Yargıtay · 10. Hukuk Dairesi

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi 2025/8554 E. 2025/15328 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
10. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/8554
Karar No
2025/15328
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi SAYISI : 2025/192 E., 2025/869 K. İLK DERECE MAHKEMESİ: ... 37. İş Mahkemesi SAYISI : 2022/152 E., 2024/337 K.

Bölge Adliye Mahkemesinin kararı davacı vekili ile davalı Bakanlık vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacının, 20.10.1998 tarihinde davalıya bağlı ...Onarım Destek Komutanlığında kaynakçı olarak çalışmaya başladığını, 13.09.20 03... .11.2006 tarihlerinde iki kez iş yerinde meydana gelen kaza sebebiyle belinden rahatsızlandığını, buna rağmen kaynakçı olarak çalıştırılmaya devam edildiğini, 2009'da rahatsızlığı sebebiyle ameliyat olduğunu, rapor aldığını, daha sonra 2012'de ... Üniversitesi ...'de ameliyat olduğunu, 15.01.2016'da aynı hastaneden ağır efor gerektiren işlerde çalıştırılamayacağına dair % 47 engelli raporu verildiğini, 2017'de kaynakçılık işinin bıraktırıldığını, yemekhanede bulaşıkçı olarak çalışmaya başlatıldığını, 20.07.2018'de ... Üniversitesi ...'den aldığı raporda engellilik oranının % 58 olarak saptandığını ayrıca astım hastası olduğunu bu nedenle engel oranının % 20 olduğunu, itirazı üzerine ... ... ...'de 26.10.2019 tarihli raporda engellilik oranının % 55 olarak saptandığını, ve idrar kaçırdığının belirlendiğini, bu rahatsızlığın beldeki problemden kaynaklandığının söylendiğini, iş yerinde mobbinge uğradığını, ardından emekli olduğunu, Kuruma iş göremezlik geliri bağlanması için başvurduğunu, rahatsızlığının mesleki olmadığına karar verildiğini, itirazın YSK tarafından incelendiğini ve Servikal LDH, Lomber LDH ve Omuzun Darbe Sendromu hastalıklarının mesleki olduğunun ve meslekte kazanma gücü kayıp oranının % 0 olduğunun saptandığını ancak gelir bağlanmadığını belirterek 13.09.20 03... .11.2006 tarihlerinde geçirdiği kazalar sebebiyle sürekli iş göremezlik oranının tespitine karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; yetki, süre, husumet, yargı yolu, zamanaşımı itirazı ile birlikte davanın reddini talep etmiştir. Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde özetle; zamanaşımı, yetki itirazında bulunmuş, yetkili mahkemenin ... Mahkemeleri olduğunu, Kurumun iş kazası olmadığına dair karar verdiğini, bu durumun davacıya bildirildiğini, davacının sürekli iş göremezliği bulunmadığının anlaşıldığını belirterek davanın reddini talep etmiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının sürekli iş göremezliği mevcut olmadığından davanın reddine karar verilmiştir. Kararın gerekçesinde, "Sonuçta eldeki davada istek malul olup olmadığı, malul ise oranın tespitine yönelik olup, Kurum sıfır maluliyet belirlemiş, Adli Tıp 3. İhtisas Kurulu da YSK'dan farklı olarak lomber diskopati hastalığını mesleki saymamış ise de davacıdaki rahatsızlıkların maluliyet noktasında herhangi bir araz bırakmadığı ve davacının maluliyetinin bulunmadığı sonucuna varıldığı görülmüştür. Davanın niteliği gereği YSK'nın ve Adli Tıp Kurumunun rahatsızlıklardan birisinin mesleki olup olmaması konusunda farklı değerlendirmeleri varsa da, istek maluliyet tespitine yönelik olduğundan hem YSK hem de Adli Tıp Kurumunca maluliyet sıfır bulunmakla davanın konusu bakımından arada herhangi bir çelişki bulunmadığı belirlenmiş, üst kuruldan rapor alınmasına gerek görülmemiştir. Bu hali ile davacının tespit edilebilecek herhangi bir maluliyetinin bulunmadığı ortadadır. Dolayısıyla davacının açtığı davanın bu kapsamda maluliyeti bulunmamakla reddi gerektiği" belirtilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili ile davalı Bakanlık vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile istinaf taleplerinin esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle, 20.10.1998 tarihinde ... Deniz Kuvvetleri Komutanlığı ... Onarım Destek Komutanlığı bünyesinde kaynakçı olarak çalışmaya başladığını, 13.09.20 03... .11.2006 tarihlerinde işyerinde iş kazası geçirip belinin zarar gördüğünü, 20 09... yıllarında operasyon geçirdiğini, 2 defa ameliyat ve defalarca fizik tedavi görmesine rağmen rahatsızlıklarının düzelmediğini, davalı işverenlik tarafından ısrarla kaynakçı olarak çalıştırılmaya devam edildiğini, 15.01.2016 tarihinde ...Üniversitesi Eğitim ve Araştırma Hastanesince müvekkiline "ağır efor gerektiren işlerde çalışamaz." kararı içeren %47 engelli raporu verildiğini, Dosya içerisindeki Adli Tıp Raporunda davacı müvekkilinin yaptığı iş ve çalıştığı iş yeri ergonomik risk faktörleri göz önünde bulundurulduğunda bilateral omuz impingemeti sendromunun mesleki olduğu ancak 11.10.2008 tarihli ve 27021 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği hükümleri kapsamında maluliyetine neden olacak düzeyde araz bırakmamış olduğundan maluliyetinin %0 (sıfır) olduğu, meslek hastalığının başlangıç tarihinin ...Eğitim ve Araştırma Hastanesinin 28.02.2020 tarihli raporu doğrultusunda 28.02.2020 tarihinde başladığının kabul edildiğinin bildirildiği ancak 28.02.2020 tarihli ... Eğitim ve Araştırma Hastanesi raporunda davacının "uzun süre ayakta kalmayacağı, ağır yük kaldırmayacağı, boynu uzun süre öne eğik ve sabit pozisyonda kalmayacağı, sol kolu ile tekrarlayıcı ve zorlayıcı işler yapmayacağı, baş üstü aktivitelerde kullanmayacağı bir bölümde çalışmasının uygun görüldüğünün de belirtildiğini, bu hale göre davacının yaşamakta olduğu sağlık problemleriyle mesleğini yani kaynakçılık işini yapabilmesine imkan bulunmadığını, tüm bunlara rağmen sürekli iş göremezlik oranının sıfır olduğunun kabul edilmesinin hukuka ve hakkaniyete açıkça aykırı olduğunu, Adli Tıp Kurulu raporunda ayrıca "kişinin yaptığı işin ve çalışma şeklinin disk hernisi açısından etkisinin olabileceği ancak disk hernilerinin böyle bir işte çalışmayan kişilerde ve toplumda sık olarak görüldüğü, ayrıca disk hernisinin işi dışında herhangi bir eylem sırasında da ortaya çıkabileceği dikkate alındığında kişinin çalıştığı işkolunun disk hernisi hastalığı için yönetmelikte tanımlanan meslek grupları arasında yer almaması, işi gereği yaptığı eylemler ve mevcut tıbbi belgeler birlikte değerlendirildiğinde kişinin kendisinde mevcut olup da çalışma ortamı koşulları nedeniyle ortaya çıkan “işle ilgili hastalık” olarak değerlendirildiği, meslek hastalığı olarak değerlendirilmediği...” nin belirtildiğini; ancak disk hernisinin yaşamış olduğu iş kazaları sonucunda ortaya çıktığını, 2009 yılında ve sonrasında iki kez ameliyat olmak zorunda kaldığını, akabinde sağ omzunda ve dirseğinde meslek hastalığının meydana geldiğini, ... Eğitim ve Araştırma Hastanesi tarafından düzenlenen raporda davacının çalışma gücünün %55'ini kaybettiği görüldüğünden Gelir İdaresi Başkanlığı tarafından engellilik indiriminden faydalanmasının uygun görüldüğünü, sonuç olarak daha önce farklı hastanelerden farklı zamanlarda alınan sağlık raporlarında da müvekkilinin yaşamış olduğu iş kazaları ve meslek hastalıkları sebebi ile engel durumunun ortaya çıktığı açık olduğundan Adli Tıp Kurumu raporunda ve yerel mahkeme kararında müvekkilinin sürekli iş göremezliği bulunmadığına ilişkin kararı kabul etmenin mümkün olmadığını ileri sürerek kararın bozulmasını talep etmiştir. Davalı Bakanlık vekili temyiz dilekçesinde özetle, Mahkemece verilen kararda, davalı olarak müvekkili Bakanlık gösterilmiş iken, dahili davalı ile birlikte vekalet ücretine hükmedildiğini, kararın bu yönüyle hatalı olduğunu, Türk Hukuk Sisteminde hükmün sadece davada taraf olanlara yönelik olarak verilebildiğini, bu kural uyarınca, dava dilekçesinde davalı olarak gösterilmeyen taraf, dava açıldıktan sonra ek bir dilekçe ile davaya dahil edilemeyeceği gibi mecburi dava arkadaşlığı dışında ıslah yolu ile dahi tarafın değiştirilemeyeceğini, taraf sıfatının kamu düzenine ilişkin olduğunu, dolayısıyla vekalet ücretinin tamamının taraflarına hükmedilmesi gerektiğini ileri sürerek temyiz talebinde bulunmuştur. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, sürekli iş göremezlik oranının tespitine ilişkindir. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, davacı vekili ile davalı Bakanlık vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370. maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 13.11.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2025/8554, K. 2025/15328, T. 13.11.2025, www.arakarar.com/karar/yargitay-10-hukuk-dairesi-2025-8554-e-2025-15328-k-26f61932a902