Yargıtay · 10. Hukuk Dairesi

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi 2025/6537 E. 2025/12103 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
10. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/6537
Karar No
2025/12103
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : Adana Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/253 E., 2024/1300 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Mersin 1. İş Mahkemesi SAYISI : 2020/57 E., 2021/326 K.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili ile davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle, davalı Kurumca, 08.11.2010 tarihinden itibaren Siirt Sosyal Güvenlik Kurumu Müdürlüğü bünyesinde 5510 Sayılı Kanun'un 4/1-b maddesi kapsamında sigortalı olan davacının Tarım Bağ-Kur kaydının Mersin Sosyal Güvenlik Kurumu İl Müdürlüğünce haksız ve yersiz olarak hiçbir gerekçe gösterilmeksizin silindiğini ileri sürmüş ve Tarım Bağ-Kur kaydının silinmesi işleminin iptalini; Mahkeme aksi kanaatte ise Tarım Bağ-Kur sigortalısı olduğu dönem içerisinde ödenen primlerin yasal faizi ile birlikte müvekkiline iadesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. II. CEVAP Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde özetle; ... Ziraat Odası ve ... İlçe Tarım Müdürlüğü ile müvekkili Kurum arasında yazışma gerçekleştirilmiş olup neticesinde; ... Ziraat Odası'ndan alınan cevabi yazıda ... Ziraat odasında davacının kaydının bulunmadığını, ... İlçe Tarım Müdürlüğü'nden alınan cevabi yazıda davacının 08.11.2010 tarihinde ÇKS kaydı yaptırdığını ve bundan sonraki yıllarda başka kayda rastlanılmadığının belirtildiğini, bu itibarla 08.11.2010 başlangıç tarihli 7...3 Bağ-Kur numaralı dosyada 31.12.2010 tarihi itibari ile terk kodu işlendiğini, Siirt Sosyal Güvenlik İl Müdürlüğünün davacıya iadeli taahhütlü olarak göndermiş olduğu 16.12.2019 tarihli yazısında bu hususların davacıya bildirilmiş olup ek olarak 32.157,72 TL fazla ödemenin oluşmuş olduğunu, Tarım Bağ-Kur kapsamında prim yatıramayacağını, davacının talep dilekçesi sunması halinde ... numaralı Genelge doğrultusunda isteğe bağlı dosya numarası tanzim edilerek fazla ödeme tutarı kadar isteğe bağlı olarak değerlendirileceğinin bildirildiğini belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk derece mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, davanın kısmen kabulune, Tarım Bağ-Kurlu'luğun iptaline ilişkin Kurum işleminde hata olmadığının tespitine, Tarım Bağ-kurluluğu tespit talebinin reddine; davacı tarafından ödenen primlerin ödeme tarihinden itibaren yasal faizi ile davacıya ödenmesine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin kararına karşı süresi içinde davacı vekili ile davalı Kurum vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, "Eldeki dosyada, davacının 08.11.2010 tarihinden sonra ÇKS kaydının bulunmadığı, Mersin ilinde ikamet ettiği, davacı asilin 20.04.2021 tarihli oturumda 1996 yılından beri Mersin'de ikamet ettiğini, yılda 2-3 kere Siirt'e gittiğini, satacak kadar ürünü olmadığını beyan ettiği, Ziraat Odası kaydının bulunmadığı, şu halde tarımsal faaliyetinin devam etmediği anlaşıldığından Kurum işleminin yerinde olduğu, Mahkemece kurulan hükmün usul ve esas bakımından yasaya uygun olduğu " gerekçesiyle istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle, işbu davada terditli talepte bulunduklarını, ikinci talepleri hakkında kabul kararı verildiğini, bu sebeple davanın kısmen kabulüne değil sundukları örnek Yargıtay içtihadında belirtildiği şekilde tam kabul kararı verilmesi gerektiğini ve davalı lehine vekalet ücreti takdir edilmemesi gerektiğini ileri sürerek temyiz talebinde bulunmuştur. Davalı Kurum vekili temyiz dilekçesinde özetle, fazla ödenen primlerin iadesi için herhangi bir talepte bulunulmadan dava açılmasının kötü niyetli ve mevzuata aykırı olduğunu, yerel mahkemece verilen kararın hukuka aykırı olduğunu, istinaf ilamında yalnızca davacı tarafın istinaf başvurusuna yönelik olarak gerekçe açıklandığını, Kurumun istinaf başvurusunun reddine ilişkin kararın gerekçelendirilmediğini, mahkeme kararlarının gerekçeli olmasının anayasal bir zorunluluk olup istinaf mahkemesince buna uyulmadığını ileri sürerek kararın bozulmasını talep etmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, davacının 08.11.2010 başlangıç tarihli Tarım Bağ-Kurluluğununa 31.12.2010 tarihi itibariyle terk kodu işlenmesine ilişkin Kurum işleminin iptali, Tarım Bağ-Kur sigortalısı olduğunun tespiti; bu talebi kabul görmez ise ödediği primlerin faiziyle birlikte iadesi istemine ilişkindir. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, davacı vekili ile davalı Kurum vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370. maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 18.09.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2025/6537, K. 2025/12103, T. 18.09.2025, www.arakarar.com/karar/yargitay-10-hukuk-dairesi-2025-6537-e-2025-12103-k-e66d63584ba0