Yargıtay · 10. Hukuk Dairesi
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi 2025/6500 E. 2025/12830 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 10. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2025/6500
- Karar No
- 2025/12830
- Karar Tarihi
İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : Trabzon Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/1835 E., 2024/2155 K.. İLK DERECE MAHKEMESİ : (Kapatılan)Trabzon 6. İş Mahkemesi SAYISI : 2022/225 E., 2023/164 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Asıl davada davacı vekili dava dilekçesinde; davacının 02.09.1987-01.12.1987 tarihleri arasında ... bina inşaatında çalıştığını, 30.08.2018 tarihli borçlanma talep dilekçesi gönderildiğini, davalı Kurumun yurt dışı borçlanma tahakkuk cetveli göndermesi üzerine istenilen yurt dışı borçlanma bedelinin ödendiğini, 18.06.2020 tarihli tahsis dilekçesi ile emeklilik aylığı talep edildiği 02.09.1987 - 01.12.1987 tarihleri arasındaki çalışmaların 19.12.1992 tarih ve 292 sayılı müfettiş raporuna göre iptal edildiği ve parası ödenen SSK statüsündeki yurt dışı borçlanma yerine Bağ-Kur borçlanmasının tahakkuk ettirilerek gönderildiğini, 23.07.2020 tarihli yazı ile SSK statüsündeki yurt dışı borçlanmanın ihyası ile yaşlılık aylığı bağlanması istenildiği ancak Kurumun olumsuz cevap verdiği, Kurumun kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu beyanla davacının 02.09.1987-01.12.1987 tarihleri arasındaki çalışmalarının geçerli olduğunun tespitine, davacının SSK kapsamında yurt dışı borçlanma işleminin ihyasına, davacıya aylık bağlanması gerektiğinin tespitine, aksi yöndeki Kurum işleminin iptaline karar verilmesini talep etmiştir.
Birleşen davada davacı vekili dava dilekçesinde; davacının 02.09.1987-01.12.1987 tarihleri arasında .... sicil numaralı bina inşaatında hizmet akdi ile çalıştığını, 18.06.2020 tarihli tahsis dilekçesi ile emekli aylığı talep ettiğinde, 02.09.1987-01.12.1987 tarihleri arasındaki çalışmaların 19.12.1992 tarih ve 292 sayılı müfettiş raporuna göre iptal edildiği belirtilerek tahsis talebinin işlemden kaldırıldığını ve parası ödenen SSK statüsündeki yurt dışı borçlanma yerine Bağ-Kur borçlanmasının tahakkuk ettirilerek gönderildiğini, Trabzon 2. İş Mahkemesinin 2020/480 Esas sayılı dava dosyasına kayden hizmet tespit ve Kurum işleminin iptali davası açılmış ise de hizmet tespit davası yönünden işverene karşı dava açılmadığının görüldüğünü, bu sebeple kendilerine verilen süre içerisinde ... 'nun vefat etmiş olması nedeni ile mirasçılarına karşı işbu davayı birleştirme talepli olarak açtıklarını belirterek davacının 02.09.1987-01.12.1987 tarihleri arasındaki hizmetinin fiili ve geçerli olduğunun tespitini istemiştir. II. CEVAP Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde; davacının taleplerinin ayrı dava konuları olduğu ve tefrik edilmesi gerektiği, davacının 30.08.2018 tarihinde Almanya'da geçen çalışma ve boşta geçen sürelerini borçlanmak üzere talepte bulunduğunun anlaşıldığını, davacıya tebliğ edilen 01.06.1994 - 05.05.2009 tarihleri arası 5375 gün karşılığı 116258 TL tutarındaki borcunu 29.11.2018 tarihinde ödediğinin görüldüğünü, davacının 02.09.1987-01.12.1987 tarihleri arasında 4/a statüsündeki 60 günlük hizmetinin 19.12.1992 tarihli 292 sayılı müfettiş raporu ile iptal edildiğini, bu sebeple tahsis talebinin işlemden kaldırıldığını ve borçlanma statüsünün 4/b kapsamında değerlendirildiği, ayrıca ödediği tutarın 4/b borçlanmasına aktarıldığı, Kurumun yaptığı işlemde hukuka aykırılık bulunmadığını belirterek davanın reddini istemiştir. Diğer davalılar tarafından davaya cevap verilmemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne, 1-Davacı ...’nun (TC: 4...0.. ) 2....nolu iş yerinde, 02.09.1987-01.12.1987 tarihler arası sürekli hizmet akdi ile çalıştığının tespitine, 2- SSK statüsündeki yurt dışı borçlanmanın ihyasına, 3-18.06.2020 tarihli tahsis dilekçesini takip eden aybaşı olan 01.07.2020 tarihinden itibaren davacıya yaşlılık aylığını bağlanmasına, aksi yöndeki Kurum kararının iptaline karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekilinin istinaf başvurusunda bulunması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararına yönelik davalı SGK'nın istinaf başvurusunun Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 353-(1)-b.1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davalı Kurum vekili temyiz dilekçesinde, dava dilekçesinde birden fazla davaya konu olabilecek talebin söz konusu olduğunu, dava dilekçesinde hem hizmet tespiti hem de yurt dışı borçlanmasının ihyası ile yaşlılık aylığının bağlanmasının talep edildiğini, bu taleplerin ayrı davaya konu olabilecek talepler olduğunu, bu sebeple bu iki talebin ayrı ayrı davalara konu olması nedeniyle tefrik edilmesi gerektiğini, esasa ilişkin olarak da davalı Kurum kayıtlarında yaptıkları araştırmada, davacının 30.08.2018 tarihinde Almanya’da geçen çalışma ve boşta geçen sürelerini borçlanmak üzere Müdürlüğe talepte bulunduğunun anlaşıldığını, davacıya tebliğ edilen 01.06.1994 – 05.05.2009 tarihleri arası 5375 gün karşılığı 116258,00 TL tutarındaki borcun 29.11.2018 tarihinde ödediğini, ancak davacının 02.09.1987 – 01.12.1987 tarihleri arasında 4/a statüsündeki 60 günlük hizmetinin 19.12.1992 tarihli ve 292 sayılı müfettiş raporuna istinaden iptal edildiğini, bu sebeple yeterli sigortalı hizmeti olmadığı tespit edildiğinden tahsis talebinin işlemden kaldırıldığını, borçlanma statüsünün 4/b kapsamında değerlendirildiğini, ayrıca ödediği tutarın 4/b borçlanmasına aktarıldığını beyan etmektedir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, davacının 02.09.1987-01.12.1987 tarihleri arasında çalıştığının tespiti, SSK statüsündeki yurt dışı borçlanmanın ihyası ile tahsis dilekçesini takip eden aydan itibaren yaşlılık aylığının bağlanması ve aksi yöndeki Kurum kararının iptaline ilişkindir. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı Kurum vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370. maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 01.10.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.