Yargıtay · 10. Hukuk Dairesi

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi 2026/1728 E. 2026/5493 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
10. Hukuk Dairesi
Esas No
2026/1728
Karar No
2026/5493
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :İş Mahkemesi SAYISI : 2022/67 E., 2025/467 K.

İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak verilen karar; davacı ve davalılardan .... vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle, Kurum sigortalısı ...'in, davalı ... Madencilik Ltd. Şti.ye ait işyerinde geçirdiği iş kazasında vefat ettiğini, 5510 sayılı Kanun gereğince eşine aylık bağlandığını, cenaze gideri ödendiğini, bağlanan gelirin ilk peşin sermaye değerinin 28530,45TL. olduğunu, tahsis onay tarihinin 21.02.2012 olduğunu, cenaze giderinin 328,00TL. olduğunu ve ödeme tarihinin ise 08.12.2012 olduğunu, kaza sonrasında Çalışma Bakanlığı müfettişlerince yapılan teftişte 20.05.2011 tarih, 209812-İNC 13 sayılı rapor ile davalı işveren ... Madencilik Ltd. Şti.nin taşeron olarak iş aldığı diğer davalı ... A.Ş. ye ait .. Termal Otel inşaatında çalıştırdığı sigortalı ...'in yeterli güvenlik önlemlerinin alınmaması sebebi ile kaza geçirdiğini ve vefat ettiğini, davalı işverenlerin kazada sorumluluklarının bulunduğunu, ... sigortalının eşine bağlanan ilk peşin sermaye değeri 28530,45TL.nin %75 i olan 21397,83TL.nin tahsis onay tarihi olan 21.02.2012 tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte, cenaze giderinin %75 i olan 246,00TL.nin 08.12.2012 ödeme tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı ... A.Ş. vekili 04.12.2013 havale tarihli cevap dilekçesinde;... ...'in davalı şirketin çalışanı olmadığını, davalı şirket yönünden husumet yokluğu nedeni ile davanın reddine karar verilmesini, davalı şirketin .. .. Termal Otel inşaatını anahtar teslimi sureti ile davalı ... Madencilik Metal İnş. Tur. San. Tic. Ltd. Şti. ye ihale ile verdiğini, davalı şirketin ihale makamı olduğunu, davalılar arasında alt-üst işverenlik ilişkisi olmadığını, müteveffanın davalı şirketin çalışanı olmadığını, hiçbir şekilde hizmet akdi ilişkisinin de bulunmadığını, inşaatta her türlü iş güvenliği tedbirlerinin alındığını belirterek, açılan davanın, davalı şirket yönünden reddine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı ... Madencilik Metal İnşaat Tur. San. Tic. Ltd. Şti. vekili 25.12.2013 havale tarihli cevap dilekçesinde;davacı tarafın talep ettiği alacakların zamanaşımına uğradığını, zamanaşımı nedeni ile davanın reddi gerektiğini, İş Mahkemeleri kanununa göre yetkili mahkemenin .. İş Mahkemesi olduğunu, yetkisizlik kararı verilmesini, dosyanın .. İş Mahkemesine gönderilmesini, olay tarihinde davaya konu kazanın meydana geldiği otelin .. blokunun taşeron firma tarafından yapılan bir çalışma olmadığını, o tarihte otelin .. blokunda müteveffanın da aralarında olduğu işçilerin çalıştığını, çalışanların yemeğe gitmek için .. bloktan geçtiklerini, kazanın meydana geldiği .. bloktaki merdiven korkuluklarının yapılması ve emniyet tedbirleri ile güvenliğin sağlanmasının diğer davalı işveren ... Seramik Porselen Ltd. Şti.'nin sorumluluğunda olduğunu, bu nedenle davalı şirkete atfedilecek bir kusur bulunmadığını, tüm sorumluluğun davalı ... Ltd. Şti. de olduğunu, otel inşaatında 05.01.2011 tarihli olay yeri görgü ve tespit tutanağında görüldüğü üzere gerekli uyarı levhalarının mevcut olduğunu, Afyonkarahisar 4.Asliye Ceza Mahkemesinin 2011/174 esas sayılı dosyasında tanzim edilen bilirkişi raporunda da düşme tehlikesi olan merdivenden kendi can güvenliği açısından azami dikkat ve özeni göstermeyen tedbirsiz, dikkatsiz davranarak olaya sebebiyet veren ... ...'in kazanın gerçekleşmesinde asli kusurlu olduğunun tespit edildiğini belirterek, haksız ve hukuki dayanaktan yoksun olduğunu iddia ettiği davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı ... 22.09.2014 havale tarihli dilekçesinde; davalı ... Madencilik Metal İnşaat Turizm LTD.ŞTİ. İle 3568 sayılı Serbest Muhasebeci Mali Müşavirlik ve Yeminli Mali Müşavirlik Kanunu gereğince serbest muhasebeci Mali Müşavir olarak sözleşmesinin bulunduğunu, şirketin muhasebe işlemlerini takip etmek üzere vekaletname ile vekil tayin edildiğini, davalı şirket ile ortaklığının bulunmadığını, vekalet çerçevesi dışında herhangi bir imza yetki ve sorumluluğu olmadığını, bu nedenle tarafına husumet yöneltilemeyeceğini, belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI Mahkemenin 23.03.2021 tarihli kararı ile davanın kısmen kabulü kısmen reddine, toplam 21.643,83 TL'nin; 246,00 TL'sinin 08.12.2011 ödeme tarihinden itibaren, 21.397,83 TL'sinin ise 21.02.2012 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan ... Seramik AŞ. ve ... Madencilik Ltd. Şti'nden müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, davalı ... yönünden davanın reddine, karar verilmiştir. IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Bozma Kararı 1.Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı ve davalılardan .... ile ... Seramik Porselen Turizm A.Ş vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur. Daire 06.12.2021 tarihli kararında; dosya içerisindeki toplanan deliller ve özellikle “Yüklenici Sözleşmesi”ne göre, .. .. Otel'in “Kalıp-Demir-Beton Dükümü, Duvar, Sıva, Şap, Asmolen işlerinin yapılması” işini ... Madencilik Metal İnş. Tur. San. ve Tic. Ltd. Şti. üstlenmiş olup, taraflar arasındaki ilişkinin asıl-alt işveren ilişkisi olmadığı, ... Seramik Porselen Turizm A.Ş.’nin faaliyet alanı inşaat olmadığı gibi kaba inşaat yapımı işini anahtar teslimi davalı diğer şirkete verdiği, inşaat faaliyetinde işçi çalıştırmadığı, faaliyet alanı seramik, porselen ve turizm olup, kusuru varsa ancak 3. kişi olarak sorumlu tutulabileceği gözetilmeksizin karar verilmesi isabetsizdir. Bu nedenle, ... Madencilik Metal İnş. Tur. San. ve Tic. Ltd. Şti.’nin işveren, ... Seramik Porselen Turizm A.Ş.’nin 3. kişi olarak kusurlarının bulunup bulunmadığı konusunda uzman bilirkişi heyetinden yeni bir kusur raporu alınmalı oluşacak sonuca göre bir karar verilmelidir gerekçesiyle Mahkemesince verilen karar bozulmuştur. B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Son Karar Mahkemenin 15.10.2025 tarihli kararı ile; davanın kısmen kabulü kısmen reddine, toplam 23.086,76 TL'nin; 262,40 TL'sinin 08.12.2011 ödeme tarihinden itibaren, 22.824,36 TL'sinin ise 21.02.2012 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan ... Madencilik Ltd. Şti'nden alınarak davacıya verilmesine, (daha önce yazılan 27.10.2021 tarihli ve ... nolu harç tahsil müzekkeresindeki meblağ ile tahsilde tekerrür olmamak kaydıyla), ... Seramik Porselen yönünden davanın esastan reddine, karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı vekili, mütevveffa işçiye yüklenen %25 kusur durumunu kabul etmediklerini, bozma önceki kusur raporlarında ... sigortalı işçiye %20 oranında kusur yükletildiğini, bozma öncesi ve sonrası alınan kusur raporlarındaki çelişki giderilmeden hüküm kurulmasının açıkca usul ve yasaya aykırı olduğunu, yerel mahkeme kararının lehe olan kısımları hariç vekalet ücreti ve yargılama gideri yönünden bozulması gerektiğini, yargılama giderleri ve vekalet ücretlerinin davalılara yükletilmesi gerektiğini, müvekkili kurum üzerine yüklenen yargılama gideri ve vekalet ücretini kabul etmediklerini, ... Porselen firmasının kusuruna rağmen davanın reddinin hatalı olduğunu belirtmiştir. Davalılardan .... vekili, mahkemece belirlenen %80 kusur oranının dosya kapsamıyla çeliştiğini, iş sağlığı ve güvenliği önlemleri alındığını, kaçınılmazlık ilkesi ve işçinin ağır kusurunun dikkate alınmadığını, faiz başlangıç tarihleri ve tahsil şeklinin hukuka aykırı olduğunu belirtmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Dosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre taraflar arasındaki uyuşmazlık, rücuen tazminat istemine ilişkindir. Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen İlk Derece Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davacının yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz eden ilgilisine yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,

27.04.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2026/1728, K. 2026/5493, T. 27.04.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-10-hukuk-dairesi-2026-1728-e-2026-5493-k-a1986ece8ca6