Yargıtay · 10. Hukuk Dairesi
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi 2026/1399 E. 2026/3098 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 10. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2026/1399
- Karar No
- 2026/3098
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/1909 E., 2025/3368 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : ... 3. İş Mahkemesi SAYISI : 2023/215 E., 2024/155 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davacının 2011/Eylül-2020/Haziran arası için yaşlılık aylığı, bayram ikramiyesi ve sağlık harcamaları yönüyle davalı Kuruma borcu olmadığının tespiti, bu kabul edilmez ise davacının çıkarılan yersiz ödeme nedeniyle ancak 96/b kapsamda borçlu olabileceğinin tespiti, davacıya 01.06.2020 tarihi itibariyle yeniden aylık bağlandığı için davacının ancak 01.01.2018-01.06.2020 arasındaki yersiz ödemelerden sorumlu olabilceğinin tespiti, davacıya borç bildirim yazısı 02.03.2023 tarihinde tebliğ edildiği için yersiz ödeme faizinin 24 aylık dönem sonu olan 02.03.2025 tarihinden itibarin işletilebileceğinin tespitine karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde; davacıya yurt dışı borçlanması kapsamında yaşlılık aylığı bağlandığını, kesin dönüş şartının gerçekleşmediğinin tespiti üzerine aylığın kesilerek yersiz ödeme borcu çıkarıldığını, Kurum işlemlerinin usul ve yasaya uygun olduğunu belirterek davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V.TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde; davacının kesin dönüş şartını ihlal etmediğini, aylığın kesilmesi işleminin yerinde olmadığını, kararın eksik araştırma ve inceleme sonucu verildiğini beyan etmektedir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, aksine işlemin iptali ile davacının yersiz ödeme borcunun olmadığının tespiti, bu talebin kabul edilmemesi halinde ise davacının hatası bulunmadığından yersiz ödeme borcunun 96/b maddesi kapsamında çıkarılması gerektiğinin tespiti istemine ilişkindir. Yurt dışında çalışan Türk vatandaşlarının yurt dışında geçen hizmetlerinin borçlandırılarak, ülkemiz ... mevzuatında malullük, yaşlılık ve ölüm hallerinde Türkiye’de geçmiş hizmet gibi değerlendirilmesini sağlamak amacıyla kabul edilen 3201 sayılı Kanun hükümleri uyarınca borçlandırılan sürelere dayalı olarak hangi şartlarda aylık bağlanacağı anılan Kanun'un 6. maddesinde belirlenmiştir. Tahsis yapılabilmesi için aranan koşullardan birisi, yurda kesin dönülmüş olmasıdır. Kesin dönüşün, aylık tahsis talebinde bulunanların yurt dışındaki çalışmalarının sona ermesini, ikamete dayalı bir sosyal sigorta ya da sosyal yardım ödeneği almamaları durumunu ifade ettiği; “sosyal sigorta ödeneği” deyiminden, çalışma yaşamı süresince karşılaşılan hastalık, iş kazası, meslek hastalığı veya işsizlik gibi riskler nedeniyle iş göremezlik veya işsizlik gibi adlar altında yapılan ödeneklerin amaçlandığı; “sosyal yardım ödeneği” ibaresinin ise bulunulan ülke mevzuatı kapsamında, geçimlerini sağlayacak hiçbir gelirleri olmayan veya mevcut gelirleriyle geçimlerini sağlamakta güçlük çeken kişilerin asgari geçim düzeyi ile sınırlı olmak üzere geçimlerinin sağlanması amacıyla kamu kurum ve kuruluşları tarafından muhtaçlık durumuna ve süresine göre ödenen, ikamet şartına bağlı nakdi yardımlar anlamını taşıdığı kabul olunmaktadır. Ne var ki “kesin dönüş” ifadesi, mutlak anlamda, yurt dışında bulunduğu ülkeden Türkiye’ye döndükten sonra tekrar yurt dışına çıkış yapmama şeklinde değerlendirilemez. İkamet şartına bağlı olmayan nitelikte sosyal sigorta veya sosyal yardım ödeneği alanlara, anılan koşulun gerçekleştiğinin kabulü ile aylık bağlanabilecektir. Aksi yöndeki düşünce, Anayasamızın 23. maddesi ile güvence altına alınmış olan “Yerleşme ve seyahat hürriyeti”nin; İnsan Hakları ve Temel Özgürlüklerin Korunmasına İlişkin Sözleşmeye (Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesine) ek 4 no.lu Protokolün 2. maddesi ile tanınmış “Serbest dolaşım özgürlüğü”nün ihlali sonucunu doğuracaktır. 3201 sayılı Kanun'un 6. maddesinin B bendi ile tekrar yurt dışına gitmek değil, yabancı ülke mevzuatına tabi olarak çalışmak ve ikamete dayalı sosyal sigorta veya sosyal yardım ödeneği almak, aylığın kesme nedeni olduğu belirtilmiş; 3201 sayılı Kanun'a göre yaşlılık aylığı bağlanıp altı aydan daha uzun süre yurt dışında bulunmuş olanların, yurt dışında çalışıp çalışmadıklarını ve ikamete dayalı bir sosyal sigorta veya sosyal yardım ödeneği alıp almadıklarını “3201 sayılı Kanun'a göre aylık alanlara mahsus yoklama belgesi” vererek, aylıklarını almaya devam edebilecekleri, Yurtdışında Geçen Sürelerin Borçlandırılması ve Değerlendirilmesine İlişkin Yönetmeliğin 14. maddesi ile hüküm altına alınmış olup, yurt dışında uzun süre kalmak, tek başına bir aylık kesme nedeni teşkil etmemektedir. Ayrıca yurt dışında geçen çalışmalar sonucu o ülkenin ... sisteminden hak kazanılan yaşlılık ya da malullük aylığının bir sonucu olan ve ikamete dayalı bulunmayan sosyal sigorta veya sosyal yardım niteliğindeki edimlerden yararlanmak, yurt dışından kazanılmış olan ... hakkının en doğal sonucu olup, bu haktan feragat anlamı çıkacak şekilde bir “kesin dönüş” tanımı yapılması, ... hakkından feragat edilemeyeceği olgusunun göz ardı edilmesi sonucunu da doğuracaktır. İnceleme konusu davada, davacının 3201 sayılı Kanun kapsamında edindiği hizmetlerle 01.09.2011 tarihinden itibaren 1479 sayılı Kanun kapsamında yaşlılık aylığı aldığı, Almanya'da 01.06.2011-31.12.2022 tarihleri arasında adına sigortadan ...'i çalışma nedeniyle prim ödemesi olduğunun tespiti üzerine bağlanan aylığın kesilerek 2011/Eylül-2020/Haziran arasında yapılan ödemelerin yersiz ödeme olarak adına borç kaydedilmesi ve faiziyle ödemesinin istenmesi üzerine eldeki davanın açıldığı, Mahkemece Kurum işlemleri yerinde bulunarak davanın reddine karar verildiği anlaşılmaktadır.
Dosya içinde bulunan ve davacının Almanya sigortalılık süresi ile ödenen primlerinin niteliğini gösterir 20.10.2023 tarihli belgede, davacı adına 01.06.2011-31.12.2022 tarihleri arasında sigortadan ...'i çalışma kapsamında prim ödemesinin bulunduğu anlaşılmaktadır. Mahkemece "sigortadan muaf cüzi çalışma" nın yaşlılık aylığının ödenmesine engel, kesin dönüş şartını ortadan kaldıracak nitelikte prim ödemesi olmadığı gözetilerek davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir. VI.KARAR Açıklanan sebeplerle; Davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile Temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA, İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA, Peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgilisine iadesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 24.03.2026 gününde oybirliğiyle karar verildi.