vermediği ve bunu davacıya göndermediği için ihmali olduğunu, davalı tarafın ihmalinden kaynaklanan, süresi sınırlı bir haktan, davacının mahrum bırakılmasının söz konusu olduğunu, bu sebeple davacının 3201 sayılı yasa kapsamında yurt dışı borçlanması için davalı kuruma yapmış olduğu 31.07.2019 tarihli talebinin kabulü ile, bu tarih itibariyle davalı kurum tarafından hesaplanacak olan borçlanma tutarının müvekkilince ödenmesini takiben, yurt dışında geçen ve davacının talep ettiği sürelerin bu kanun çerçevesinde davacının yurt dışı borçlanması olarak kabulüne karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde özetle, davacı vekili tarafından dava dilekçesinde açıkladığı ve ileri sürdüğü nedenlerle müvekkilinin 3201 sayılı Kanun kapsamında yurt dışı borçlanması için davalı kuruma yapmış olduğu 31.07.2019 tarihli talebinin kabulü ile bu tarih itibari ile hesaplanacak olan borçlanma tutarının ödenmesini takiben yurt dışında geçen ve davacının talep ettiği sürelerin bu kanun çerçevesinde yurt dışı borçlanması olarak kabulüne karar verilmesi talepli davasını kabul etmediklerini, davacının 31.07.2019 tarihinde yurt dışı çalışmalarını gösterir herhangi bir belge ibraz etmeden yurt dışı borçlanma talebinde bulunduğu, yurt dışı çalışma belgesini temin etmek üzere sigortalının Almanya adresine 12.02.2020 tarihinde .... barkod numarası ile taahhütlü yazı gönderildiğini ve Almanya çalışma belgesini yazımızın İl Müdürlüğümüzden çıktığı tarihten itibaren en geç üç ay içerisinde gönderilmesinin istendiğini, sigortalının 27.10.2021 tarihli tarafına yurt dışı borçlanmasına cevap alamadığına dair yaptığı başvuruya istinaden yapılan araştırmada; Afyonkarahisar Postanesine 12.02.2020 tarihli ... barkod numaralı İl Müdürlüğünce gönderilen yazının akıbetinin sorulduğunu, PTT tarafından verilen cevapta ise yazımızın 15.02.2020 tarihinde Almanya’ sevk edildiği, Almanya posta idaresinin ise Dünya Posta Birliği kararlarının 17/1 maddesi gereğince yurt dışı varışlı gönderilerin araştırma süresinin kabul tarihinin ertesi gününden itibaren en fazla 6 ay içerisinde araştırabileceklerini, 6 aylık sürenin dolması nedeniyle herhangi bir araştırma yapmayacaklarını bildirdiğini, belgenin şahısa ulaştırılması konusunda Alman makamlarının sorumlu olması ve adı geçenin üç aylık sürede çalışma belgesini ibraz etmemesi nedeniyle borçlanma işleminin yapılamadığını, davacıdan borçlanma talebinde istenilen evrakların belli olduğunu, bunların borçlanma talebi ile birlikte verilmesi gerekmekte iken sadece talep verilmiş gerekli evraklar verilmediğini, Kurumda ve internet ortamında yurt dışı borlanma ile ilgili evrakların neler olduğunun belli olduğunu, davacı tarafından başvuru sırasında evrak eksikliğinin bulunduğunu, Kurum tarafından istenilen evraklarda eksik bulunduğunu bilebilecek durumda olduğunu, internet ortamında da hizmet belgesinin aslını ... ve tercümesini dış temsilciliklerimize onaylatılarak Müdürlüğe gönderilmesi gerektiğinin yazdığını, davacının başvuruyu yaparken çalışılan süreyi borçlanmayı seçtiğini, davacı Kuruma gelmeden 31.07.2019 tarihinde PTT şubesinden taahhütlü mektup göndererek son gün başvuruda bulunduğunu, son gün başvuruda bulunduğu için Kurumun talep ettiği evrakı temin edip gönderemediğini, Kurum tarafından davacıya 12.02.2020 tarihinde Almanya'daki çalışmalarını gösterir hizmet cetvelinin aslının temin edilerek en geç üç ay içinde İl Müdürlüğüne gönderilmesi gerektiğinin bildirildiğini, belgenin 15.02.2020 tarihinde Almanya adresine taahhütlü yazı ile gönderildiğini, üç aylık sürenin geçmesinin beklenildiğini, davacının eksik belgesini tamamlayıp göndermek yerine iki yıl kadar bekleyip müracaatta bulunduğunu, Kurum tarafından istenilen evrakları belli olduğunu, internet ortamında, Kayınvalidesine gönderilen yazıda ve Kurumum tarafından gönderilen yazı ile Resmi belge talebinde bulunulduğunu, davacının da bunu yerine getirmediğini, Kurum işlemlerinin Kanuna uygun olduğunu ileri sürerek davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne, istinaf kararı doğrultusunda davacının 4/1-b sigortalılığının kabulü ile 26.04.2022 tarihi idari başvuru kabul edilerek, bilirkişi tarafından hesaplanan 270.216,00 borçlanma tutarının davacı tarafından ödenilmesini takip eden ay başından itibaren yurt dışı borçlanması olarak davanın kabulüne karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili istinaf başvurusunda bulunması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile istinaf isteminin reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davalı Kurum vekili temyiz dilekçesinde; yerel mahkeme kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu, davacının geçersiz borçlanma süresine dayandığını, gerekli evrakları Kuruma vermediğini ve davasını makul sürede açmadığını, davacı tarafa iadeli taahhütlü cevap verilmesine ve Kurumla görüşmesine rağmen bugüne kadar herhangi bir ödeme yapmadığını, bu nedenle davanın reddi ile lehlerine yargılama gideri ve vekâlet ücretine hükmedilmesi gerektiğini, Mahkemenin başvuru tarihini “yeni başvuru” kabul edip 26/04/2022 tarihli idari başvuru üzerinden bilirkişice hesaplanan 270.216,00 TL borçlanma tutarının ödenmesini izleyen ay başından itibaren yurt dışı borçlanmasının kabulüne karar vermesinin hakkaniyete ve iyiniyet kurallarına aykırı olduğunu, davacının dava tarihinde yeniden borçlanma talep etmesi halinde güncel tutarı ödeyerek aylık bağlatabilecekken bunu yapmayıp dava yolunu seçtiğini ve aradaki farktan haksız yarar sağlayacağını, ayrıca Kurumun vergi-resim-harçtan muafiyeti gözetilmeksizin Kurum aleyhine harç, yargılama gideri ve avukatlık ücretine hükmedilmesinin de hatalı olduğunu ileri sürerek kararın bozulmasını talep etmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, 31.07.2019 tarihli yurt dışı borçlanma talebinin geçerli olduğunun tespiti istemine ilişkindir. 1.6100 sayılı Kanun'un "Yargılama giderlerinden sorumluluk" başlıklı 326/2. maddesi davada iki taraftan her biri kısmen haklı çıkarsa, Mahkeme, yargılama giderlerini tarafların haklılık oranına göre paylaştırır düzenlemesini içerir. 2.Eldeki davada davacı, 31.07.2019 tarihli yurt dışı borçlanma talebinin geçerli olduğunun tespitini talep etmiş, Mahkemece, davacının, 31.07.2019 tarihli yurt dışı borçlanma talebinin geçersiz hale geldiği gözetilerek, dava dilekçesinin geçerli bir borçlanma başvurusu olduğunun kabulü ile dava tarihi olan 26.04.2022 tarihli yurt dışı borçlanma talebinin geçerli olduğunun tespitine dair karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesince davacının talebinin kısmen kabul edilmiş olması karşısında yargılama giderlerine dair hüküm fıkralarının da buna göre tesisi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir. Ne var ki bu hatanın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 370/2. hükmü uyarınca İlk Derece Mahkemesi kararının düzeltilerek onanması gerekir. VI. KARAR Açıklanan sebeple; 1. Davalı Kurum vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, 2.Davalı Kurum vekilinin itirazının kabulü ile, temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA, -İlk Derece Mahkemesi hükmünün tamamen silinerek yerine; "1-)Davanın kısmen kabulüne, Davacının dava dilekçesinin geçerli bir borçlanma başvurusu olarak kabulü ile dava tarihinde yürürlükte bulunan mevzuat kapsamında davacının 4/1-b sigortalılık ve dava tarihi olan 26.04.2022 tarihi idari başvuru başvuru kabul edilerek, bilirkişi tarafından hesaplanan 270.216,00 TL borçlanma tutarının davacı tarafından ödenilmesini takip eden ay başından itibaren yurt dışı borçlanması olarak kabulüne, 2-)Davalı Kurum harçtan muaf olmakla harç alınmasına yer olmadığına, davacı tarafça yatırılan 80,70 TL başvurma harcının karar kesinleştiğinde talep halinde davacıya iadesine, 3-)Davacı taraf vekille temsil olunduğundan hükmün verildiği tarihte geçerli olan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince 30.000,00 TL maktu vekalet ücretinin davalı taraftan alınarak, davacı tarafa verilmesine, 4-)Davalı taraf vekille temsil olunduğundan hükmün verildiği tarihte geçerli olan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince 30.000,00 TL maktu vekalet ücretinin davacı taraftan alınarak, davalı tarafa verilmesine, 5-)Davacı tarafın bu yargılama nedeni ile yapmış olduğu tebligat gideri , müzekkere posta gideri, v.s. olmak üzere toplam 783,5 TL yargılama giderinin takdiren 391,75 TL'sinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, 6-)Davacı tarafça yatırılan gider avansından arta kalan miktarın karar kesinleştiğinde davacı tarafa iadesine," ibarelerinin yazılması suretiyle hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 06.05.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.