Yargıtay · 10. Hukuk Dairesi
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi 2025/6278 E. 2025/11492 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 10. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2025/6278
- Karar No
- 2025/11492
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/2148 E., 2025/53 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 33. İş Mahkemesi SAYISI : 2019/71 E., 2023/133 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı fer'i müdahil Kurum vekili ve davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü; I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacının davalıya ait ... Nakliyat isimli işyerinde 26.04.2015 tarihinden iş akdinin feshedildiği 06.12.2018 tarihine kadar çalıştığını, davacının belirsiz süreli iş sözleşmesi ile işe başladığını, iş sözleşmesinde görevinin kamyon veya tır şoförü olarak belirtilmiş olmasına rağmen davacıya, taşıma yüklerin yükleme ve boşaltma ve de ürünlerin ilgili yerlere teslim etme işlerinin yaptırıldığını, davacının işe başlama tarihi olan 26.04.2015 ile çıkış tarihi olan 06.12.2018 arasında geçen süre zarfında sigorta girişinin 15.10.2018 çıkışının da 16.10.2018 olarak gösterildiğini, 1 günlük sigorta yapıldığını, iş akdinin sona erdiği tarihte davacının net ücretinin 2.300,00 TL olduğunu ayrıca servisin davalı yanca karşılandığını, 26.04.2015 – 2017 Mayıs arası dönemde haftanın 7 günü çalıştığını, Mayıs 2017'den sonra ise iki haftada bir pazartesi günleri izin kullanıldığını, çalışma süresi boyunca maaşların elden ödendiğini belirterek, davacının primleri yatırılmamış olan dava konusu çalışmalarının tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; dava dilekçesinde hem hizmet tesbiti hem de alacak talebinde bulunulduğunu, taleplerin açıklanması gerektiğini, husumet itirazında bulunduklarını, ... Nakliyat diye bir firma olmadığını, hak düşürücü süre ve zamanaşımı itirazında bulunduklarını, davanın haksız olduğunu, eylemli ve gerçek çalışmanın varlığının ispatı gerektiğini, davacının davalı yanında geçen birkaç günlük çalışmasının Kuruma bildirildiğini, davacının emekli olduğunu ve icralık dosyaları olduğunu belirterek sigorta yapılmamasını talep ettiğini, talebinin davalı tarafça kabul edilmemesi üzerinde de davacının iş akdini sonlandırdığını, davacının çalışmasının çok az olmasından dolayı ödenen maaş için makbuz alınmadığını ve şahsi sicil dosyası tutacak zamanı dahi olmadığını beyanla, davanın reddini istemiştir. Fer'i müdahil Kurum vekili cevap dilekçesinde özetle; sigorta bildirimi ve prime esas kazancın bildirilmesi yükümlülüğünün işverene ait olduğunu, Kurum tarafından yapılacak herhangi bir işlem bulunmadığını, talebin haksız olduğunu beyanla davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kısmen kabulüne, davacının 18.01.2016 - 06.12.2018 tarihleri arasında davalı işverenlik tarafından bildirilen 15.10.2018 - 16.10.2018 tarihleri arasındaki 2 günlük süre dışlanmak suretiyle ... sicil sayılı iş yerinde Sosyal Güvenlik Destek Primine tabii olarak prime esas alt kazanç üzerinden çalıştığının tespitine, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili, fer'i müdahil Kurum vekili ve davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile istinaf isteminin esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; Mahkeme kararının usul ve kanuna aykırı olduğunu, Mahkemece komşu iş yeri araştırması yapılmadığını, somut veri araştırması yapılmadığını, bilirkişi raporunun yetersiz olduğunu, davacının somut deliller veya yaklaşık deliller ile dahi ispat edemediğini belirterek, kararın kaldırılmasını, davanın reddine karar verilmesini, aksi halde kararın bozularak dosyanın Mahkemeye iadesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacıya yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. Fer'i müdahil Kurum vekili temyiz dilekçesinde özetle; Mahkeme kararının usul ve kanuna aykırı olduğunu, Yerleşik Yargıtay İçtihatlarında da belirtildiği üzere, işyerindeki fiili çalışmanın varlığının yazılı belgelerle ispatı zorunlu olduğunu, mahkemece eksik inceleme ve araştırma yapıldığını belirterek, kararın bozulmasını, davanın reddini istemiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, hizmet tespiti istemine ilişkindir.
Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup fer'i müdahil Kurum vekili ve davalı vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370. maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 08.09.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.