Yargıtay · 10. Hukuk Dairesi

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi 2025/8013 E. 2025/10207 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
10. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/8013
Karar No
2025/10207
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/1679 E., 2025/817 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : İzmir 16. İş Mahkemesi SAYISI : 2019/481 E., 2021/268 K. İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak verilen karar; davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde, davacının 17.09.1992 tarihinde hizmet akdine dayalı, günün asgari ücretiyle 1 (bir) gün çalıştığının tespitine ve sigortalılık başlangıç tarihinin 17.09.1992 tarihi olduğunun tespitine karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde, davanın reddine karar verilmesine karar verilmesini talep etmiştir. III. İLK DERECE MAHKEME KARARI Mahkemenin 05.08.2021 tarihli kararı ile davanın reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesi kararının süresi içerisinde davacı vekili tarafından istinafı üzerine Bölge Adliye Mahkemesince istinaf isteminin kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılarak davanın kabulü ile davacının uzun vadeli sigorta koluna esas sigortalılık başlangıcının 17.09.1992 olduğunun tespitine karar verilmiştir. V.BOZMA KARARI A. Birinci Bozma Kararı Bölge Adliye Mahkemesinin 02.03.2022 tarihli kararının süresi içinde davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairenin 01.11.2022 tarihli kararı ile "... Mahkemece yapılacak iş, davanın kamu düzenine ilişkin olduğu da gözetilerek, davacının işyerinde fiili çalışması bulunup bulunmadığının tereddütsüz şekilde ortaya konulması açısından, Mahkemece dinlenen ...’ın davacıyı tanımadığına yönelik beyanı karşısında, dosya arasına alınan dönem bordrolarında ismi bulunan ve resen seçilecek tanıkların bilgi ve görgülerine başvurulmalı, işe giriş bildirgesinin aslı Kurumdan getirtilerek bilirkişi marifetiyle imza incelemesi yaptırılmak suretiyle aidiyeti saptanmalı, böylelikle uyuşmazlık konusu husus, hiçbir kuşku ve duraksamaya yer bırakmayacak biçimde çözümlenip, deliller hep birlikte değerlendirilip takdir edilerek, varılacak sonuç uyarınca bir karar verilmelidir..." gerekçesiyle karar bozulmuştur. B. İkinci Bozma Kararı 1.Bozmaya uyan Bölge Adliye Mahkemesince verilen 12.07.2023 tarihli kararıyla davanın kabulü ile davacının uzun vadeli sigorta koluna esas sigortalılık başlangıcının 17.09.1992 olduğunun tespitine karar verilmiştir. 2.Davalı Kurum tarafından kararın temyiz edilmesi üzerine Dairenin 01.11.2023 tarihli kararıyla "..Bozma kararına uyularak yapılan yargılamada bilirkişi marifetiyle yapılan imza incelemesinde işe giriş bildirgesindeki imzanın davacının el ürünü olabileceğinin belirlendiği, öte yandan bozma sonrası dinlenen bordro tanıklarının davacıyı tanımadığı yönünde beyanda bulundukları ancak Mahkemece bozma öncesi dinlenen ve davalı iş yerinden hizmet bildirimi olmayan davacı tanıkları ... ve ...'ın beyanlarının esas alınarak yazılı şekilde karar verilmiş olması isabetsizdir. Mahkemece, davacının da beyanı alınarak bordro tanıkları arasından çalışmasını bilebilecek olanları tespit edilerek beyanlarına başvurulmalı, bu şekilde tespit edilecek tanıkların davacı çalışmasına yönelik bilgisinin olmaması halinde yöntemince tespit edilecek komşu işyeri sahipleri ve kayıtlı çalışanları tespit edilerek beyanlarına başvurulmalı, böylelikle toplanan ve toplanacak delillerin değerlendirilmesi sonucunda bir karar verilmelidir...." gerekçesiyle karar bozulmuştur. C. Bölge Adliye Mahkemesince Son Bozmaya Uyularak Verilen Karar Bölge Adliye Mahkemesinin ilam başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "...Bozma ilamından sonra dinlenen tanıklar davacıyı tanımamaktadır. Ancak dinlenen tanık ... beyanından anlaşıldığı üzere işyerinde idari kemik kadro dışındakilerin taşeron işçileri olduğu, çok fazla taşeron işçinin kullanıldığı görülmektedir. Bu veriler itibariyle bildirimli tanıkların birbirini tanımaları güçleşmektedir. Nitekim somut olayda da bozma sonrası dinlenen tanıklarda davacıyı tanımadıklarını ifade etmiştir. Daha fazla bordro tanığı dinlenmesi ihtimali akla gelse de aradan geçen uzun zaman, çalışan sayısının çok fazla ve değişken olması, taşeron sayısının fazlalığı dikkate alındığında dinlenecek bordro tanıklarının somut bilgi vereceğine dair ihtimalin çok düşük olduğu görülmüştür. Sonuç itibariyle mevcut deliller ışığında somut olay değerlendirildiğinde davacının davasının sübuta erdiği kabul görmüş aşağıdaki şekilde hüküm oluşturulmuştur. ...." gerekçesiyle davanın kabulü ile davacının, davacının davasının kabulü ile davacının uzun vadeli sigorta koluna esas sigortalılık başlangıcının 17.09.1992 olduğunun tespitine, karar verilmiştir. VI. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davalı Kurum vekili temyiz dilekçesinde; davanın ispatlanamadığı, bu nedenle reddinin gerektiğinden bahisle kararın temyizen bozulmasını talep etmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Dosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre taraflar arasındaki uyuşmazlık, davacının sigorta başlangıcının tespiti istemine ilişkindir. Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VII. KARAR Açıklanan sebeplerle; Tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 18.06.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2025/8013, K. 2025/10207, T. 18.06.2025, www.arakarar.com/karar/yargitay-10-hukuk-dairesi-2025-8013-e-2025-10207-k-ec4a0e01cec1