Yargıtay · 10. Hukuk Dairesi
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi 2025/7763 E. 2025/15825 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 10. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2025/7763
- Karar No
- 2025/15825
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :İş Mahkemesi SAYISI : 2024/69 E., 2025/48 K.
İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak verilen karar; davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özet olarak; davacının 09.04.2005 tarihinde davalı firmada paketleme elemanı olarak işe başladığını, davalı firmanın davacıyı yıllarca sigortasız olarak çalıştırdığını, davacının fiilen işe başladığı tarihten işten çıkarıldığı 28.07.2015 tarihine kadar, haftanın her günü 04. 30... .00-19.00 saatleri arasında, bayram, hafta sonu tatilinde vs. çalıştırıldığını, izinli olduğu bayramlarda da ücret kesintisi yapıldığını, davacının en son net aylık ücretinin 3.000,00 TL olduğunu, davacının işyeri gerekleri nedeniyle işçi ihtiyacının azaldığı ve artık çalışmasına gerek olmadığı gibi bir gerekçeyle hiçbir hakedişi ödenmeden işten çıkarıldığını belirterek, davacının, davalı ... Meyve Komisyoncuları Halindeki davalılar nezdinde belirtilen tarihler arasında çalıştığının ve sigorta başlangıç tarihinin 09.04.2005 olduğunun tespitine ve bu süreler içinde yatırılmayan primlerin davalı firma tarafından yatırılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. II. CEVAP 1. Davalı vekili cevap dilekçesinde özet olarak; davacının işe başladığını iddia ettiği tarihte 14 yaşında olduğunu, 14 yaşındaki çocuk yaşta birisinin çalıştığını iddia etmesinin hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, muhtemelen 2011 yılında askere giderek 12 ay askerlik yaptığını, askerlik süresinde dahi çalıştığını iddia etmesinin kötü niyetini ortaya koyduğunu, davacının çalıştığını iddia ettiği adreste davalı işyerlerinin hiçbir zaman bir işyeri kaydı açılmadığını ve hiçbir zaman işçi çalıştırmadığını, 10 yıl gibi uzun bir süre sigortasız çalıştığı iddiasının hayatın olağan akışına uygun düşmeyeceğini, müvekkili ...'nın, ... Toptancı Sebze Halinde kendi adına tahsisli ... işyerinde 2003 yılından günümüze kadar komisyonculuk faaliyetini yürüttüğünü, bu faaliyetin 2003 yılından 2011 yılına kadar adi ortaklık şeklinde sonrasında da kendi adına devam ettiğini, 5957 Sebze ve Meyveler ile Yeterli Arz ve Talep Derinliği Bulunan Diğer Malların Ticaretinin Düzenlenmesi Hakkında Kanun'un 5/3. maddesi gereğince ürün satın alması ve davacının iddia ettiği paketleme işini yapması ve bu amaçla işçi çalıştırmasının yasal olarak mümkün olmadığını, ... Büyükşehir Belediyesinden kiralanan yerlerin alım-satım işi yapılmayan (yasaklanan) ve dolayısıyla paketleme işinin yapılmadığı, sadece depo ve ardiye olarak kullanılan bir yer olduğunu, müvekkil şirketin 21.11.2013 tarihinde 646 no.lu ardiyeyi kiralamış olduğunu, bu tarihten itibaren ...'da faaliyet gösterdiğini, her ne kadar kiralanan ardiyede müvekkili şirket açısından paketleme işine müsaade edilmekte ise de müvekkili şirketçe paketleme işinin hiçbir zaman yapılmadığını, bu yönde işçi de çalıştırılmadığı için de işyeri kaydı açılmadığını, ardiyenin paketlemesi yapılmış halde satın alınan ürünlerin depolanması amacıyla kullanıldığını, davacının çalıştığını iddia ettiği 2005 yılından 2014 yılına kadar müvekkili şirketin kiralanmış bir ardiyesinin bulunmadığını, davacının hiçbir zaman müvekkil şirkette işçi işveren ilişkisi içerisinde çalışmadığını ileri sürerek davanın reddini talep etmiştir. Fer'i müdahil Kurum vekili cevap dilekçesinde özetle; Kurum kayıtlarında davalı işyerlerine ait işyeri dosyalarına davacıya ait herhangi bir belgeye rastlanılmadığından davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin 11.09.2019 tarihli kararı ile davanın reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin 19.06.2020 tarihli kararıyla istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Bozma Kararı Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararının süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairenin 07.07.2021 tarihli kararı ile "... Mahkemece, bu çerçevede ve davacı/davalı tanıklarının, davacının sebze meyve toplama ve hamaliye işlerinde çalıştığı, belli bir işverene bağlı olarak çalışmadığı, kimin işi olursa onun yanına gittiği şeklindeki beyanları, paketleme ve kantarcılık işleri yapan ve kamu tanığı olarak dinlenen kişilerin de davacıyı tanımadıkları yönünde beyanda bulunmaları karşısında davacıya, yıllar itibariyle yaptığı işler sorulmalı, paketleme, sebze meyve toplama ya da hamaliye işlerinden hangisini veya hangilerini yaptığı, 21.02.2011-23.05.2012 tarihleri arasında askere gitmiş olması karşısında çalışmasına ara verip vermediği, sürekli bir çalışmanın olup olmadığı, kimlerle çalıştığı, işyerinde başka çalışan olup olmadığı sorulmalı, davacının isim bildirmesi halinde bildirdiği kişilerin tanık olarak beyanına başvurularak davacının işyerinde hangi tarihte hangi işleri yaptığı yıllar itibariyle sorulmak suretiyle tespit edilmelidir. Diğer taraftan, davalılar her ne kadar iş yerinde paketleme yapılmadığını iddia etmişler ise de celbedilen 26.03.2013, 16.07.20 13... .08.2015 tarihli irsaliye faturalarında ambalaj kağıdı, ambalaj lastiği, bant makinesi vs. alınmış olması karşısında paketleme işinin fiilen mümkün olup olmadığı değerlendirilmeli, iş yerinde ne tür işler yapıldığı tespit edilmeli, davacının yargılama aşamasında ileri sürdüğü ve 03.06.2012 tarihinde meydana gelen kız kaçırma olayı nedeniyle dava dışı ...'ın yargılandığı ... 13. Asliye Ceza Mahkemesinin E.2012/773 sayılı dosyası kapsamında İbrahim'in kendi ifadesinde ... no.lu ardiyede çalıştığı yönünde beyanda bulunması karşısında tanık olarak dinlenmesi ve davacının çalışıp çalışmadığı, çalışmasını biliyorsa hangi tarihler arasında ne iş yaptığı hakkında bilgi ve görgüsüne başvurulmalı, celbedilen bordro kayıtlarında adı geçen ... adlı çalışan bordro tanığı olarak dinlenmeli, komşu iş yeri tanıkları da dinlenmek suretiyle toplanan tüm kanıtlar değerlendirildikten sonra uyuşmazlık konusu husus, hiçbir kuşku ve duraksamaya yer bırakmayacak biçimde çözümlenip; deliller hep birlikte değerlendirilip takdir edilerek, varılacak sonuç uyarınca bir karar verilmelidir." gerekçesiyle söz konusu kararın bozulmasına karar verilmiştir. B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen İkinci Karar İlk Derece Mahkemesinin 28.02.2025 tarihli kararı ile davanın reddine karar verilmiştir. VI. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı vekili, davanın kabulü gerektiğini beyanla karara karşı temyiz talebinde bulunmuştur. B. Değerlendirme ve Gerekçe Dosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre taraflar arasındaki uyuşmazlık, hizmet tespiti istemine ilişkindir. Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen İlk Derece Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VII. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davacı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, 20.11.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.