Yargıtay · 10. Hukuk Dairesi
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi 2026/2239 E. 2026/4779 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 10. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2026/2239
- Karar No
- 2026/4779
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 58. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/291 E., 2025/1660 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul 21. İş Mahkemesi SAYISI : 2019/257 E., 2023/737 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde, davacının 10/11/1994-15/12/1994 tarihleri arasında davalı iş yerinde inşaat işçisi olarak, aynı pozisyonda, aralıksız, günlük yevmiye karşılığı 50,00 TL ücret karşılığı çalıştığını, müvekkilinin çalışması esnasında işveren tarafından sigortalı yapıldığını ve primlerinin ödendiğini bildiğini, Kuruma başvuru yapıldığını, Kurumun başvuruyu red ettiğini belirterek; müvekkilinin 10/11/1994-15/12/1994 tarihleri arasında davalı iş yerinde çalıştığının ve sigortalılık başlangıç tarihinin 10/11/1994 olarak tespitini talep etmiştir. Davacı vekili 14/01/2020 tarihli duruşmada; davalarını işveren yönünden takip etmediklerini, müvekkilinin sigorta başlangıç tarihinin tespiti ve tespit edilen 1 günlük çalışmanın diğer hizmetleri ile birleştirilmesi davası olarak Kuruma karşı devam ettiklerini beyan etmiştir. Mahkemece 14/01/2020 tarihli duruşmanın 1 no.lu ara kararı ile işveren açısından açılan hizmet tespiti talepli davanın tefrik edilerek farklı esasa kaydına, tefrik sonrası işlemden kaldırılmasına karar verilmiştir. II. CEVAP Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde, Kurum kayıtlarında yapılan incelemede davacının 01/11/2001 tarihinde 4/a sigortalısı olarak işe başladığını, davacının çalışmaları bakımından müvekkil Kurum kayıtları esas olduğunu, Kurum kayıtlarının aksinin yazılı kayıtlar ile kanıtlanması gerektiğini, davanın hak düşürücü süre içinde açılmadığını belirterek; davanın reddini talep etmiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesince yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "...Tüm dosya kapsamına göre; .. sicil numaralı iş yerinden davacının çalışmasına ilişkin ilk işe giriş bildirgesinin Kuruma süresinde verildiği, bu bildirgeyi veren işverenin talep edilen tarih itibari ile kanun kapsamında ve vergi mükellefi olduğu, uyuşmazlık konusu dönemde sigortalı çalışması bildirilen taraf tanıkları ile Mahkememizce resen belirlenen bordro tanığının beyanları ile davacının çalışmalarını doğrulamış olması ve nihayetinde de tespite engel 18 yaş ve askerlik engelinin bulunmaması birlikte degerlendirildiğinde davacının sigortalılık başlangıç tarihinin 10/11/1994 tarihi olduğu ve dava dışı şirkete ait .. sicil numaralı iş yerinde 1 gün çalıştığı kanısına varılmıştır. Öte yandan Mahkememizce kısa kararda sehven iş yerinin sicil numarası belirtilmediğinden, bu husus gerekçeli karar yazımı aşamasında tamamlanarak düzeltilmiştir..." gerekçesiyle davanın kabulü ile davacının dava dışı .. İnşaat Turizm Ltd. Şti. ünvanlı .. sicil numaralı iş yerinde 10/11/1994 tarihinde 1 gün çalıştığının ve sigortalılık başlangıç tarihinin 10/11/1994 tarihi olduğunun tespitine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı davalı Kurum vekili süresi içinde istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili temyiz dilekçesinde, Kurum işleminin yerinde olduğunu, davanın reddi gerektiğini belirterek, temyiz isteminde bulunmuştur. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, sigorta başlangıcının tespiti istemine ilişkindir. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370. maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 15.04.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi