Yargıtay · 10. Hukuk Dairesi
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi 2025/6066 E. 2025/12910 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 10. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2025/6066
- Karar No
- 2025/12910
- Karar Tarihi
İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/1813 E., 2024/3470 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 17. İş Mahkemesi SAYISI : 2020/23 E., 2023/112 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle, müvekkili davacının 3201 sayılı Kanun uyarınca yurt dışı borçlanması yapmak suretiyle yaşlılık aylığı için gerekli olan prim gün sayısını tamamladığını ve 11.08.2015 tarihli tahsis talebine istinaden 01.09.2015 tarihinden geçerli olmak üzere yaşlılığı aylığı almaya başladığını, müvekkilinin Türkiye'deki 4/a hizmetlerinin iptal edildiği, Kurumca yersiz ödeme kaydıyla davacıya borç çıkarıldığını, bu nedenle Kuruma başvuru yapıldığını, Kurumca çalışmaların fiili olmadığını ve borçlanma statüsünden bağlanan aylık ödemelerin yersiz yapılması nedeniyle tahsil yoluna gidildiğinin belirtildiğini, davacının çalışmalarının iptal edilmesinin haksız ve hukuki dayanaktan yoksun olduğunu, davacı iş yerinde fiilen çalışmış ve 5510 sayılı Kanun kağını, Kurumca çalışmaların fiili olmadığını ve borçlanma statüsünden bağlanan aylık ödemelerin yersiz yapılması nedeniyle tahsil yoluna gidildiğinin belirtildiğini, davacının çalışmalarının iptal edilmesinin haksız ve hukuki dayanaktan yoksun olduğunu, davacı iş yerinde fiilen çalışmış ve 5510 sayılı Kanun kapsamında olduğunu, çalıştığı süreye ilişkin primlerinin işverence yatırıldığını belirterek, davacının 25.06.2015-29.06.2015 tarihleri arasında 4/1-a çalışmalarının iptal edilmesi, yaşlılık aylıklarının kesilmesi ve ödenmiş aylıklarının borç çıkarılması işleminin iptali ile davacının yaşlılık aylığının kesildiği tarih itibari ile aynen ödemeye devam edilmesi ve geç ödenen aylıkların yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. II. CEVAP Davalı SGK vekili cevap dilekçesinde özetle; dava konusu Kurum işleminde yasaya ve hukuka aykırı bir durum bulunmadığını, taraflarınca yapılan incelemelerde Kurum emeklisi ...'nın 26.06.2015 tarihli yurt dışı borçlanma talebine istinaden (01.01.1974-30.12.1983 tarihleri arası) borçlanma yapıldığını, 12.08.2015 tarih ve ... sayılı talebine göre de yaşlılık aylığının bağlanması istemiş, sigortalıya 01.09.2015 tarihinden başlamak üzere yaşlılık aylığı bağlandığını, ancak Sıhhiye Sosyal Güvenlik Merkezinin 20.06.2019 tarihli yazısı ve Ankara Sosyal Güvenlik İl Müdürlüğü Denetmenler servisi tarafından düzenlenen 14.01.2019 tarihli raporunda işveren tarafından bildirimi yapılan ekli listede isimleri belirtilen sigortalıların çalışmalarının ücretli fiili çalışmaya dayanmadığı, yapılan bildirimlerin yersiz yere yapıldığının tespit edilmesi nedeni ile iptal edilmesinin bildirildiğini, söz konusu hizmetlerin iptal edilmesi nedeni ile sigortalının 4/a emeklilik aylığının durdurulduğunu, Kurum işlemlerinin yerinde ve yasal mevzuata uygun olduğunu beyanla, davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı vekili, davanın kabulü ile kararın bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, davacı adına yapılan bildirimleri iptal eden Kurum işleminin iptali, bu bildirilmeyen fiili çalışmaya dayandığının tespiti istemine ilişkindir. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370. maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 02.10.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.