Yargıtay · 10. Hukuk Dairesi

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi 2025/5640 E. 2025/12250 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
10. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/5640
Karar No
2025/12250
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : Konya Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/2012 E., 2024/3037 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Konya 4. İş Mahkemesi SAYISI : 2019/559 E., 2023/129 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlenildikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I.DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacının, davalı Şirket bünyesinde 03.05.2017 tarihinde işe başladığını, aralıksız ve kesintisiz olarak araç operatörlüğü yaptığını, davacının bu iş için gerekli belgelere de sahip olduğunu, işten çıkartılma tarihi olan 20.06.2019 tarihine kadar vasıflı işçi olarak çalışmasına rağmen primlerinin asgari ücret üzerinden yatırılmış olduğunu, çalıştığı ilk yılda 2.500,00 TL maaş aldığını, 2018 yılında maaşının 2.900,00 TL'ye yükseltildiğini ve son olarak da 2019 yılı itibariyle 3.300,00 TL maaş ile çalıştığını, davacının çalıştığı dönemlerdeki gerçek ücretlerinin tespiti ve primlerinin bu miktarlar üzerinden yatırılmasını talep etmek üzere işbu davayı açmak zorunda kaldıklarını ileri sürerek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla, davacının sigorta primine esas kazançlarının yukarıda belirtilen gerçek maaşlarına göre düzenlenmesine karar verilmesini istemiştir. II.CEVAP 1.Davalı Şirket vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı tarafın dava dilekçesinde ileri sürdüğü hususların hiçbirinin gerçeğini yansıtmadığını, taraflarca imzalanan iş sözleşmesinde davacının asgari ücretle çalışacağının kararlaştırıldığını, davacı tarafça imzalanan ücret bordrolarında davacı tarafından düşülmüş herhangi bir ihtirazi kaydın söz konusu olmadığını belirterek, haksız davanın davanın reddine karar verilmesini istemiştir. 2.Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın reddini istemiştir. III.İLK DERECE MAHKEME KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile prime esas kazancın işverence Kuruma bildirilenin üzerinde olduğuna dair iddianın hukuksal geçerliliği haiz olarak düzenlenmiş bulunmak kaydıyla işçinin imzasının bulunduğu aylık ücreti gösteren para makbuzları, banka kayıtları, ticari defter kayıtları, ücret bordroları gibi belgelerle ispatının mümkün olduğu, bu nitelikte yazılı delil veya yazılı delil başlangıcı olarak değerlendirilebilecek bir belgenin dosya kapsamında bulunmadığı gerekçesiyle davacının davasının reddine karar verilmiştir. IV.İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V.TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; Mahkemece eksik inceleme ve araştırma ile hüküm kurulduğunu, uzun bir müddet davalı iş yerinde vasıflı bir işçi olarak çalışan davacının asgari ücretle çalışmış olmasının hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, davalı Şirket tanıklarınca dahi ücretlerin bir süre asgarisinin elden, üstünün de banka hesabından tahsil edildiğinin beyan edilmesi karşısında, davanın reddine karar verilmesinin hatalı olduğunu belirterek, kararın temyizen bozulmasını istemiştir. C. Değerlendirme ve Sonuç Uyuşmazlık, prime esas gerçek ücretlerin tespitine ilişkindir. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370. maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 23.09.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2025/5640, K. 2025/12250, T. 23.09.2025, www.arakarar.com/karar/yargitay-10-hukuk-dairesi-2025-5640-e-2025-12250-k-d83c8dee969e