Yargıtay · 10. Hukuk Dairesi
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi 2025/8519 E. 2025/14946 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 10. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2025/8519
- Karar No
- 2025/14946
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : Konya Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/1004 E., 2025/1637 K. İLK DERECE MAHKEMESİ: ... İş Mahkemesi SAYISI : 2022/251 E., 2024/52 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı fer'i müdahil Kurum vekili ile davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle, davacının 29.08.1996-19.10.2016 tarihleri arasında aralıksız olarak çalıştığını, müvekkilinin davalı işyerinde 29.08.1996 tarihinde çalışmaya başlamasına rağmen şirket tarafından 02.01.2001 tarihinde girişinin bildirildiğini beyanla 29.08.1996 tarihinden itibaren 52 aylık sigortalılığının tespitini talep ve dava etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle, davacının müvekkili işyerinde 2001 yılında çalışmaya başladığını 28.02.2002 tarihinde iş akdinin sona erdirildiğini, Ocak 2004 tarihinden sonra yeniden işe başladığını ve 2016 yılına kadar çalışmasının devam ettiğini, bu nedenle 5 yıllık hak düşürücü süre içerisinde açılmayan davanın reddi gerektiğini, davacının 1996 yılında 14 yaşında olduğunu, müvekkilinin işletmesinin bilgi birikimi gerektirmesi nedeni ile o yaşlarda çalışan bir kişinin işçi olmayacağını beyanla davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Fer'i müdahil Kurum davaya cevap vermemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne, davacının sigorta başlangıç tarihinin 506 sayılı Kanun'un Geçici 54. maddesi delaleti ile 60/G maddesi gereğince 18 yaşını doldurduğu 20.04.2000 tarihi olduğunun tespitine, 29.08.1996 tarihinden itibaren (18 yaşından önce) geçen çalışmalarının malullük yaşlılık ve ölüm sigortalarının prim ödeme gün sayısı hesabına eklenmesi gerektiğinin, 18 yaşını doldurduğu 20.04.2000 tarih ile 02.01.2001 tarihi arası dönemde hizmet akdine istinaden çalıştığının tespitine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde fer'i müdahil Kurum vekili ile davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "Dosyadaki kayıt ve belgelerden, davacının 02.01.2001-28.02.20 02... .01.2004-18.10.2016 tarihleri arası dönemde davalı şirkete ait ... sicil sayılı işyerlerinden bildiriminin yapıldığı, davacının 28.02.2002-15.07.2003 tarihleri arasında askerlik hizmetini ifa ettiği, davalıya ait uyuşmazlık konusu 29.08.1996- 01.01.2001 tarihleri arası dönem Kurum kayıtlarına intikal eden bir hizmetin bulunmadığı, davalı işyerinin 01.10.1993 tarihinde kanun kapsamına alındığı, davalı şirkete ait ... sicil numaralı işyerinin 1996-2001 arası dönem bordrolarının dosya arasına alındığı, 2012 Ocak - Ekim 2016 arası döneme ilişkin imzalı ücret bordrolarının bulunduğu, 2016 Ekim ayında 10 gün üzerinden bildirim yapıldığı, ücret bordrosunda davacının imzasının bulunduğu, tanık beyanlarının alındığı anlaşılmaktadır. Dosya içeriğine, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına, kamu düzenine aykırı bir hususun tespit edilmemiş olmasına, dosya kapsamı, ve özellikle çalışmanın niteliğinin belirlenmesine yönelik alınan tanık beyanlarında davacının çalışmasının üretime yönelik olduğunun belirlenmesi karşısında 506 sayılı Kanun'un Geçici 54. maddesi delaleti ile 60/G maddesi de gözetilerek Mahkemece verilen kararda bir isabetsizlik bulunmamasına göre Mahkeme kararının usul ve yasaya uygun olduğu " gerekçesiyle fer'i müdahil Kurum vekili ile davalı vekilinin istinaf taleplerinin esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle, 1.Davacının 2001 yılında çalışmaya başlamasından sonra, 28.02.2002 tarihinde iş akdinin sona erdiğini, davacının askere gittikten sonra askerden 15.07.2003 tarihinde terhis olduğunu, yeniden işe başlamasının 02.01.2004 tarihi olduğunu, yani askerden terhis tarihi ile yeniden başlaması arasında 6 ay gibi uzunca bir süre bulunduğunu, hak düşürücü sürenin 2007 tarihinde dolduğunu, Mahkemenin bu ayrıntıyı gözden kaçırdığını, davayı reddetmesi gerekirken sehven kabul kararı verdiğini, 2.Davacının 18 yaş öncesinde çırak olarak kabul edilmesine rağmen infazı kabil olmayan bir hüküm kurulduğunu, 18 yaş altı döneminin çırak olduğu yargılama safahatında ortaya çıkmış iken Mahkemenin kararının hukuka aykırı olduğunu, 3.Davacının yıllardır çalıştığını iddia ettiğini ve bu kadar kıdemli bir işçi şirkette çalışırken bütün çalışması süresince bordrolara itiraz etmediğini, ihtirazi kayıt ileri sürmeden ücretlerini teslim aldığını, ücretleri banka kanalı ile ödenmişken ve itiraz edilmemişken yıllar sonra böyle bir dava ikame etmesinin sadece haksız kazanç temin etme yoluna gitmesinden kaynaklandığını, 4.İşçilik alacakları davasında davacı tarafın alınan raporlara, kıdem vs. hesaplamalarına itiraz etmemeleri ve çıkan işçilik alacağını ıslah etmelerinin kendilerini bağlayacağını, davanın bu bakımdan da reddine karar verilmesi gerektiğini ileri sürerek kararın bozulmasını talep etmiştir.
Fer'i müdahil Kurum vekili temyiz dilekçesinde özetle, 1.Davacının çok küçük yaşta olmasına rağmen ne kadar süre çırak olarak çalışabileceğinin ve okula gidip gitmeme durumlarının net olarak araştırılmadığını, 2.Hak düşürücü süre kavramının irdelenmediğini, eksik inceleme ve araştırma yapılmış olup davanın reddi gerekirken kabulüne karar verildiğini ileri sürerek kararın bozulmasını talep etmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, sigortalılık başlangıç tarihi ile hizmet tespiti istemine ilişkindir. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, fer'i müdahil Kurum vekili ile davalı vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370. maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 06.11.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.