Yargıtay · 10. Hukuk Dairesi
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi 2025/6947 E. 2025/15687 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 10. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2025/6947
- Karar No
- 2025/15687
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :İş Mahkemesi SAYISI : 2021/2 E., 2024/244 K.
Mahkemesince bozmaya uyularak verilen karar davacı Kurum ve davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Kurum sigortalılarından ...'ın 08.08.2007 tarihinde geçirdiği trafik kazası sonucunda yaralandığını ve kendisine tedavi yardımı yapılarak ödenek bağlandığını, trafik kazasının meydana gelişinde müvekkilinin kusurunun olmadığı, davalının olayda asli kusurlu olduğu, sigortalıya 1.835,09 TL tedavi masrafı ve iş göremezlik ödeneği olmak üzere toplam 25.332,43 TL ödendiğini, borcun tahsili için ... 1. İcra müdürlüğünde ...esas sayılı takip dosyası açılmış olmasına rağmen davalının borca itiraz ettiğini ve takibin durdurulduğunu, ... 1. İcra Müdürlüğünün ... takip sayılı dosyasına yapılan vaki itirazların iptaline, takibin devamına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesi ile özetle; trafik kaza tespit tutanağının kazanın oluşuna uygun tutulmadığını ve kusur kabul etmediklerini olayda asıl kusurlunun davacının olduğunu, davacının talebinin zaman aşımı nedeniyle reddi gerektiğini, olayda aşırı hızlı olan davacı sürücünün aracının aşırı hızlı olması nedeniyle direksiyon hakimiyetini kaybederek müvekkilin şeridine girdiğini ve kazada asli kusurlunun davacı olduğunu, davacının talebinin fahiş olduğunu, bu nedenle açılan davanın reddine karar verilmesini savunmuştur. III. MAHKEME KARARI Mahkemenin 19.01.2010 tarihli 2009/343 Esas, 2010/9 Karar sayılı kararıyla davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ Mahkemenin 19.01.2010 tarihli kararının süresi içinde davacı Kurum vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairenin 29.09.20 11... /3366 Esas, 2011/12788 Karar sayılı kararı ile Mahkemece yeterli inceleme ve araştırma yapılmaksızın karar verildiği belirtilerek, sigortalının davalıya karşı açtığı tazminat dosyasının getirilmesi gerektiği, kesinleşen tazminat dosyasında alınan kusur raporlarının, kesin delil olmamakla birlikte, güçlü delil teşkil edeceğinin gözetilmesi gerektiği, trafik kazasının ne şekilde meydana geldiği hususundaki maddi olgu kesin olarak belirlendikten sonra, Adli Tıp Trafik İhtisas Dairesi'nden tarafların kusur oranları konusunda yeniden rapor alınması gerektiği hususlarına işaret edilerek karar bozulmuştur. Bozma sonrası Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri 1.Davacı Kurum vekili temyiz dilekçesinde; kazanın oluşumunda davalı ...'un kusurlu olduğunu, dosyada bulunan diğer raporlar ile adli tıp kurumundan alınan rapor arasında açık bir şekilde çelişki olduğunu, bu nedenlerle dosyanın yeniden ve başkaca bir bilirkişi heyetine tevdi edilmesi gerektiğini, ayrıca, alacak likit olmasına rağmen Mahkemece icra inkar tazminatına hükmedilmediğini ileri sürerek kararın bozulmasını istemiştir. 2.Davalı vekili temyiz dilekçesinde; kazanın meydana gelmesinde kurum sigortalısı Serdar Yılmaz'ın birinci derece kusurlu olduğunu, davalının ancak ehliyetsiz araç kullanmaktan sorumlu olabileceğini, Mahkeme kararının hatalı olduğunu, sağlık giderlerinin talep edilemeyeceğini ileri sürerek kararın bozulmasını talep etmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Dosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre taraflar arasındaki uyuşmazlık itirazın iptali istemine ilişkindir. Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun'un geçici 3. maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun 428. maddesi ile 439. maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen Mahkeme kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davacı Kurum ve davalı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun kararın ONANMASINA, Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine, 19.11.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.