Yargıtay · 10. Hukuk Dairesi
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi 2025/7830 E. 2025/13722 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 10. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2025/7830
- Karar No
- 2025/13722
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi SAYISI : 2025/19 E., 2025/628 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : KDZ.Ereğli 2. İş Mahkemesi SAYISI : 2022/271 E., 2024/230 K.
Bölge Adliye Mahkemesinin kararı davalı işverenlik vekili ile fer'i müdahil Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü; I. DAVA Davacı vekili dava ilekçesinde özetle; müvekkilinin davalı şirkete ait ...Ereğli ilçesi Ormanlı beldesinde ...Ekmek Fırınında 20.12.2016 tarihinden 13.07.2017 tarihine kadar kesintisiz bir şekilde işçi olarak asgari ücret ile çalıştığını, müvekkilinin 13.07.2017 tarihinde saat 01.00 sıralarında işyerinde çalışırken iş kazası geçirdiğini, geçirdiği iş kazası sonucu sağ işaret parmağının tırnak hizasından koptuğunu, geçirdiği iş kazası sonrasında çalışmalarının SGK'ya bildirilmediğini, davalı kaza sonrasında müvekkili davacının 11.07.2017 tarihi itibariyle sigorta başlangıcını SGK'ya bildirdiğini, müvekkili davacının geçirdiği iş kazası sonrasında davalı işveren hakkında KDZ Ereğli 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 2018/328 Esas sayılı dosyası ile taksirle bir kişinin yaralanmasına neden olma suçundan kamu davası açıldığını, müvekkili davacının 20.12.2017 tarihinden itibaren fiilen ve kesintisiz olarak davalıya ait ekmek fırınında çalışmış olmasına rağmen SGK'ya işe girişi sonrasında 11.07.2017 itibariyle bildirildiğini, müvekkilinin 11.07.2017 tarihinden önceki çalışmışlığının Kuruma bildirilmediğini ve sigorta primlerinin ödenmediğini bildirerek müvekkili davacının fiilen kesintisiz olarak çalıştığı davalı şirket tarafından SGK'ya bildirilmeyen 20.12.2016-10.07.2017 dönemindeki çalışmasının tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın süresinde açılmadığını, bu nedenle de süresinde açılmamış davanın reddi gerekeceğini, davacının müvekkili şirkette 20.12.2016-13.07.2017 tarihleri arasında bir çalışması olmadığını, davacının 11.07.2017 tarihinde işe girdiğini ve giriş tarihi itibari ile sigorta girişinin yapıldığı 31.10.2017 tarihinde ise işten çıkışı yapıldığını bildirerek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Fer'i müdahil Kurum vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın yetkili Mahkemede açılmadığını, davanın yasal süresi içerisinde açılmadığını, davalı işverence Kuruma işe giriş bildirgesi verilmesi halinde Kurumca işlem yapıldığını, Kuruma işe giriş bildirgesi hangi tarihte verilmişse o tarihten itibaren işlem yapıldığını, Kurumun işverenler tarafından verilen bildirge ve bordrolara göre işlem yaptığını, işyerinde hizmet akdine dayalı ücret mukabili çalışma var ise bu çalışmaların ücret tediye bordroları, puantaj kayıtları, vergi kayıtları gibi yazılı belgelerle kanıtlanması gerekeceğini bildirerek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile " Davanın kabulüne, davacının, davalı ... Gıda ... Orman Ürünleri Petrol Taşımacılık Otomotiv Sanayi ve Ticaret Limited Şirketinin ...sicil numaralı iş yerinde bir hizmet akdine bağlı olarak 20.12.2016-10.07.2017 tarihleri arasında 201 günlük eksik bildirilen çalışmasının ve bu çalışmalarının fer'i müdahil olan Kuruma bildirilmesi gereken günlerden olduğunun tespitine" karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde fer'i müdahil Kurum vekili ile davalı işverenlik vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile istinaf taleplerinin esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davalı şirket vekili temyiz dilekçesinde özetle; kararın eksik inceleme neticesinde verildiğini, davacının şirkette 20.12.20 16... .07.2017 tarihleri arasında bir çalışması olmadığını, 11.07.2017 tarihinde işe girdiğini ve giriş tarihi itibari ile sigorta girişinin yapıldığını, 31.10.2017 tarihinde ise işten çıkışı yapıldığını, dosyada bordro tanıkları ve komşu iş yerlerinde çalışmış olan işçi tanıkları dinlenilmediğini, dinlenen tanıkların davanın aydınlatılmasına yetecek derecede beyanda bulunmadıklarını, bilirkişi raporunun aydınlatıcı olmadığını belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir. Fer’i müdahil Kurum vekili temyiz dilekçesinde özetle; davanın yasal süresi içerisinde açılmadığını; Kanun kapsamında çalışma ve sigortalılıktan bahsetmek için öncelikle taraflar arasında hizmet akdinin varlığının ön koşul olduğunu, hizmet akdinin koşulunun da bir ücret karşılığında bir veya birden çok işveren yanında fiilen çalışma olduğunu; emsal davalardaki Yargıtayın yerleşik görüşü çalışma olgusunun bir gün bile olsa mutlaka eylemli olması gerektiğini, Kurumlarınca işveren tarafından verilen bildirge ve bordrolara göre işlem yapıldığını, iş yerinde hizmet akdine dayalı mukabil çalışma varsa bu çalışmaların ücret tediye bordroları, puantaj kayıtları, vergi kayıtları gibi yazılı belgelerle kanıtlanması gerektiğini, resmi belgeler karşısında tanık beyanlarına itibar edilemeyeceğini, ayrıca davacının Sosyal Dayanışma ve Yardımlaşma Vakfına herhangi bir başvurusunun olup olmadığının da önem arz ettiğini, aldırılan bilirkişi raporunun eksik ve hatalı olduğunu belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, hizmet tespitine ilişkindir. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, davalı işverenlik vekili ile fer'i müdahil Kurum vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370. maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,14.10.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.