Yargıtay · 10. Hukuk Dairesi

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi 2025/7487 E. 2025/17741 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
10. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/7487
Karar No
2025/17741
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/1370 E., 2023/3996 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 19. İş Mahkemesi SAYISI : 2021/325 E., 2022/228 K.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili ile davalılardan ... ve ... Asansör Nakl. Ltd. Şti. vekilleri tarafından temyiz edilmekle;kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davacının 23.07.2013 tarihli iş kazasında sürekli iş göremezliğe uğradığını iddia ederek 100,00 TL maddi, 100.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihinden faizi ile davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilini talep etmiş, 13.06.2019 tarihli celsede davalı ... Şirketi yönünden davadan feragat ettiğini, ancak davalı ... Ltd. Şti. ve ... yönünden davaya devam ettiğini beyan etmiş ve 04.07.2021 tarihli dilekçe ile maddi tazminata ilişkin talebini 263.351,61 TL olarak artırmıştır. II. CEVAP Davalı ... Ltd. Şti. vekili cevap dilekçesinde; davanın öncelikle görev, husumet ve zamanaşımı yönlerinden reddedilmesi gerektiğini, olayda müvekkili şirketin sorumluluğunun olmadığını beyanla davanın reddini talep etmiştir. Davalı ... Plastik Ambalaj San. ve Tic. Ltd. Şti. vekili cevap dilekçesinde; davacının uyarılara, iş güvenliği ilke ve kurallarına aykırı davranışlarıyla iş kazasına sebebiyet verdiğini beyanla davanın reddini talep etmiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kısmen kabulü ile "1-Davalı ... Plastik Ambalaj San. ve Tic. Ltd. Şti. yönünden davanın feragat nedeni ile reddine, 2-263.251,61 TL maddi tazminatın olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılar ...ve ...'ndan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine, 3-90.000,00 TL manevi tazminatın olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılar ...ve ...'ndan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine" karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı ... vekili ve ... Asansör Nak. Tic. Ltd. Şti. vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "davalı ... Nak. Tic. Ltd. Şti. ile davalı ... vekillerinin istinaf başvurularının kısmen esastan kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının ortadan kaldırılmasına, İlk Derece Mahkemesi kararı yerine geçmek üzere davanın kısmen kabulü ile davalı ... Plastik Ambalaj San. Tic. Ltd. Şti. yönünden davanın feragat nedeniyle reddine, maddi tazminat talebinin kısmen kabulü ile 247.595,54 TL maddi tazminatın olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılar ... Asansör Nakl. Tic. Ltd. Şti ile ...’ndan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine, manevi tazminat talebinin kısmen kabulü ile 90.000,00 TL manevi tazminatın olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılar ... Asansör Nak. Tic. Ltd. Şti ile ...’ndan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine" karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; kök rapora itiraz ettiğini, kaldırma kararından sonra talebini arttırmasına ilişkin dilekçesinin kök rapora itirazından vazgeçtiği şeklinde değerlendirilemeyeceğini, TRH 2010 tablosunun uygulanması gerektiğine dair itirazının zaten alacağın artacağına dair saikle yapıldığını, Bölge Adliye Mahkemesinin davacının fazlaya dair haklarını yok edecek şekilde yorum yapmasının hatalı olduğunu belirterek temyiz etmiştir. Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde özetle; müvekkili ile davalılar arasında herhangi bir iş ilişkisi bulunmadığını, müvekkilinin söz konusu şirketlerin iş sağlığı ve güvenliği uzmanı olmadığını, yalnızca risk değerlendirme raporu hazırladığını, kazanın gerçekleşmesinde müvekkilinin hiçbir kusurunun bulunmadığını, davacının kusur oranının yanlış takdir edildiğini,müştereken ve müteselsilen sorumlu tutulmasının hatalı olduğunu, davacının davalı ... Şirketi hakkındaki feragatinin diğer davalılara da sirayet edeceğini ve tüm davalılar yönünden hüküm ifade edeceğini belirterek temyiz yoluna başvurmuştur. Davalı ... Nak. Tic. Ltd. Şti. vekili temyiz dilekçesinde özetle; davacı tarafın diğer davalı hakkındaki davadan feragat etmesinin, müvekkili aleyhine açılan davanın da feragat nedeniyle reddini gerektireceği, aynı zamanda feragat ile müteselsil sorumluluların durumlarının ağırlaştırılamayacağını, kusur raporları arasındaki çelişkinin giderilmediğini, davacının %60 olan maluliyet oranının gerçekçi olmadığını, diğer davalılar aleyhine arabuluculuk anlaşması kapsamında yapılan ödemelerin de davacı işçinin alacağından mahsup edilmesi gerektiğini, manevi tazminatın çok fahiş olduğunu, vekalet ücretinin doğru belirlenmediğini belirterek temyiz yoluna başvurmuştur. B. Değerlendirme ve Gerekçe A) Davalı ... Nakl.Tic.Ltd.Şti vekilinin davacı yararına hükmedilen manevi tazminat alacağına ilişkin temyiz istemi yönünden; Miktar veya değeri kesinlik sınırını geçmeyen davalara ilişkin nihai kararlar, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 362. maddesi uyarınca temyiz edilemez. Temyize konu edilen miktarın kesinlik sınırının altında kalması hâlinde anılan Kanun’un 366. maddesi atfıyla aynı Kanun’un 352. maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekir. Dosya içeriğine göre kabulüne karar verilen tazminat miktarının Bölge Adliye Mahkemesi karar tarihi itibari ile kesinlik sınırı olan 238.730,00 TL’nin altında kaldığı anlaşıldığından davalı vekilinin temyiz itirazlarının miktardan reddine karar verilmiştir. B)Davacı ve davalılardan ... ve ... Asansör Nakl.Ltd.Şti vekillerinin hükmedilen maddi tazminat alacağına ilişkin temyiz istemi yönünden; 1. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre aşağıdaki paragrafların kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir . 2. Somut olayda, hükme esas alınan 09.12.20 15... .06.2017 tarihli kusur raporlarında birbirini teyit eder şekilde davalı ... Plastik Ltd. Şti.'nin %35, davalı ... Şirketinin %50, davalı İş Sağlığı ve Güvenliği Uzmanı ...'nun %5, davacının %10 kusurlu olduğu tespit edilmiş, 15.04.2019 tarihli kök hesap raporunda bakiye ömür süresinin belirlenmesinde PMF 1931 tablosu esas alınarak maddi zarar 405.156,33 TL olarak hesaplanmıştır. 15.04.2019 tarihli bilirkişi raporunun davacı vekiline tebliği üzerine, davacı vekili 30.04.2019 tarihli bilirkişi raporuna itiraz dilekçesinde PMF Tablosunun kullanılmasının hatalı olduğunu, TRH 2010 tablosu esas alınarak hesaplama yapılması gerektiğini belirterek rapora itiraz etmiş, sonrasında davacı vekili 13.06.2019 tarihli celsede, davalı ... Şti. ile celse arasında ihtiyari ara buluculuk vasıtası ile anlaştığını belirterek davalı ... yönünden davadan feragat ettiğini, davalı ... Şirketi ve ... yönünden davaya devam ettiğini bildirmiştir. İlk Derece Mahkemesi, davacı vekilinin bu beyanı üzerine müşterek ve müteselsil sorumlulardan biri hakkında davadan feragat edilmesi halinin, diğer müteselsil sorumlu davalı hakkındaki davadan da feragat anlamına geldiği gerekçesi ile davanın reddine karar vermiş, Bölge Adliye Mahkemesince "davalıların sıfatları, davacı karşısında konumları, sorumluluk ve savunmaları, diğer bir deyişle hukuki durumları farklı olup davacının işvereni olan davalı yönünden talebinden feragat etmesinin diğer davalılara sirayet etmeyeceği, Mahkemece diğer iki davalı hakkında yargılamaya devam olunarak bir karar verilmesi gerektiği" belirtilerek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesinin kaldırıp gönderme kararından sonra ilk celse davacı vekili, eksikliklerin ikmalini talep etmiş, ayrıca ıslah için süre istemiş, Mahkemenin ıslah dilekçesi sunmak üzere süre vermesi sonrasında 15.04.2019 tarihli bilirkişi raporu ile 405.156,33 TL olarak hesaplanan miktardan ... Şirketinin %35 kusuruna isabet eden tutarı tenzil ederek, fazlaya ilişkin talep ve dava hakkı saklı kalmak kaydıyla maddi tazminata dair talebini 263.351,61 TL olarak arttırmıştır. Mahkemece, dosyanın aktüerya bilirkişisinden ek rapor alınmak üzere bilirkişiye tevdiine karar verilmesi üzerine 17.03.2022 tarihli hesap raporunda, bakiye ömür davacı itirazı doğrultusunda TRH 2010 tablosuna göre belirlenerek, işlemiş dönem sonu 31.12.2022 alınıp ve işveren ödemesi olan 250.000 TL’nin indirilmesi ile davacı işçinin %10 kusurlu olduğu yönündeki kusur raporuna itibar edilmek suretiyle zarar 827.923,59 TL olarak belirlenmiştir. İlk Derece Mahkemesi 17.03.2022 tarihli hesap raporunun maddi zararın 827.923,59 TL olarak belirlendiği birinci seçeneği hükme esas alarak karar vermiştir. Bölge Adliye Mahkemesince davacı vekilince ıslah için süre talep edilmesi ile rapora karşı yapılan itirazlardan vazgeçildiğinin kabulü ile 15.04.2019 tarihli raporda belirlenen zarar tutarından hakkındaki davadan feragat edilen işverenin kusuru yanında davacının müterafik kusurunun da hesaba katılarak haklarında dava devam eden diğer iki davalı aleyhine kusurlarına isabet eden miktar hesaplanması ile neticede davacının maddi zararının 247.595,54 TL olduğu gerekçesiyle yeniden hüküm kurulmuştur. Yukarıdaki açıklamalardan sonra eldeki dosya bakımından; davacı vekilinin 15.04.2019 tarihli rapora itiraz sebepleri dikkate alındığında, davalı lehine usuli kazanılmış hak oluştuğundan bahsedilemeyeceği açık olup davacının maddi zararının anılan rapordaki veriler esas alınarak belirlenmesi isabetsiz bulunmuştur. Öte yandan, Bölge Adliye Mahkemesinin, davacının davalı ... Şirketi yönünden talebinden feragat etmesinin diğer davalılara sirayet etmeyeceği bu nedenle bu davalılar yönünden yargılamaya devam edilmesi gerektiği yönündeki değerlendirmesi yerinde olup, Borçlar Kanunu'nun 165. maddesi (818 sayılı BK'nın 144. maddesi) hükmüne göre Kanun veya sözleşme ile aksi belirlenmedikçe, borçlulardan birinin kendi davranışıyla diğer borçluların durumunu ağırlaştıramayacağı gözetilerek ve 17.03.2022 tarihli hesap raporunda hesaplamanın sadece davacının %10 kusuru dikkate alınarak yapıldığı görülmekle, 17.03.2022 tarihli hesap raporundaki veriler esas alınarak, ancak hakkındaki davadan feragat edilen müteselsil borçlu davalının kusurunu ve usuli kazanılmış hakları gözeterek sonucuna göre karar verilmelidir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULMASINA, Peşin alınan temyiz harcının istek hâlinde temyiz eden ilgililere iadesine, Dosyanın kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 22.12.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2025/7487, K. 2025/17741, T. 22.12.2025, www.arakarar.com/karar/yargitay-10-hukuk-dairesi-2025-7487-e-2025-17741-k-efa925d36f6e