Yargıtay · 10. Hukuk Dairesi
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi 2025/9281 E. 2025/14711 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 10. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2025/9281
- Karar No
- 2025/14711
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/248 E., 2025/408 K. İLK DERECE MAHKEMESİ: ... 2. İş Mahkemesi SAYISI : 2020/53 E., 2021/272 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlenildikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I.DAVA Davacı ... dava dilekçesinde özetle; çalışmaya ihtiyacı olduğundan davalı ...'ın kimliğini kullanmak suretiyle ...ve San. A.Ş. ... iş yerinde 20.05.1974 tarihinde işe girdiğini, 11.12.1978 tarihine kadar çalıştığını, işte çalışanın kendisi olduğu halde davalı ...'ın ismi ile çalıştığı için SSK primlerinin davalı ... adına kesildiğini ileri sürerek, ...ve San. A.Ş. ... iş yerinde 20.05.1974 tarihinde işe giren ... sigorta sicil numarası ile çalışan kişinin ... TC kimlik numaralı 21.09.1954 doğumlu ... olmayıp, kendisi 3...4 TC kimlik numaralı Kadir ve Vesile'den olma, ... 08.12.1956 doğumlu ... olduğunun tespitine karar verilmesini istemiştir. II.CEVAP 1.Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının hizmetlerini mal edinmek istediği ve kimlik bilgileri farklı bir kişiye ait olan çalışmaların davacıya ait olmadığını, bu suretle işbu bildirgelere ait çalışmaların davacıya mal edilemeyeceğinin anlaşılacağını, diğer yandan davacının Kurum nezdinde çalışmanın varlığını yöntemince kanıtlayamadığından davanın bu yönden de reddinin gerektiğini, Kurum kayıtlarında davacının kendisine ait olduğunu ileri sürdüğü sigorta sicil numarası ile anne adı ve doğum tarihi itibariyle davacıdan farklı olan başka bir kişi kayıtlı olup bu sicil numarasıyla kayıtlı sigortalı çalışmaların davacı ile bir ilgisi bulunmadığını belirterek davanın reddini istemiştir. 2.Davalı ... yargılama sırasında verdiği beyanında; açılan davayı kabul ettiğini, ...A.Ş.'ye ait iş yerinde hiç çalışmadığını, davacının yaşının küçük olması nedeniyle kendisini işe almamalarından dolayı davalının kimliği ile ...'da 1970'li yıllarda 4-5 yıl kadar çalıştığını, bu iş yerine hiç gitmediğini yerini dahi bilmediğini açıklamıştır. III.İLK DERECE MAHKEME KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile yapılan yargılama, toplanan deliller, tanık beyanları, fotoğraflar, hastane kayıtları ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde davanın kabulü ile davalı ... adına ... iş yeri sicil numaralı ...ve San. A.Ş. ünvanlı iş yerinden ... sigorta sicil numarası ile 20.05.1974 - 11.12.1978 tarihleri arasında SGK'ya bildirilen hizmetlerin, davacı 3...4 TC. numaralı baba adı ... ana adı ... olan 08.12.1956 doğumlu ...'e ait olduğunun tespitine karar verilmiştir. IV.İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V.TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davalı Kurum vekili temyiz dilekçesinde özetle; Mahkemece hatalı değerlendirme ve eksik inceleme sonucu verilen kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek temyizen bozulmasını istemiştir. C. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, hizmet ve aidiyet tespitine ilişkindir. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370. maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 04.11.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.