Yargıtay · 10. Hukuk Dairesi
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi 2025/8726 E. 2025/16199 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 10. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2025/8726
- Karar No
- 2025/16199
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ: ... Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi SAYISI: 2025/192 E., 2025/534 K. İLK DERECE MAHKEMESİ: ... 4. İş Mahkemesi SAYISI : 2013/73 E., 2024/187 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararının davacı vekili tarafından temyiz edildiği; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin geçirmiş olduğu meslek hastalığı nedeniyle malül kaldığını ileri sürerek; maddi ve manevi tazminat alacaklarının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın reddine karar verilmesini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararında özetle; davanın reddine dair karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile istinaf isteminin esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı vekili özetle; kararın bozulmasını istemiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, meslek hastalığı iddiasına dayanan maddi ve manevi tazminat istemlerine ilişkindir. Eldeki dosya incelendiğinde, davacı tarafından açılan kendisinde meslek hastalığı bulunduğuna dair tespit dosyasında, Mahkemece sigortalıdaki rahatsızlıkların mesleki olmadığının tespitiyle davanın reddine karar verildiği ve anılan mahkeme kararının Yargıtay 10. Hukuk Dairesi tarafından onandığı anlaşılmaktadır. Davanın açıldığı tarihte yürürlükte bulunan 5521 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu'nun 1. maddesinde “İş Kanunu’na göre işçi sayılan kimselerle (o Kanun'un değiştirilen ikinci maddesinin Ç, D ve E fıkralarında istisna edilen işlerde çalışanlar hariç) işveren veya işveren vekilleri arasında iş akdinden veya İş Kanunu'na dayanan her türlü hak iddialarından doğan hukuk uyuşmazlıklarının çözülmesi ile görevli olarak lüzum görülen yerlerde iş mahkemeleri kurulur” düzenlemesine yer verildiği gibi benzer şekilde yargılama sırasında yürürlüğe giren 7036 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu'nun 5. maddesinde “(1) İş mahkemeleri; a)5953 sayılı Kanun'a tabi gazeteciler, 854 sayılı Kanun'a tabi gemi adamları, 22.05.2003 tarihli ve 4857 sayılı İş Kanunu'na veya 11.01.2011 tarihli ve 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun ikinci kısmının altıncı bölümünde düzenlenen hizmet sözleşmelerine tabi işçiler ile işveren veya işveren vekilleri arasında, iş ilişkisi nedeniyle sözleşmeden veya Kanun'dan doğan her türlü hukuk uyuşmazlıklarına, b) İdari para cezalarına itirazlar ile 5510 sayılı Kanun'un geçici 4. maddesi kapsamındaki uyuşmazlıklar hariç olmak üzere Sosyal Güvenlik Kurumu veya Türkiye İş Kurumunun taraf olduğu iş ve sosyal güvenlik mevzuatından kaynaklanan uyuşmazlıklara, c) Diğer kanunlarda iş mahkemelerinin görevli olduğu belirtilen uyuşmazlıklara, ilişkin dava ve işlere bakar.”düzenlemesine yer verilmiştir. Bu açıklamalar kapsamında davacı vekili her ne kadar sigortalının meslek hastalığına yakalandığı iddiasıyla işbu davayı açmış ise de kesinleşen tespit davasında sigortalıdaki rahatsızlıkların mesleki olmadığına karar verildiğinin anlaşılması karşısında, yargılamaya konu olayın gerek 4857 sayılı İş Kanunu, gerek ise de 5510 sayılı Kanun kapsamında İş Mahkemelerince görülerek sonuçlandırılabilecek nitelikte bir dava olmadığı açıktır. O halde dava konusunun haksız fiile dayanması sebebiyle genel hükümlere tabi bir tazminat davası olarak görülerek çözüme kavuşturulması gerektiği, bu kapsamda da davalının Türk Borçlar Kanunu'ndan kaynaklanan sorumluluğunun bulunup bulunmadığı konusunda inceleme yaparak karar verme görevinin genel mahkemelere ait olduğunun dosyadan açıkça anlaşılması karşısında, Mahkemece görevsizlik kararı verilmesi gerekirken hatalı değerlendirme ile davanın esası hakkında yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olmuştur. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; 1. Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA, 2. İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA, Peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgilisine iadesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 27.11.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.